Berlin Duvarı'nın son domino taşı

09/12/2009

Belirgin ekonomik gelişme ve seyahat özgürlüğü anıları pek çok Bosna-Hersek vatandaşını Yugoslav tarzı sosyalizme özlem duymaya itiyor.

Southeast European Times için Saraybosna'dan Antonio Prlenda'nın haberi -- 09/12/09

photo

BH'de pek çok kişi 1980'lerde Yugoslav sosyalist sistemi altında daha iyi yaşadığına inansa da, sistemin kısıtlamalarını kabul ediyor. [Getty images]

1992-1995 ihtilafı tarafından yıkıma uğramış ve ekonomisi milliyetçi ve yolsuzluğa batmış siyasiler tarafından kösteklenen Bosna-Hersek (BH) halkının çoğunluk kesimi Berlin Duvarı'ın yıkılmasından önceki hayatına özlem duyuyor.

Saraybosnalı hukuk profesörü Zdravko Grebo SETimes'a verdiği demeçte, "Bazıları sosyalist Yugoslavya'nın Berlin Duvarı'yla birlikte yıkıldığını söylüyorlar." dedi.

Grebo, 1965 yılındaki siyasi reformların bir nevi pazar ekonomisinin doğmasına yol açtığını ve bunun da sınırları açarak Yugoslav vatandaşlarının özgürce seyahat etmelerini sağladığını belirtiyor. Bu sistem iç baskı ve gerginlikleri yumuşatmıştı. Yugoslavlar güçlü bir sosyal güvence ağına, istihdama ve parasız kaliteli eğitime ve sağlık hizmetlerine sahiptiler.

Grebo'nun gözlemine göre, "Yugoslavya Avrupa'daki diğer komünist ülkelerden farklıydı. Fakat Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla bu olumlu fark aniden yok oldu."

Çöküş Avrupa'yı değiştirmesine karşın o tarihte BH'de büyük bir haber olarak algılanmadı. Ancak Grebo, "Demir Perde'nin yıkılmasından kısa bir süre sonra yeni engeller konmaya başladı. Saraybosna üç yıldan fazla süreyle kuşatma altında kaldı. Bugünse BH vatandaşları hala Avrupa içinde seyahat etmek için vize uygulamasıyla karşılaşıyorlar." diye de ekliyor.

Profesör, bugün eski Yugosavya'dan daha fazla özgürlük ve hak olup olmadığını söylemenin zor olduğunu ileri söylüyor. "Yugoslavya'da basın ve ifade özgürlüğü yoktu. Şimdiyse çok partili bir siyasi sistem, yargı ve medya bağımsızlığı var ama sosyal, ekonomik, kültürel ve eğitim hakları eskiden halkın çoğunluğu için çok daha fazla güvence altındaydı. İnsan haklarının içinde bulunduğu durum bir felaket."

66 yaşındaki emekli Zdravko Prlenda son 20 yılı "insan yüzlü sosyalizm" olarak tanımlıyor. Prlenda, devletin gençken kendisine bir daire sağladığını ve hayatın çok daha güvenceli olduğunu söylüyor.

Prlenda, hiçbir zaman komünist parti üyesi olmamakla birlikte, "birisinin terfiye "ahlaki veya siyasi açıdan uygun" olmak için komünist olmak zorunda olması gerekmesinin kendisini her zaman kızdırdığını" belirtiyor.

İlgili Makaleler

Loading

Buna karşın, ona göre "günümüz BH'sinde çok daha fazla suç, yolsuzluk ve işsizlik var. İnsanların yüzlerinde geçmişte olduğu gibi gülümseme yok."

62 yaşındaki gazeteci Haydar Arifagiç de komünizmin çökmesiyle ilgili beklentilerin BH'de kesinlikle gerçekleşmediğini söylüyor. Arifagiç, Yugoslavya'nın parçalanmamış olsaydı AB ve NATO'ya katılacak ilk Doğu Avrupa ülkesi olmuş olacağına inanıyor.

Gazeteci, "Yurtdışına seyahat etmek için dolaşım özgürlüğümüz yok, barışçı bir devletimiz ve gelişen bir ekonomimiz yok, [sağlam] bir politikamız yok, özgürlük, eşitlik ve kardeşliğimiz de yok. Fransız Devrimi'nin her bir ideali, küresel seviyede ulaşılmış görmesem de BH'de başarısızlığa uğramıştır." diyor.

"Berlin Duvarı devrilen domino taşları olsaydı, BH'nin en son domino taşı olduğunu hissederdim. Sürecin bütün yükü o domino taşı üzerine düştü."

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Oy Ver

Loading
  • Email to a friend
  • icon Baskı Versiyonu
  • Share/Save/Bookmark.

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

SETimes logo

Kosova: Sınırda Kriz

Kosova: Sınırda Kriz

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Yeşillenen Balkanlar

Yeşillenen Balkanlar
Loading
Loading
Loading
Loading

Anket

AB geçtiğimiz günlerde Sırbistan'a aday statüsü verilmesine ilişkin kararı ertelemeyi seçerek, bu kilometre taşının bu yıl aşılacağı yönündeki beklentileri boşa çıkardı. Sizce bunun Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve iktidar koalisyonuna ne kadar ciddi bir zararı olur?

Çok ciddi
Ciddi
Orta
Önemsiz
Hiç zararı olmaz



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle