El Kaide, Müslümanları çekmek için isim değiştirmeyi düşünmüş

08/05/2012

El Kaide, Müslümanların örgütü destekleyecekleri umuduyla bir isim değişikliği düşünmüş.

Southeast European Times için Alakbar Raufoglu'nun haberi -- 08/05/12

photo

El Kaide ile bağlantılı bir grup olan Ensar el Şeriat'ın üyeleri, 28 Nisan'da Yemen'in Jaar kentinden geçerken görülüyor. Müslümanlar arasındaki popülaritesi azalınca, el Kaide liderleri grubun adını değiştirmeyi düşünmüş. [Reuters]

İmajı ve kendi adıyla faaliyet gösteren terör örgütü üzerindeki kontrol kaybetmekten korkan ölen el Kaide lideri Usame bin Ladin, grubun adını kulağa daha İslami gelen bir adla değiştirmeyi düşünmüş.

Bir yıl önce Bin Ladin'in Abbottabad'daki sığınağında ele geçirilen ve 3 Mayıs'ta kamuoyuna açıklanan bir mektuba göre, "isim değişikliği" önerisi, ABD'nin, açtığı savaşın Müslümanlara değil el Kaide ve teröristlere karşı olduğunu açıklaması sonrasında ortaya atıldı.

Mektupta, grubun mevcut adının, ABD ve diğer el Kaide düşmanlarına "İslam veya Müslümanlarla savaş halinde olmadıklarını" iddia etme olanağı sağladığı ileri sürülüyor.

Söz konusu mektubu bin Ladin'in ABD güçleri tarafından öldürülmesinden bir yıl sonra 17 diğer belgeyle birlikte yayınlayan Terörle Mücadele Merkezi, "marka değişikliği mektubunu" yazanın kimliğinin belirsiz olduğunu ileri sürüyor.

Ancak "Inside Al-Qaeda: Global Network of Terror" (El Kaide'nin İçinde: Küresel Terör Ağı) kitabının yazarı Rohan Gunaratna gibi bazı analistler, bin Ladin'in el Kaide markasının giderek popülerliğini kaybettiğinin farkında olduğu ve "İslam Dünyasında yankı bulacak İslami bir isim istediğinden" şüphe duymuyor.

Aynı zamanda Singapur merkezli Uluslararası Siyasi Şiddet ve Terör Araştırma Merkezi Başkanı olan Gunaratna, SETimes'a yaptığı açıklamada "Öldürülmeseydi, el Kaide ismini dini bir adla değiştirebilirdi." diyerek şöyle devam ediyor: "Ölümünden bir yıl önce, dünyanın ilerlediğini, ancak el Kaide'nin hala yerinde saydığını farketti."

Pew Research Centre'ın 30 Nisan'da yayınlanan Küresel Tavırlar Projesine göre, Müslümanların büyük kısmı terör örgütüne olumsuz bakıyordu. Ankette, Lübnan'daki Müslümanların %98'i, Ürdün'dekilerin %77'si, Türkiye'deki Müslümanların %73'ü ve Mısır'daki Müslümanların %71'inin el Kaide hakkında olumsuz bir fikri olduğu ortaya konuyor.

Gunaratna, el Kaide'nin Müslümanların hayal gücünü yakalayamadığını vurguluyor. Analist, "Bin Ladin, Ayman el Zevahiri ve el Kaide'deki diğer düşünce adamları başarısız olduklarını fark etti." diyor.

İstanbul merkezli düşünce örgütü 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü terör analisti ve Türk milletvekili Özcan Yeniçeri, el Kaide'nin son yıllarda "halkla ilişkilerle ilgili gerekçelerden ötürü adını değiştirmeyi düşünecek kadar" ağır yaralandığını söylüyor.

SETimes'a konuşan Yeniçeri, "Kötü şekilde kaybettikleri ve eğitim yapacak yerleri olmadığını hissettiklerinde, bu tür terör grupları için çok bariz bir şey." diyerek, aynı şeyin elebaşı Abdullah Öcalan 1999 yılında yakalandıktan sonra adını Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi (KADEK) olarak değiştiren Kürdistan İşçi Partisi'nde de (PKK) olduğunu kaydediyor.

