2011'e Genel Bakış: Balkanlar

04/01/2012

Eski Bosnalı Sırp ordu komutanı Ratko Mladiç'in Lahey'deki BM mahkemesine teslim edilmesi, 2011 yılında, Kosova'nın istikrarsız kuzey kesiminde meydana gelen şiddet olaylarına da tanık olan Balkanlar'da yaşanan en önemli olaylardan biriydi.

Southeast European Times için Svetla Dimitrova'nın haberi -- 04/01/12

photo

Eski Bosnalı Sırp ordu komutanı Ratko Mladiç, Mayıs 2011'de tutuklanarak eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (ICTY) sevkedildi. [Reuters]

2011 yılında, eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından aranan savaş suçu zanlıları nihayet tutuklanarak Lahey mahkemesine teslim edildi.

Bir diğer önemli gelişme de, Hırvatistan'ın AB üyelik müzakerelerinin Haziran ayı sonunda tamamlanması ve 27 ülkeden oluşan blokla Katılım Anlaşması'nın 9 Aralık'ta imzalanmasıydı.

26 Aralık'ta, Kosova ile Sırbistan arasında serbest dolaşımla ilgili önemli bir anlaşma yürürlüğe girdi. AB aracılığında gerçekleşen müzakerelerde varılan anlaşmada, Kosova'nın Şubat 2008'de Sırbistan'dan bağımsızlık ilan etmesinden bu yana ilk defa, iki ülke vatandaşlarının birbirlerinin topraklarına serbestçe girip seyahat etmelerine olanak sağlanıyor.

Olumsuz tarafta, Bosna-Hersek'teki (BH) siyasi liderlerin 14 ay boyunca devlet düzeyinde yeni bir hükümet kurulması üzerinde anlaşma sağlayamaması ve Kosova'nın kuzeyinde şiddet olaylarının patlamasıyla, ağır ağır kaynayan etnik gerginlikler 2011'de de Balkanlar'ı etkilemeye devam etti.

Mladiç ve Haciç, Lahey'de demir parmaklıklar arkasında

Sırbistan, eski Bosnalı Sırp ordu komutanı Ratko Mladiç ve savaş zamanı Hırvat Sırp siyasi lideri Goran Haciç'i ICTY'ye teslim ettiği 2011'de, AB üyeliğine giden yoldaki önemli bir engeli kaldırdı.

Mladiç, yaklaşık 16 yıl saklandıktan sonra 26 Mayıs'ta tutuklandı ve beş gün sonra da Lahey'e sevkedildi. Bosnalı Sırp kuvvetlerinin 69 yaşındaki eski komutanı, 7 bin 500'den fazla Bosnalı Müslüman erkek ve çocuğun öldürüldüğü Srebrenica katliamı ve 43 ay süren Saraybosna kuşatması nedeniyle iki adet soykırımla suçlanıyor. 16 Aralık 2011 tarihinde hazırlanan değiştirilmiş bir iddianamede, Mladiç beş adet insanlık suçu ve dört adet savaş yasa ve geleneklerini ihlal suçuyla da itham ediliyor.

Mladiç'in sağlığıyla ilgili endişeler nedeniyle ve "adil ve hızlı bir yargı süreci yararına", BM yargıçları, savcıların Aralık ayı başında iddianamedeki suç sayısının 196'dan 16'ya düşürülmesi yönünde sunduğu talebi kabul ettiler.

Mladiç aleyhindeki davanın başlangıç tarihi geçici olarak Mart 2012 sonu olarak belirlendi.

52 yaşındaki Haciç, tutuklanmasından iki gün sonra, 22 Temmuz'da Lahey'e iade edildi. Yedi yıl kanundan kaçtıktan sonra yakalanan eski Hırvat Sırp siyasi lider hakkında, kendisini Hırvatistan'daki 1991-1995 ihtilafındaki rolünden kaynaklanan savaş suçları ve insanlık suçlarıyla itham eden 14 maddelik bir iddianame bulunuyor.

Haciç aleyhindeki davanın 16 Ekim 2012'de başlaması planlanıyor.

Kosova'daki Çatışmalar

Kosova'nın Sırp yoğunluklu kuzey kesimindeki durum, Kosovalı bir polis memurunun yerel Sırplarla çıkan bir çatışmada hayatını kaybettiği 25 Temmuz'da artan şiddet olayları sonrasında gergin fakat genel olarak sakin kaldı. Söz konusu olay, Belgrad ile bir serbest ticaret anlaşması imzalama konulu görüşmelerin sonuçsuz kalması sonrasında Sırbistan'tan yapılan ithalata ambargo koymak amacıyla iki adet sınır kontrol noktasının kontrolünü ele geçirmek üzere hükümetin bölgeye özel polis birimleri göndermesi üzerine patlak verdi.

photo

Kuzey Kosova'daki çatışmalar, 2011'de Balkanlar'ın başlıca etnik sorunlarından birisi oldu. [Reuters]

Etnik Sırpların, Kosova makamlarının Sırbistan güdümündeki paralel yapıların faaliyetlerine devam ettiği bölgeyi kontrol altına almasını önlemek üzere kurduğu barikatların KFOR tarafından kaldırılmaya başlandığı Ekim ayı sonlarından bu yana, dağınık mahiyette çok sayıda şiddet olayı meydana geldi. Sırp protestocuların KFOR askerlerine ateş açtığı Kasım ayı sonlarıında meydana gelen bir olayda, iki Alman barış gücü askeri silahla vurularak yaralandı. Çatışmada 23 NATO askeri daha yaralandı.

Bu tür şiddet olaylarının ülkesinin 9 Aralık'ta yapılacak AB zirvesinde Birliğe resmi aday statüsü alma umutları üzerinde yapacağı olumsuz etkiden endişelenen Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç, Kosovalı Sırpları barikatları kaldırmaya çağırdı. Ama onlar bunu yapmadı.

Tadiç'in 29 Kasım'daki açıklamasını memnuniyetle karşılayan NATO, somut takip eylemleri yönünde çağrıda bulundu.

Kuzey Atlantik Konseyi 1 Aralık'ta yaptığı açıklamada, "KFOR'a karşı şiddet kullanılması kabul edilemez." dedi. "Bütün tarafları, bir an önce serbest dolaşımı sağlamak için kontrollü davranmaya ve ilgili tüm uluslararası oyuncularla işbirliği yapmaya çağırıyoruz." diyen Konsey, Belgrad ve Priştine'yi aralarında BM arabuluculuğunda devam eden müzakerelere yapıcı katılım göstermeye devam etmeye de çağırdı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel 19 Aralık'ta Priştine'ye yaptığı ziyarette, Belgrad'ı Kosova'nın kuzeyindeki paralel Sırp yapılarını dağıtmaya çağırdı.

Ayın başlarında, Sırbistan ve Kosova, aralarındaki sınır sorunlarını çözme amaçlı bir Birleşik Hudut Yönetimi anlaşmasını kabul etti. 2011'in ikinci yarısında Belgrad ve Priştine arasında AB arabuluculuğunda teknik konularda yürütülen müzakerelerde varılan diğer anlaşmalar arasında, serbest dolaşımla ilgili bir anlaşma ve diplomaların karşılıklı tanınmasıyla ilgili bir anlaşma yer alıyor.

Organ ticareti soruşturması

Araık 2010'da, Avrupa Konseyi (CoE) raportörü Dick Marty, aralarında Başbakan Haşim Taçi'nin de yer aldığı Kosovalı üst düzey yetkililer ve eski Kosova Kurtuluş Ordusu (KLA) mensuplarıyla 1990'ların sonunda meydana gelen organ ticareti arasında bağlantı kuran bir rapor sundu. EULEX, Ocak ayı sonlarında iddialar üzerine bir ön soruşturma başlattı ve yedi ay sonra, eski ABD savaş suçlarından sorumlu büyükelçisi John Clint Williamson'u davayla ilgili görev gücünün başına getirdi.

Duyuru bazı Sırp yetkililer tarafından memnuniyetle karşılanırken, Belgrad soruşturmada BM'nin de yer alması konusundaki ısrarını sürdürdü. Yılın ileri aylarında, Sırp ve Rus diplomatlar tarafından hazırlanmış ve BM genel sekreterinin EULEX görev gücünün kontrolünden sorumlu bir özel temsilcisinin atanmasını öngören bir taslak çözüm sunuldu.

İkili anlaşmazlıklar

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) 5 Aralık'ta, Yunanistan'ın, Makedonya ile arasında uzun zamandır devam eden isim anlaşmazlığı nedeniyle Nisan 2008'de kuzey komşusunun NATO üyeliğini engellemekle, bu ülkeyle arasında 1995 yılında imzalanmış geçici ikili anlaşmayı ihlal ettiğine karar verdi.

Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Poposki kararın duyurulması sonrasında yaptığı açıklamada, "Karar, NATO ve AB yolunda atılmış bir adımdır." dedi.

Aynı günün ilerleyen saatlerinde NATO bir bildiri yayınlayarak, kararın "NATO Müttefiklerinin 2008'deki Bükreş zirvesinde aldığı kararı etkilemediğini" söyledi.

5 Aralık'ta yayınlanan bildiride, "İsim anlaşmazlığına her iki tarafça da kabul edilebilir bir çözüm bulunur bulunmaz, eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti'ne bir davetiye göndermeye karar verdik." ifadesi yer aldı.

İlgili Makaleler

Loading

UAD'deki diğer bir Balkan davası -Hırvatistan'ın 1999 yılında zamanın Yugoslavya Federe Cumhuriyeti'ne Soykırım Suçunu Önleme ve Cezalandırma Anlaşmasının uygulanması konusunda açtığı dava- hâlâ bekliyor. Duruşmaların 2013 başından önce başlaması beklenmiyor.

Bosna-Hersekli siyasiler anlaşmaya vardı

Bosna-Hersek'in (BH) önde gelen siyasi partileri, ülkede Ekim 2010'da yapılan seçimlerden sonra 14 ay boyunca yapılan sonuçsuz görüşmeler sonrasında, devlet düzeyinde yeni bir hükümetin kurulması konusunda 28 Aralık'ta anlaşmaya vardı.

Yüksek Temsilci Valentin İnzko 29 Aralık'ta yaptığı açıklamada, "Liderlerin sonunda Bakanlar Kurulu (BK) ve diğer önemli konular üzerinde anlaşmaya varmış olması olumlu bir haber, onları kutluyorum." diyerek şöyle devam etti: "Siyasi liderleri bu olumlu gelişmeyi ilerletmeye çağırıyorum. Önümüzdeki aylarda yeni BK'nin önüne bir çok engel çıkacaktır - bunlar ülkeyi, halkın yararına olacak şekilde ileri götürmek için aşılması gereken engeller."

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading
Oy Ver
 
 

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

Röportaj

İnsan hakları raporu bölgede ayrımcılık ve nefret suçlarına dikkat çekiyorİnsan hakları raporu bölgede ayrımcılık ve nefret suçlarına dikkat çekiyor

Uluslararası Af Örgütü'nün kısa bir süre önce yayınladığı rapora göre bölgede insan hakları ihlalleri sürüyor.

SETimes logo

En Popüler

Loading
Loading
Loading

Anket

Avrupa Konseyi, Yunanistan'ın elinde, Altın Şafak partisinin şiddete verdiği desteğe dair partiyi yasaklamaya yetecek kadar delil olduğunu söylüyor. Altın Şafak yasaklanmalı mı?

Evet.
Hayır.
Bilmiyorum.



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle