![]() |
46 yaşında ve George W. Bush'a bağlı olarak ABD Ulusal Güvenlik danışmanı olan Condoleezza Rice, Rusya ve Doğu Avrupa konularında oldukça iyi tanınan ve bu göreve başlayana değin Stanford Üniversitesi'nde siyaset bilimleri profesörlüğü görevinde bulunagelmiş bir uzmandır.
14 Kasım 1954'te Alabama eyaletinde, Birmingham'ın dış mahallelerinden birinde, iki eğitimcinin tek çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası, saygıdeğer John W. Rice, dedesinin kurduğu Westminster Presbiteryen Kilisesi'ni yönetiyordu, annesi, Angela Ray ise Birmingham'daki bir Afro-Amerikan lisesinde öğretmenlik yapıyordu. Rice istisnai bir öğrenci idi. 11 yaşındayken sekizinci sınıfa başlamıştı. Yalnızca bir yıl içinde hem lisedeki son yılını hem de üniversitedeki ilk yılını tamamladı.
1974'te, 19 yaşındayken, Denver Üniversitesi'nde okumaya hak kazandı (Phi Beta Kappa olarak). Rice'ın danışmanı ve eski dışişleri bakanı Madeline K. Albright'ın babası olan Josef Korbel ona bir konser piyanisti olma düşlerini terk edip Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa üzerine uzmanlaşması yönünde telkinde bulundu. Bir söyleşisinde "Bir müzik majörü olmaktan Rusya tarafından kurtarıldım." demiştir.
1975 yılında Notre Dame Üniversitesi'nde yüksek lisans yapma hakkı kazanan Rice, doktorasına da 1981'de Denver Üniversitesi'nde başladı. Daha sonra akademisyen olarak Stanford Ünivervesitesi Siyaset Bilimleri Fakültesi'nde silahlanma denetimi ve silahsızlanma programı üzerine çalışmaya başladı. Beş yıl sonra Dış İlişkiler Konseyi'nin (Council on Foreign Relations) bir araştırma programı kapsamında ABD Genelkurmay Başkanlığı!na bağlı olarak Amiral William Crowe'un yönetiminde nükleer stratejik planlama çalışmaları yapmak için Washington'a gitti. Washington'da ikinci kez 1989 yılında Ulusal Güvenlik Konseyi'nden Brent Scowcroft'a bağlı olarak Sovyet ve Doğru Avrupa işleri yöneticisi olarak bulundu. Ayrıca ulusal güvenlik işleri konusunda Başkan George Bush'un özel yardımcılığına ve Ulusal Güvenlik Konseyi'ndeki Sovyet İşleri yönetmenliğine atandı. Bu pozisyonlarda Polonya'da demokratik reformların gerçekleştirilmesine katkıda bulundu ve Bush yönetiminin eski Sovyetler Birliği ile olan ilişkilerinde anahtar rol oynadı.
1993'te spor düşkünü Rice, Stanford Üniversitesi'ndeki en genç, ilk beyaz olmayan ve ilk kadın kolej başkanı oldu. Eski bir Stanford'lu meslektaşı onu bir "çelik manolya" olarak tanımlardı. Şimdi Stanford Üniversitesi'nde Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü müdür yardımcısı olan Coit Blacker, Rice'ın "olumlu anlamda harika bir Güneyli etkisi, bir çeşit nezaket sahibi olan fakat bu yönünü çelikten bir iç özle kaynaştırmış; her zaman ne istediğini bilen ve hem kişisel hem de profesyonel düzeyde son derece disiplinli biri olduğunu" söylemiştir.