"İsim değiştirme taktiğinin arkasında iki neden yatıyor." diyen Yeniçeri şöyle devam ediyor: "Sadece uluslararası müfettişlerin hedefi olmaktan kaçınırken, aynı zamanda kendilerini izleyenlerin beyinlerini yıkamak için yeni bir şans elde ediyorlar."

Ancak Yeniçeri, "El Kaide'nin bir marka değişikliği durumunda İslam dünyasından herhangi bir destek görme olasılığı düşük." diye de ekliyor.

"Örneğin, Müslüman bir millet olarak Türk halkı, el Kaide'nin Müslümanlara ait olmadığına derinden inanıyor. Halkımız el Kaide'nin taktik ve propagandasını anladığı anda, grup kendine ne ad verirse versin ona karşı duracaktır."

Mektupta, Müslüman Birlik Grubu veya İslami Millet Birleşme Partisi gibi el Kaide'ye yönelik olası isimlerle ilgili bir tartışma da yer alıyor.

İsviçre Federal Polisiyle birlikte uzun zamandır el Kaide'yi araştıran bir araştırmacı olan Cenevre Terör Eğitim ve Analiz Merkezi operasyon müdürü Jean-Paul Roullier'ye göre, el Kaide'nin marka değişikliği geçmişte en az iki kez gündeme gelmişti.

Bunların birincisi, "Ayman el Zevahiri'nin grubunu el Kaide ile kaynaştırarak örgüte Kaidat el Cihad adını verdiği 2000 ve 2001 yılları arasında gerçekleşti.

Roullier, ikinci bir tartışmanın, Ebu Musab es Suri el Kaide'nin yaklaşımını değiştirip kendisini bir sisteme dönüştürmesi gerektiğini savunarak gruba örgüt olarak meydan okumaya başladığında meydana geldiğini söylüyor.

SETimes'a konuşan Roullier, "El Kaide yönetiminin es Suri'nin fikir ve görüşlerini dikkate almayı reddetmesinin ardındaki neden, örgütlerini birden fazla fiziksel dayanak noktası ve eğitim sahasından mahrum şekilde öngörme kapasitesine açıkça sahip olmamasıdır." diyor.

On yıldan uzun süredir el Kaide hakkında haberler yapan duayen bir İsrailli araştırmacı olan Aviv Oreg için, el Kaide'nin isminin değiştirilmesi "büyük olasılıkla bin Ladin'in kendisinden çok örgütün orta seviyedeki bir üyesinin girişimiydi."

İlgili Makaleler

Loading

SETimes'a konuşan Oreg, "Bu mektubu başlatan kişinin, eğer el Kaide laik-askeri renklerden çok dini-İslami renklerle boyanabilseydi, örgüte selefilerden de -Müslüman kardeşliği mensupları- destek alabileceğine inandığını tahmin ediyorum." diyerek şöyle devam ediyor: "İsim değişikliği girişiminin genel bir fikir veya öneri aşamasından geçtiğine inanmıyorum."

"El Kaide'nin son yedi veya sekiz yıl içindeki başlıca çabalarından biri, daha çok bölgesel "el Kaide'ler" yaratarak marka adı ve logosunu mümkün olduğu kadar fazla yaymaktı."

2004 yılından bu yana, el Kaide Irak, el Kaide Yemen, el Kaide Arap Yarımadası, el Kaide Kinanah Toprakları ve el Kaide İslami Mahrep kuruldu.

Oreg, "Marka adının değiştirilmesi, ilgili bütün grupları da adlarını değiştirmek zorunda bırakırdı." diyor.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading
Oy Ver
 
 

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

Röportaj

Siyasi diyalog ve sivil toplum programları, bölgesel bölünmelerin aşılmasına yardımcı oluyorSiyasi diyalog ve sivil toplum programları, bölgesel bölünmelerin aşılmasına yardımcı oluyor

Siyasi parti ve STK'ların sürekli çabaları, barışçıl dönüşümü destekliyor.

SETimes logo

En Popüler

Loading
Loading
Loading

Anket

Hırvatistan, 1 Temmuz'da 28. üye olarak Avrupa Birliği'ne katılıyor. Sizce bir sonraki üye hangi ülke olmalı?

Makedonya
Karadağ
Sırbistan
Türkiye
Arnavutluk
Bosna Hersek
Kosova



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle