26/05/2008
İslamcı kökenli AKP hükümetiyle laik yargı arasındaki sürtüşme Türkiye'de siyasi krize yol açarken, Avrupa Parlamentosu (AP) duruma müdahale ederek her iki tarafı da tartışmalı hamlelerden kaçınmaya çağırdı.
Southeast European Times için Ayhan Şimşek'in haberi -- 26/05/08
![]() AP Türkiye'nin 2007 İlerleme Raporunu geçen hafta onayladı. [Getty Images] |
Avrupa Parlamentosu (AP) geçtiğimiz hafta yayınladığı raporda, Türkiye'nin İslamcı kökenli hükümetiyle laik muhalefetini daha derin bir siyasi krizi önlemek için uzlaşma aramaya ve demokrasi ilkelerine bağlı kalmaya çağırdı.
21 Mayıs Çarşamba günü kabul edilen kilit raporda, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hakkındaki kapatma davasıyla ilgili kaygılar da dile getiriliyor. AP Türkiye'nin en yüksek mahkemesini hukukun üstünlüğü, Avrupa standartları ve siyasi partileri kapatma mevzuatına saygı göstermeye çağırdı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisi 2002 yılında iktidara geldiğinden beri, laikliğe yönelik tehdit duygularının yol açtığı gerginlikler zaman zaman alevleniyor. AKP'nin Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği geçen yıl, Türk ordusu laikliği ne pahasına olursa olsun savunacağı konusunda uyarıda bulundu. Ancak Temmuz 2007'de düzenlenen erken seçimlerde kazanılan kesin zafer AKP'ye seçmenlerden güçlü bir iktidar kazandırdı ve Gül tekrar aday gösterilerek seçildi.
Bu yılın Mart ayında, Türkiye Yargıtay başsavcısı partiyi devletin laik karakterini baltalamakla suçlayarak parti hakkında kapatma davası açtı. Dava şimdi, 11 hakimin sekizinin Gül'ün sadık laik öncülü Ahmet Necdet Sezer tarafından atandığı Anayasa Mahkemesi'nde görülüyor.
Ankara ile yargı arasındaki sürtüşme, Yargıtay'ın hükümeti hakimlere baskı uygulamak ve cumhuriyetin kurucu laik ilkelerini baltalamakla suçladığı geçen hafta alevlendi. AKP, İslamileşme için gizli bir gündemi olduğu iddialarını reddediyor ve kendisini "muhafazakar demokrat" bir parti olarak tanımlıyor.
Parlamento, AP'nin 467'ye karşı 62 oyla onayladığı 2007 Türkiye İlerleme Raporunda laik kaygıları kabul etti. Ancak örgüt, mevcut çıkmaza çözüm bulmak ve Türkiye'nin AB üyelik sürecini yeniden başlatmak için demokrasiden başka seçenek olmadığını da vurguladı.
AP milletvekilleri, "Biz Türk hükümetini, demokratik yollardan seçilmiş siyasi liderlerin iç, dış ve güvenlik politikalarının belirlenmesinde tam sorumluluk sahibi olmasını sağlama amaçlı sistematik çabaları devam ettirmeye teşvik ederiz." dediler.
Raporda, insan hakları ve temel özgürlükleri anayasanın özüne yerleştirmek için önemli bir fırsat olarak nitelendirdiği yeni "sivil bir anayasaya" verilen destek de dile getirildi.
Türkiye'nin AB üyeliğinin güçlü bir destekçisi olan AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn AP milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada Türkiye'nin krizi aşacağı yönündeki umudunu dile getirdi. Rehn, "Türkiye'de gerçek bir siyasi diyalog başlatılmasını ve gerek demokrasi gerekse laikliğe saygı gösterilmesini" istedi.
Raporda Ankara'ya ifade özgürlüğünü artırması, gayrı Müslim azınlıkların haklarını güvence altına alması ve kadınları güçlendirmesi yönünde çağrıda da bulunuluyor.
AP milletvekilleri ayrıca Türkiye'yi Kürt sorununa uzun süreli bir çözüm aramaya da çağırıyorlar.
Belgede, "Bu da ancak kültüreli ekonomik ve sosyal fırsatlarda yapılacak somut iyileştirmelere ... ki buna devlet ve özel okul sisteminde içinde Kürtçe öğrenebilme ve bunu yayınlarda, günlük yaşamda ve kamu hizmetlerine erişimde kullanma yönünde gerçek olanaklar sağlanması da dahildir." deniyor. AP, Kürt yanlısı Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kendisini PKK'dan net bir şekilde uzaklaştırması ve Kürt sorununa demokratik Türk devleti içinde barışçı bir çözüm aramasını da tavsiye etti.