24/04/2012
Türkiye, Schengen vize serbestisinden yararlanmaksızın AB ile üyelik görüşmelerini sürdüren tek ülke.
Southeast European Times için İstanbul'dan Menekşe Tokyay'ın haberi -- 24/04/12
![]() Türk vatandaşları açısından AB ülkelerine vize başvurusu sürecini kolaylaştıran ve maliyetleri düşüren yeni bir çerçeve üzerinde anlaşıldı. [Reuters] |
AB, 26 Nisan günü yapılacak olan ve Türk vatandaşlarına yönelik vize usullerine dair kararlar alınması beklenen İçişleri Konseyi toplantısı öncesinde vize kolaylığına dair bir çerçeve üzerinde anlaştı. Ancak Türk yetkililer, Türkiye’nin AB katılım sürecine ivme kazandırmak üzere güven tesis edici bir mekanizma olarak AB’nin vizesiz seyahat rejimini başlatmasını bekliyor.
Bu yılın Temmuz ayında uygulanmaya başlayacak olan AB çerçevesine göre, vize alma süresi iki haftaya, vize ücretleri ise 60 avrodan 35 avroya indirilecek.
Emekliler, STK yöneticileri, gazeteciler ve 12 yaşından küçük çocuklardan artık vize ücreti talep edilmeyecek; sanatçılar, iş adamları, sporcular ve gazeteciler gibi bazı iş kollarına mensup kişiler ise iki ila beş yıllık vizeler alabilecekler.
Ancak AB Bakanı Egemen Bağış’a göre, vize başvuru koşullarının kolaylaştırılması geçici bir adım; kendi başına bir hedef değil.
SETimes’a konuşan Bağış, “Türkiye’nin AB’den talep ettiği şey, Avrupa Komisyonu’nun Türk vatandaşlarına vizesiz seyahat olanağı sağlamak üzere Türkiye ile [derhal] vize serbestisine yönelik diyaloğu başlatmasıdır,” diyor.
Bağış, halihazırda ciddi bir ekonomik krizle boğuşan AB ülkelerinin, Türk vatandaşlarının ziyaretleri sonucunda giderek artan fırsatlardan yararlanacaklarını ifade ediyor.
AB ülkelerine daha kolay seyahat imkanı, Türkiye için büyük bir sembolik anlam ifade ediyor. Türkiye, AB ile üyelik müzakereleri yürütmesine karşın, 2009 ve 2010 yıllarında AB’nin Batı Balkan ülkelerine sağladığı Schengen vize serbestisinin faydalarından mahrum bırakılmış yegane ülke konumunda.
Merkezi Roma’da bulunan Istituto Affari Internazionali’nin direktör yardımcısı Nathalie Tocci’ye göre, vize diyaloğu, AB-Türkiye ilişkilerinin yeniden rayına oturmasına ve katılım sürecinin önündeki engellerin bir anda ortadan kalkmasına tek başına yardımcı olamaz.
SETimes’ın konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Tocci, “Ancak [vize diyaloğu] ilişkilerde yeniden güven tesis edilmesini sağlayabilir, ki bu da AB-Türkiye arasındaki bağların yeniden pozitif bir ivme kazanmasının gerekli ön koşuludur,” diye ekliyor.
German Marshall Fund’da araştırmacı olarak görev yapan Emiliano Alessandri’ye göre ise, AB’nin vize kolaylığını başlatmasının sebebi, Türkiye-AB sınırının geçirgenliğinden duyduğu endişe. AB, yasadışı göçmenleri ülkelerine geri göndermek üzere yeni mekanizmalar geliştirmek isterken, bunun için AB-Türkiye arasındaki Geri Kabul Anlaşmasının etkin bir şekilde uygulanması gerektiğini kabul ediyor.
Kısa süre öncesine kadar, Geri Kabul Anlaşmasının imzalanması, vize kolaylığının önünde büyük bir engel olarak duruyordu. Anlaşmanın metni en son geçtiğimiz Şubat ayında uzun müzakereler sonucunda kabul edildi; ancak metnin içinde “vize diyaloğu ve Türk vatandaşlarının hareketliliğine” sadece muğlak ifadelerle yer verildi.
Türkiye tarafı ise, AB, vize serbestisi konusunda elini taşın altına açık açık koyana dek bu anlaşmayı imzalamayı reddediyor.
İktisadi Kalkınma Vakfı’nın kıdemli araştırmacılarından Zeynep Özler’e göre, aslında AB’nin bu son hareketi, vize serbestisine giden süreçte bir dizi iyi tanımlanmış kural sunarak Geri Kabul Anlaşmasını Türkiye’ye “pazarlamaya” dayanıyor.
SETimes’a açıklamalarda bulunan Özler, “vize diyaloğuna üstü kapalı bir şekilde yapılan vurgu, Türkiye’deki siyasetçi ve yetkilileri maliyetli reformları üstlenmeye teşvik edecek kadar güçlü bir unsur değil,” diyor.
Özler, tünelin sonundaki cılız ışığa işaret eden zayıf jest veya söylemlerin artık bir işe yaramayacağını, AB’nin harekete geçme zamanının geldiğini düşünüyor.
“Bu, sadece Türkiye’yi AB’ye yaklaştırmak için gerekli bir şey değil; aynı zamanda AB’nin de bugün vargücüyle uğraştığı üzere, Türkiye’nin göç ve sığınmacıların yönetimi alanında asli önem arz eden işbirliğini sağlamanın yegane yoludur,” diyor deneyimli uzman.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası