03/01/2013
Bosna-Hersek'teki savaş sırasında öldürülenlerin kemiklerinden kimlik teşhisi süreci ağır ilerliyor.
Southeast European Times için Saraybosna'dan Bedrana Kaletoviç'in haberi – 03/01/13
![]() Yetkililer, yüzlerce Srebrenica kurbanının kimliklerinin asla teşhis edilemeyebileceğini söylüyor. [Bedrana Kaletoviç/SETimes] |
Temmuz 1995'te Nura Mustafiç, Srebrenica katliamında eşi Hasan ve yetişkin çocukları Mirsad, Aliya, Fuad ve çok sayıda akrabasını kaybetmiş. Mustafiç Hasan'ı toprağa vermesine karşın, çocuklarının cesetleri ölümlerinden neredeyse 20 yıl sonra bile hâlâ teşhis edilemediği için onları toprağa verememiş.
Mustafiç, "Elimde kalan tek şey ailemin bu eski fotoğrafı. Bir de ümit - kemiklerini bulacağım ümidi. Hâlâ çocuklarımdan en az birinin hayatta olduğunu ve yılda en az bir defa beni arayıp 'Anne' diyeceğini düşünüyorum, o zaman havalara uçardım." dedi.
Yıllar süren arayış ve bekleyişten sonra, bir çok aile hâlâ sevdiklerinin kalıntılarını bulabilmiş değil. Uzmanlara göre, öldürülen Srebrenicalıların kemiklerinin bir çok defa farklı toplu mezarlara taşınmış olması kimlik teşhis sürecini daha da zorlaştırıyor.
Srebrenica Kadınları derneğinin Başkanı Hayra Çatiç, "Herkes kimlik teşhisi sürecinde yaşanan duraklamayı kabullenmiş görünüyor ve ailelerin de takati kalmamış durumda. Bir çok kişi öldü ve sevdiklerini toprağa verme şansına sahip olamadı." dedi.
Tuzla'daki kimlik teşhis merkezinde yüzlerce kimliksiz kalıntı bulunuyor. Bunların bazıları, ailenin tamamı öldürüldüğü için teşhis edilemiyor. DNA dizilerini belirlemede kullanılamayacak kadar küçük çok sayıda kemik parçası bulunuyor ve bu yüzden de kime ait oldukları belirlenemiyor.
Kayıp Kişiler Enstitüsü'nden Amor Maşoviç SETimes'a verdiği demeçte, "Kurbanların aileleri, kimliği teşhis edilememiş kemiklerin gömüleceği tek bir ortak kabir inşa etmemizi engelliyor. Sevdiklerinin kemiklerinin bir gün teşhis edileceğine inanıyorlar, ama iskeletleri korumak 400 bin avroya mal oluyor." dedi.
Birkaç kez, halihazırda gömülmüş olan cesetler, tali toplu mezarlarda daha sonra bulunup teşhis edilmiş kemikleri eklemek amacıyla mezardan çıkarıldı.
Keşetoviç, "Kalıntıların kimlik teşhisi sırasında, eksik naaşın defnedilmesi mi yoksa eksik vücut parçalarını bulmak için biraz beklenmesi mi gerektiği sorusuyla karşı karşıya kalınıyor. Bu karar tamamen ailelere bırakılıyor. Çoğu zaman aile kalıntıların eksik olarak gömülmesine karar veriyor ve ailenin de rızasıyla, DNA analizine dayanarak teşhis ettiğimiz yeni parçaları halihazırda gömülü olan kemiklere ekliyoruz." dedi.
Veljaci-Bratunac 92 Vakfı'ndan Hiba Ramiç, kurbanların ailelerinin faninin kalıntılarının çürümesinden korktuğunu söyledi.
SETimes'a konuşan Ramiç, "Kemiklerin ve yapılarının belli bir süre sonra bozulduğunun hepimiz farkındayız, onun için muhtemelen böyle bir sorunumuz da olacak. Bu yüzden, kurbanların ortak bir mezara defnedilmesine başlamak gerektiğine inanıyoruz." dedi.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası