26/04/2012
Gelecek ay yapılacak seçimlerin öncesinde, aşırıcı kabul edilenlerin kampanyası seçmenlerin öfkesinden besleniyor.
Southeast European Times için Atina'dan Andy Dabilis'in haberi -- 26/04/12
![]() Aşırı sağ Altın Şafak partisinin bir üyesi, Atina'daki bir mitingde elinde Yunan bayrağıyla. [Reuters] |
Maaş kesintileri, vergi zamları ve emekli aylıklarında kesintilere neden olan tasarruf tedbirlerine karşı iki yıldır devam eden protestolar, grevler ve ayaklanmalar ve işten çıkarılmayı bekleyen 150 bin kamu çalışanıyla, Yunan halkı 6 Mayıs'ta yeni bir lider ve parlamento seçmek için sandık başına gidecek.
Tasarruf tedbirlerine yönelik öfke ve göçmen karşıtı platformlar benimseyen siyasilerle dolu seçimler, oldukça yüksek bir endişe ortamında gerçekleşiyor. İki baskın parti, PASOK'lu Sosyalistler ve Yeni Demokrasi'li Muhafazakârlar, eski ECB Başkan Yardımcısı Lucas Papademos'un liderliğindeki sallantılı melez bir hükümette iktidarı paylaşıyor. Ancak koalisyonun gördüğü toplam destek, tasarruf tedbirlerine verdiği destek yüzünden 2009'da aldığının yarısından azına, %40'a düşmüş durumda.
Yunanistan, yeni hükümetin reformları kurcalamaya kalkışması halinde para musluğunu kapatacağı konusunda uyarıda bulunan AB-IMF-ECB Troykasından bir dizi kurtarma kredisi şeklinde gelen 139 milyar avroluk iki krediyle ayakta duruyor.
Neo-Nazi grubu Altın Şafak, Yunanlıları suç, fuhuş ve diğer hastalıklardan sorumlu tuttuğu 400 bin kaçak göçmeni ülkeden kovmaya çağırdığı mitinglerinden aldığı güçle yükseliyor ve parlamentoya girmeye hazırlanıyor.
Ana akım siyasilerinin çoğu halkın ilgi odağının dışında durarak takipçilere seslenmeyi liderlere bırakıyor. Fakat PASOK'un yeni lideri Evangelos Venizelos -gelir ve emlak vergilerini iki katına çıkarıp yoksullara vergi koyan eski Maliye Bakanı-, iki yıldır protestolar, grevler ve ayaklanmalara sahne olan Atina'nın ana Sintagma Meydanı'nda 4 Mayıs'ta bir miting düzenleyeceğini söyledi.
Anketler ne Yeni Demokrasi ne de PASOK'un salt çoğunluğa yetecek oy alamayacağını gösterirken, partiler ya ideolojik karşıtlarla başka bir koalisyon kurma ya da bir hükümet kurulana kadar yeni seçimler düzenleme olasılığıyla karşı karşıya durumda. Yaklaşan seçimler, Yunanistan'daki sağ askeri cuntanın çöktüğü ve demokrasinin yeniden tesis edildiği 1974 yılından bu yana yapılan en kritik seçimler olabilir.
Selanik'teki Makedonya Üniversitesi Siyasal Bilimler öğretim üyesi Takis Pappas SETimes'a verdiği demeçte, "Seçimlerden güçlü bir hükümet çıkacağı veya şu anda makul görünen koalisyon hükümetlerinin güçlü, etkili ve verimli olacağı konusunda çok iyimser olmak zor." diyor.
Tasarruf tedbirlerinden kaynaklanan öfke Yunanlıları, tasarruf karşıtı partilere ve Genel Başkanı Nikolaos Michaloliakos'un 2010 yılında Atina İl Meclisi'nde sandalye kazandığı Altın Şafak gibi aşırıcılara yönlendirdi. Parti, Yunan halkının toplandığı yerlerde mitingler düzenleyerek bir siyasi boşluğu dolduruyor.
Küçük partilerse, ülkenin en yüksek mahkemesinin, yayın süresinin çoğunu sadece parlamentoda zaten var olan gruplara -büyük oranda da PASOK ve Yeni Demokrasi- veren bir standardı iptal ederek, onlara televizyonda orantılı yayın süresi veren kararından faydalanacak. İktidar partileri, Yunan halkının büyük kısmının sıkıntıda olduğu bir zamanda kendilerine vergi mükelleflerinin parasından 30,2 milyon avroluk kampanya ödeneği aldıkları için de azarlandı.
Atina'daki Panteion Üniversitesi Uluslararası İlişkiler yardımcı öğretim üyesi Marios Evriviades SETimes'a şunları söylüyor: "İnsanlar sorumluları biliyor: son 35-40 yıldır ülkeyi yöneten iki parti. Bu yüzden bunların yüzdeleri bu kadar düşük."
"Ayrılıkçılar tarafından kurulan partileri, tasarruf tedbirlerine karşı olmanın dışında birbirine bağlayan bir ideolojileri yok, onları birleştiren tek şey bu." diyen Evriviades şöyle devam ediyor: "İki partili sistemin sonu göründü."
Fakat bunları besleyen akım olan göçmen karşıtı coşku ve Altın Şafak'ın artan popülaritesi, diğer partileri de Yunanistan'ı sığınma talebinde bulunmak veya diğer AB ülkelerine geçmek için bir giriş noktası olarak gören kaçak göçmenlere karşı sert bir tavır almaya itiyor. Kapa Research tarafından yürütülen bir ankette, Yunanlıların %61,7'sinin göçmen karşıtı platformları onayladığını gösteriyor.
Eleştirenlerin kampanya numarası olarak gördüğü bir hareketle, bir Sosyalist olan Vatandaşı Koruma Bakanı Michalis Chrysochoidis ülkede 30 bin göçmenin barınacağı 30 gözaltı merkezi kuruyor.
Chrysochoidis, "Uluslararası koruma hakkına sahip olmayan herkes yasa dışıdır ve mevcut prosedürler uyarınca ülkesine iade edilecektir." dedi.
Koalisyona kısa süreli de olsa katılmasından kaynaklanan kızgınlık nedeniyle meclise girememe tehlikesi bulunan sağ görüşlü LAOS grubunun lideri Yorgo Karatzaferis, SKAI televizyonuna verdiği demeçte, kaçak göçmenleri cunta döneminde Komünistleri sürmek için kullanılan adalara yerleştirmenin "iyi bir çözüm" olduğunu söyledi.
"Onların çoğunluk olmasını istemiyorum." diyen Karatzaferis, Yunanlıların silah taşıma hakkını da savunuyor. "Bir yabancının gelip karınıza ve kızınıza tecavüz ettiğini düşünün. Onu vurursunuz, bu konu tartışılmaz."
Atina merkezli Avrupa ve Amerika Çalışmaları Araştırma Merkezi'nin Müdürü John Nomikos, kaçak göçmenlerin oluşturduğu riskin gerçek olduğunu söylüyor.
SETimes'a konuşan Nomikos, "Siyasiler oy 'avlamak' için kaçak göçü kampanyalarında büyük sorun haline getirecektir." diyerek şöyle devam ediyor: "Seçimlerden sonra, siyasiler ve partileri 'eski hamam eski tas' durumuna dönecek ve kaçak göçmenler de Yunan-Türk sınırları ve adalardan gelmeye devam edecek."
Komünist Parti (KKE) lideri Aleka Papariga bu ters tepkiyi eleştiriyor. "Onları denize atamayız." diyen Papariga, SKAI televizyonuna göçmen nüfusunun Yunan ulusal zenginliğine katkı sağladığını söylüyor.
Atina'daki Yunan Avrupa ve Dış Politika Vakfı Araştırma Görevlisi Yorgo Tzogopoulos, yasadışı göçmenlerin, seçmenlerin dikkatini ekonomik kriz ve tasarruf tedbirlerinden uzaklaştırmak için kullanıldığını ileri sürüyor.
SETimes'a konuşan Tzogopoulos, "Bu, Yunan siyasilerinin popülist söylemi ve PASOK ile Yeni Demokrasi'yi birbirinden ayırt edemezsiniz." diyerek şöyle devam ediyor: "Yunan halkı artık onlara güvenmiyor."
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası