05/06/2009
ABD Başkanı Barack Obama'nın güçlükleri aşma çağrısı dünyanın dinler arası çatışmaya yabancı olmayan bir bölümünde yankı buldu.
Southeast European Times için Besa Bekiri, Yusuf Ramazanoviç ve Ayhan Şimşek'in haberi
![]() ABD Başkanı Barack Obama 4 Haziran Perşembe günü Kahire Üniversites'nde yaptığı konuşma sonrasında el sallıyor. [Getty Images] |
ABD Başkanı Barack Obama'nın Kahire'deki konuşmasını izleyen Selim Begoviç, aşırılık yanlılığı ve dini nefretle ilgili kendi deneyimlerini hatırladı.
Saraybosnalı yapı yöneticisi, Bosna-Hersek'in (BH) doğusundaki doğduğu köyü terk etmek zorunda bırakıldığını söyledi. "Nefreti kendi içimde de hissetmiş olmama rağmen, insanların inançlarından ötürü birbirlerinden nefret etmeleri gerçekten amaçsız bir şey."
4 Haziran Perşembe günkü konuşmasında Obama, Batı ile İslam arasında tarihsel gerginlikler olduğunu kabul etti. Obama, "ABD ile dünyadaki bütün Müslümanlar arasında Amerika ve İslam'ın birbirini dışlamadığı ve rekabet içinde olmaları gerekmediği gerçeğine dayalı yeni bir başlangıç" çağrısında bulundu. Başkan, "bu ikisinin daha çok birbiriyle örtüştüğünü ve ortak ilkeler -adalet ve ilerleme, hoşgörü ve bütün insanlar için haysiyet ilkeleri- paylaştığını belirtti.
ABD başkanının konuşması, dini farklılıkların Yugoslavya'nın 1990'ların başlarındaki çöküşü sonrasında yaşanan kanlı çatışmaları körüklediği Balkanlar'da ilgili bir kitleyi çekti. Obama özellikle Bosna-Hersek'teki soykırıma işaret ederek, burada ve Darfur'daki masumların katledilmesini "toplu bilincimize sürülmüş bir leke" olarak nitelendirdi.
Saraybosnalı taksi şoförü Azem Karup SETimes'e verdiği demeçte, "Dini nefretin neden var olduğunu anlayamıyorum. Tanrıya gerçekten inanan insanlar arasında var olamaz." diyerek şöyle devam etti: "Amerika, Bosna'daki durumu yargılamada her zaman adil olmuştur."
BH baş müftüsü Mustafa Efendiya Ceriç'e göre Obama, "gerçek ve adalete dayanan bir barış ve uzlaşma mesajı" verdi.
Özgür Avrupa Radyosu'nun aktardığı sözlerinde Ceriç, "Tabii ki, dünyadaki 1,5 milyar Müslüman arasında, konuşmasında ahlaki değerleriyle en üst konumda yer alan küçük Bosna'mız hakkında bu küçük anı veya bu küçük boşluğu bulmuş olmamız, bir Bosnalı olarak bana özellikle dokunuyor." dedi. "Şu anda bize sunulmakta olan bu rolü oynayabileceğimizi umut ediyorum."
Kahire konuşması, Arnavutlarla Sırplar arasındaki etnik bölünmenin Müslüman ve Ortodoks Hıristiyanlar arasındaki dini bir bölünme olduğu Kosova'nın basınında da geniş yer aldı. Yerel basın, Obama'nın ABD'nin İslam ile asla savaş halinde olmadığı yönündeki vurgusu ve kuşku ve anlaşmazlık döngüsünün sona ermesi yönündeki çağrısını da vurguladı.
Kosova Hukuk Enstitüsü'nde görevli uluslararası bir hukuk uzmanı olan Kuytim Kerveşi'ye göre, Obama'nın sözleri "ABD yönetiminin dostane ilişkiler kurmadaki kararlılığını bir kez da gösterdi. Obama'nın kökleri, kültürel geçmişi ve yaşam deneyimi başta İslam dünyası açısından böyle bir birliğin oluşmasına yardımcı oluyor."
SETimes'e verdiği demeçte Kerveşi, ABD başkanının Kuran'dan yaptığı alıntıların onun insan doğası ve ruhunun yanı sıra dünya kültürü hakkındaki bilgilerini de ortaya koyuyor.
"Bu konuşmanın tarihi konuşmalar arasındaki yerini alacağı ve dünya barışı ve güvenliğiyle ilgili gelecekteki eylemleri ve başarılarıyla birlikte küresel refah ve güvenliği inşa edeceğinden adım gibi eminim."
Bu arada Türkiye'de, Obama'nın sözleri ülkenin yönelimiyle ilgili bölücü bir tartışmanın iki ana odağı olan siyasi İslamcılar ve laiklerin her ikisi tarafındanda memnuniyetle karşılandı. Obama Nisan ayında Ankara'ya iyi karşılanan bir ziyarette bulunmuştu ve anketler son aylarda ABD hakkındaki olumlu görüşlerde %25'lik bir artış gösteriyor.
AB üyelik adayı olan Türkiye bloktaki şüpheci ülkeleri aşıp Birliğin ilk Müslüman nüfusu çoğunluktaki üye ülkesi olmaya çalışıyor. Bu arada ülkenin siyaset sahnesi de dinin rolüyle ilgili tartışmalardan zarar görüyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "samimi, dürüst ve gerçekçi" olarak nitelendirdiği Kahire konuşması hakkında, "Obama, İslam ülkelerindeki halkların duygu ve düşüncelerini samimi bir şekilde paylaşmış ve onları dile getirmiştir." dedi.
Laik Cumhuriyet gazetesinin köşe yazarı ve sosyoloji profesörü Emre Kongar, konuşmaya "sıradışı" olarak övgüde bulundu. Ancak Kongar, Obama'nın sözlerini Türk üniversitelerindeki türban yasağı gibi iç siyasi tartışmalara uygulama konusunda da uyarıda bulundu.
Yazısında Kongar, "İç sorunlarla ilgili kutuplaşmamızdan etkilenerek aceleci sonuçlara varmamalıyız." dedi.
Hükümet yanlısı Yeni Şafak gazetesi köşe yazarlarından Fehmi Koru da, Obama yönetiminin ABD'nin dünya ile olan diyaloğunun tonunu değiştirdiğini söyledi. Yazısında Koru, "'Ya bizimlesin ya da bize karşı' görüşü ortadan kalkmıştır." dedi.
"Obama Kahire'de öne sürdüğü adaletli yeni bir dünya inşa etme fikrine uygun şekilde ciddi bir çaba gösterirse, İslam dünyası ona olumlu bir yanıt vermekte gecikmeyecektir."
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası