Yunanistan on yıllık tahvil çıkarması mali umudun ilk işareti

08/03/2010

Yunanistan'ın geçtiğimiz günlerde çıkardığı devlet tahvillerinin çıkmasından sonraki bir saat içinde tükenmesi ülkenin karanlık ekonomik tablosuna vuran bir ışık oldu. AB'nin paradan sorumlu komisyon üyesi ülkeyi "başını dik tutmaya" çağırdı.

Southeast European Times için Atina'dan HK Tzanis'in haberi -- 08/03/10

photo

Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ekonomiyi kurtarma planları hakkında görüşmek üzere Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nikolas Sarkozy ile biraraya geldi. [Getty Images]

Hükümetin geçtiğimiz günlerde devlet tahvili çıkarması Yunan ekonomisi hakkında bir iyimserlik ölçütü oluştururken, hükümetin bu ay aldığı kemer sıkma tedbirlerinin karşılığını verdiği görülüyor.

Dış yatırımcılar ve AB kurumları Yunanistan'ın avro bölgesinin zayıf halkası imajını yenmedeki kararlılığı konusunda güven tazelemiş görünürken, 4 Mart'ta piyasaya sunulan, sabırsızlıkla beklenen on yıllık tahvillerle 5 milyar avro toplandı.

On yıllık tahviller, avro bölgesinin kriteri olan eşdeğer Alman tahvillerinin oranının iki katı olarak %6,37'lik bir faiz oranına vurdu ve fazla taleple 15 milyar avroya çıktı.

Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu 5 Mart Cuma günü -AB'nin ekonomi kalesi Almanya'nın Başbakanı Angela Merkel ile bir araya geldi ve söz verildiği gibi maddi yardım talebinde bulunmadı. Berlin, AB para biriminin tali üyelerindeki olumsuz ekonomik eğilimler yüzünden "avro bölgesi korkusunu" dile getirmede en açık sözlü davranan üye olmuştu.

Toplantıdan sonra konuşan Merkel, "Almanya dayanışmasını sergileyebilir. Yardım etmek ve anlayış göstermek için buradayız." dedi.

Papandreu ardından Pazar günü Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Pazartesi günü de Washington'da ABD Başkanı Barack Obama ile bir araya geldi.

Tahvillerin çıkarılması, Atina'nın Avrupa Komisyonu, IMF ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) uzmanlarından oluşan ortak bir ekip tarafından iki hafta boyunca son dikkatli bir şekilde planlanmış bir incelemeden geçmesi sonrasında geldi. Deutsche Bank CEO'su Josef Ackermann ve Papandreu'nun yanı sıra Papandreu ile AB'nin Para İşlerinden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn arasında da duyurulmamış bir görüşme gerçekleşti.

Rehn ikinci bir kemer sıkma paketinin gerekli olduğuna işaret ederek, Yunan hükümetini harcamalarda kesinti ve vergi artırımlarından elde edilecek toplam 4,8 milyar avroluk kazanç konusunda karar verme durumunda bırakmıştı.

Atina'daki bir basın toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Rehn "kalo kuragio", yani Yunanca "başınızı dik tutun" dedi.

Finans muhabiri ve analist Babis Papadimitrou SETimes'a verdiği demeçte, "Tedbirler doğru ve doğru yönde ama yeterli değil; sorunun köküne inmiyor" diyerek şöyle devam etti: "Birisinin maaşını keserseniz, bariz bir şekilde başarısız olmuşsunuz demektir."

Bir gün önce, 3 Mart'ta, hükümet Katma Değer Vergisi'ne (KDV) yapılan zamların yanı sıra enerji, sigara, alkol ve lüks tüketim maddelerine yönelik vergi zamlarını duyurdu.

Hükümet ayrıca, Paskalya öncesinde, yaz boyunca ve Noel öncesinde memurlara verilen ve "13 ve 14. maaşlar" olarak bilinen yüklü bayram ikramiyelerini de azalttı.

İlgili Makaleler

Loading

Memurlara ödenen çeşitli ikramiyelere uygulanan %12'lik kesintinin yanı sıra emekli maaşlarının dondurulması sendikaların protestolarına yol açarken, ülkedeki kamuoyu yoklamaları karışık tepkilere işaret ediyor. Ankete katılanların çoğunluğu tedbirlerin gerekli olduğuna katılırken, çoğu da bugüne kadar açıklananlara karşı çıktı.

Saygıdeğer Kathimerini gazetesi köşe yazarı ve Skai yayın ağı analisti Papadimitriu'ya göre, Yunanistan'ın sorunları yıllardır belliydi. Papadimitriou, açığın -2009'da GSYİH'nın %12,7'si- ve fırlayıp gitmiş iç borcun (yaklaşık 300 milyar avro) Ekim 2009 seçimlerinden önce çok iyi şekilde belgelendiğini söyledi. Bu yarış Papandreu'nun sosyalist PASOK partisi tarafından kolayca kazanılmıştı.

Papadimitriou, PASOK'un göreve gelmesinden önde, Kostas Karamanlis'in merkez sağ partisinin "ülkenin borcundan küresel ekonomik krizi sorumlu tutuverdiğini" belirtti.

Analist, şimdi de PASOK'un siyasi hedeflerine aykırı düşen bir kemer sıkma programını uygulamak zorunda kaldığını gözlemliyor. "Bu yüzden de bu kadar sert tedbirler için gereken hevese sahip değil."

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Oy Ver

Loading
  • Email to a friend
  • icon Baskı Versiyonu
  • Share/Save/Bookmark.

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

SETimes logo

Kosova: Sınırda Kriz

Kosova: Sınırda Kriz

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Yeşillenen Balkanlar

Yeşillenen Balkanlar
Loading
Loading
Loading
Loading

Anket

AB geçtiğimiz günlerde Sırbistan'a aday statüsü verilmesine ilişkin kararı ertelemeyi seçerek, bu kilometre taşının bu yıl aşılacağı yönündeki beklentileri boşa çıkardı. Sizce bunun Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve iktidar koalisyonuna ne kadar ciddi bir zararı olur?

Çok ciddi
Ciddi
Orta
Önemsiz
Hiç zararı olmaz



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle