Yeni AB başkanı Türkiye'nin sürecini hızlandırabilir

19/11/2009

İki yeni AB görevi Türkiye'nin Birlikle olan geleceğinin anahtarı olabilir.

Çeşitli kaynaklar – 19/11/09

photo

Türkiye'nin baş müzakerecisi Egemen Bağış, "Türkiye, kutuplaşmayı önleyerek ve İslam ve demokrasinin bir arada var olabileceğini göstererek kültürler arası köprü kurmaktadır." dedi. [Getty Images]

19 Kasım Perşembe günü Brüksel'de düzenlenen toplantıda AB, bloğun 1 Aralık'ta yürürlüğe girecek olan yeni reform anlaşmasının yarattığı üst düzey mevkilere kimin atanacağına karar verecek. Sonuçlar, yeni onaylanan Lizbon Anlaşması ile birlikte, Avrupa'nın sınırlarının Türkiye'yi de kapsayacak şekilde genişletilmesinde önemli rol oynayabilir.

İki yeni mevki -AB başkanı ve uluslararası ilişkilerden sorumlu yüksek temsilci- sırasıyla 2,5 ve 5 yıllık görev sürelerine sahip olacak.

Birliğe göre, başkanlık görevinin amacı "Avrupa'ya daha tanınır bir kişilik vermek ve onun görüşlerini dünya sahnesinde temsil etmek" olacak. Mevkinin favori adayları arasında Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy, Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Junker ve eski Letonya Cumhurbaşkanı Vaira Vike-Freiberga yer alıyor.

Yüksek temsilci ise bloğun dışişleri bakanları toplantılarını yönetecek, politika tutumlarını koordine edecek ve bloğun yıllık dış yardım bütçesinin nasıl harcanacağı konusunda girdi sağlayacak.

AB Konseyi yöneticisi Pier Paolo Eylül ayında Hurriyet Daily News gazetesine verdiği demeçte, "Resmi bir bakış açısından, ne yeni başkanlık mevkii ne de Lizbon Anlaşması genişleme konusunda hiçbir şeyi değiştirmeyecek - aday ülkelerin katılım şartları ve AB'nin kabul kuralları hala aynıdır." dedi.

Ancak Paolo, "[yeni başkan] uluslararası sahnede etkin bir role sahip görünür bir kişiliğe sahip olur ve nüfuzlu bir ortak olarak kabul tanınırsa, genişleme süreci de dahil olmak üzere her şeyin bu yeni mevkiden etkileneceğini düşünüyorum." diye de ekledi.

Avrupa Parlamentosu'nun genişlemeden sorumlu birim başkanı Thomas Grunert, "Lizbon Anlaşması, genişleme de dahil olmak üzere AB'nin bütün dış eylemleri üzerinde önemli etki yaratacaktır." diyerek şöyle devam etti: "Yeni başkan genişlemenin devamı konusunda olumlu bir tavır ... ve Türkiye'ye karşı açık fikirli bir tutuma sahip bir kişiyse, tabii ki bunun bir etkisi olacaktır."

Türkiye'nin üyelik hedefiyle ilgili bütün argümanlar köprü oluşturmada yoğunlaşıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu yılın başlarında yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin üyeliğinin ... farklı inanç ve kültürlere sahip toplumların karşılaşması ve medeniyetlerin AB çatısı altında birleşmesi açısından değerli bir fırsat sağladığına inanıyoruz." dedi.

Türkiye'nin baş müzakerecisi Egemen Bağış da, "Türkiye, kutuplaşmayı önleyerek ve İslam ve demokrasinin bir arada var olabileceğini göstererek kültürler arası köprü kurmaktadır." dedi.

Fakat Avrupa kamuoyu buna ikna oldu mu?

Boğaziçi Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Merkezi beş AB üyesi ülkede bir anket yürüttü.

İlgili Makaleler

Loading

Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve Polonya'da 5 bin kişinin katıldığı anket, halkın %68,5'i Türkiye hakkında olumlu fikirlere sahipken, %25'inin olumsuz görüşe sahip olduğunu gösterdi. Türkiye'nin üyeliği en çok 18-24 yaş arası kesim ve üniversite mezunları arasında destek görüyor. 65 yaş ve üstüyse en az desteği veriyor.

Sonuçlar ayrıca, Avrupalılar kimliklerini insan hakları, demokrasi ve sosyoekonomik refah açısından tanımlar ve bunları başlıca üyelik kriterleri olarak kabul ederken, Türkiye'nin üyeliğini kültür açısından değerlendirdiklerini ortaya koydu. Katılanların neredeyse %40'ı Türkiye'ye yönelik tavırlarını kültürel faktörlerin belirlediğini söyledi.

Türkiye'nin üyeliği aleyhindeki en ikna edici argümanlar dini farklılıklar üzerinde yoğunlaşıyor: Müslüman bir ülke olarak, Türkiye'nin AB'nin Hıristiyan köklerine uymadığı.

Türkiye'nin üyeliği lehinde en ikna edici görülen argümanlar arasında ise ülkenin AB'nin Orta Doğu'daki nüfuzuna olan katkısı ve askeri katkıları yer alıyor.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading
Oy Ver
 
 

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

Röportaj

Balkan ülkelerinden AB güvenlik ve savunmasına katkı taahhüdüBalkan ülkelerinden AB güvenlik ve savunmasına katkı taahhüdü

Bölge ülkelerinin AB kriz yönetimi misyonlarına, Avrupa Güvenlik ve Savunma Koleji eğitim programlarına ve gizli bilgilerin karşılıklı paylaşım anlaşmalarına katılımı küresel barış ve istikrara destek vermelerine yardımcı oluyor.

SETimes logo

En Popüler

Loading
Loading
Loading

Anket

Avrupa Birliği, Suriye'ye savaşmaya gidenlerin ülkelerine döndüklerinde radikalleşmiş olma ve terörist eylemler gerçekleştirme ihtimallerinin daha yüksek olduğuna inanıyor. Katılıyor musunuz?

Evet
Hayır
Bilmiyorum