08/03/2010
Beklenen elektrik kesintileri ve komşu nükleer enerji santralleri Sırbistan'da 21 yıllık yasağın kaldırılmasıyla ilgili bir tartışma başlattı.
Southeast European Times için Belgrad'dan Georgi Mitev-Shantek'in haberi - 08/03/10
![]() Nükleer enerji Sırbistan'ın can çekişen enerji kaynaklarına çözüm olabilir. [Getty Images] |
Dört bir yanı nükleer enerjiyle çevrili Sırbistan, bölgedeki son kurtarılmış bölgelerden birisi. Ufukta beliren enerji sıkıntıları ve artan güvenlik tedbirleriyle, bazı uzmanlar ülkenin nükleer seçeneklerini tartışma zamanının geldiği görüşündeler.
Vinca Nükleer Enstitüsü Profesörü Ilija Plecas SETimes'a verdiği röportajda, "İnşaata harcayacak milyarlarca dolarımız yok, ama kaybedecek vaktimiz de yok; on yıl ilerisini düşünmemiz gerekiyor." diyerek şöyle devam etti: "Başkasının parasıyla bir santral kurar ve borcunu önümüzdeki 15 yıl boyunca elektrikle ödersek, hala %15'lik 'bedava' elektriğimiz olur".
Enerji Bakanı Petar Skundriç geçtiğimiz günlerde ülkenin 100km'lik yarıçapı içinde on nükleer santral olduğuna dikkat çekti. 400km dahilinde de 20'den fazla santral yer alıyor.
Böylece soru şu: Sırbistan'ın Çernobil faciasını unutup yanıt olarak isteksiz de olsa nükleer enerjiye kucak açma zamanı geldi mi?
Ukrayna'da 1986 yılında meydana gelen Çernobil faciası sonrasında, Yugoslavya Parlamentosu nükleer santrallerle ilgili bir moratoryumu kabul etti. Birçok ülke 1991 yılında cumhuriyetin dağılması sonrasında yasağı kaldırmasına karşın, Sırbistan ödün vermedi.
Aralık ayında, Rusya'nın Belgrad Büyükelçisi Aleksandar Konuzin "Sırbistan nükleer enerji santrali kurmayı ciddi şekilde düşünüyor ve Rusya da bu amaca ortak şeklinde ve ortak yatırımlarla yardım etmek istiyor." dedi.
Gözlemciler, Sırbistan'ın şu anda bir nükleer santrali karşılayacak parası olmamakla birlikte genelde bir santral kurmanın 14 ila 16 yıl sürdüğü ve hazırlıkların yakında başlaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Tanınmış Sırp nükleer fizikçi Vladimir Ajdaciç, nükleer enerji ülkenin geleceğinde olsun veya olmasın değişiklik gerektiğini söylüyor. Sırbistan'ın yüksek elektrik tüketimini azaltması gerektiğini belirten Ajdaciç, nükleer santralden önce bir alternatif enerji kaynağı kullanımının düşünülmesi gerektiğini de belirtiyor.
Ülkenin toplam elektrik tüketimi 2009'da 32.186 GWsa'ti. Sırplar metrekare başına yılda 150-180 kWsa elektrik kullanırken, AB ülkeleri yılda 100 kWsa'in altında kullanıyorlar.
Ajdaciç, "Sırbistan'da enerji tasarrufu standartlarıyla ilgili bir yasamız yok. Sırbistan alternatif enerji kaynaklarına sahip olmasına karşın, devlet dairelerden veri toplamaya zahmet etmediği için hiç kimse maliyet-fayda analizi yapmamış." diyor.
Bölgedeki mevcut fosil yakıt yakma teknolojisine kıyasla, nükleer enerji nispeten temiz, güvenli ve küresel siyasi baskılardan uzak bir yöntem olarak görülüyor.
Sırbistan Elektrik Enerjisi Sanayii (EPS) başkanı Dragomir Markoviç, "Sırbistan'da yenilenebilir kaynaklardan enerji elde etme çok sınırlı bir potansiyele sahip ve talebin sürekli arttığı bir ortamda, bu kaynaklara sırtımızı dayayamayız" dedi.
"Sırbistan, nükleer santralleri olan veya kurmayı planlayan ülkelerle çevrilmiş durumda." diye Markoviç şöyle devam ediyor: "Bu da EPS'nin, kömürden elde edilen enerjinin yüksek çevre vergileri olacağı için nükleer enerjinin baskın olacağı geleceğin açık pazarındaki rekabet gücünü önemli ölçüde etkileyecektir."
2006 yılı sonunda AB, yıllık birincil enerji tüketimini 2020 yılına kadar %20 oranında azaltma sözü vermişti. Birlik bu hedefe ulaşmak için, blok çapında etkili olacak minimum enerji standartları ve kuralları belirlemeyi planlıyor. Sırbistan nükleer enerji alanında gelişimine karşı çıkanlar, bu teknolojinin temiz olmadığı ve kullanımının referanduma sunulması gerektiği konusunda diretiyorlar.
Ekoloji ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi'nden Zvezdan Kalmar SETimes'a verdiği röportajda, "nükleer atık sorunu dünyanın hiçbir yerinde, geçici depolarda küçük veya o kadar da küçük olmayan kazaların meydana geldiği Almanya veya Fransa gibi yüksek teknolojili ülkelerde bile çözülmüş değil." dedi.
Kalmar, "Ne Sırbistan ne de diğer Balkan ülkeleri bir nükleer santralin bedelini ödeyemezler. Finlandiya örneği, inşaatta yaşanan üç ila beş yıllık gecikmelerin [enerji] fiyatlarını 2 milyardan 10 milyar avroya çıkardığını göstermektedir." diye açıklıyor.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası