30/04/2008
Sırbistan ve AB İstikrar ve Ortaklık Anlaşması'nı Salı günü imzalamalarına karşın, uygulama ancak Sırbistan'ın ICTY ile tam işbirliği yapmasından sonra gerçekleşecek. AB, 11 Mayıs seçimleri öncesinde Batı yanlısı partilerin şansını artırmak amacıyla Sırbistan'ın imza sürecini hızlandırdı.
Southeast European Times için Belgrad'dan İgor Jovanoviç'in haberi – 30/04/08
![]() Sırbistan Başbakan Yardımcısı ve Baş müzakereci Bozidar Celiç (solda), Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç (ortada) ve AB dış politika şefi Javier Solana 29 Nisan Salı günü Lüksemburg'da düzenlenen AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi toplantısına katıldılar. [Getty Images] |
Sırbistan ve AB'den üst düzey temsilciler, Batı Balkan ülkelerinin AB tam üyeliği yolunda atacakları ilk adım olan İstikrar ve Ortaklık Anlaşması'nı (SAA) 29 Nisan Salı günü imzaladılar. Belgenin onayı, ancak AB Bakanlar Kurulu'nun Sırbistan'ın Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) ile tam işbirliği yaptığına karar vermesinden sonra gerçekleşecek.
Mahkeme Sırbistan'dan aralarında Bosnalı Sırp savaş zamanı komutanı Ratko Mladiç ve Bosnalı Sırp savaş zamanı lideri Radovan Karadziç'in de yer aldığı dört zanlıyı daha iade etmesini istiyor.
Anlaşmayı Sırbistan Başbakan Yardımcısı Bozidar Celiç, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn ve AB'nin 27 dışişleri bakanı imzaladılar. Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve AB dış politika sorumlusu Javier Solana da törene katıldı.
Rehn, imzanın Sırp halkına Avrupa'da bir geleceklerinin olduğuna dair net bir mesaj gönderdiğini söyledi. Yetkili SAA'nın imzalanmasını Sırbistan ile AB arasındaki ilişkilerde bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.
Solana, AB'nin Batı Balkan ülkeleri olmadan tama sayılamayacağını söyledi. Solana, "Bu [AB] sizin evinizdir, ait olduğunuz yer burasıdır." dedi.
Tadiç de Sırbistan'ın yıl sonuna kadar AB üyelik adayı olup Birlik bütçesinden daha fazla fona erişim hakkı kazanmasını umduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı ayrıca SAA'nın imzalanmasının Kosova'nın bağımsızlığını tanımak anlamına geldiği yönündeki suçlamaları da reddetti.
Tadiç, "Sırbistan kendi bütünlüğü ve kimliğini koruma hak ve yükümlülüğüne sahiptir ve burada Kosova ve Metohija'dan bahsediyorum. Bununla birlikte Sırbistan, Avrupalı geleceğini talep etme yönünde de her türlü hakka sahiptir." dedi. Lider, ülkenin bu ay başında Sırplara ve etnik Arnavut işbirlikçilere karşı işlenen suçlardan beraat eden eski Kosova Kurtuluş Ordusu Komutanı Ramuş Haradinay'ın serbest bırakılmasının yol açtığı hayal kırıklığına rağmen ICTY'ye yönelik yükümlülüklerini tam olarak yerine getireceğine söz verdi.
Ancak Sırbistan Başbakanı Vojislav Kostunica ve Sırp Radikal Partisi yetkilileri, imzayı Kosova'nın bağımsızlığını tanımak anlamına geldiğini ileri sürerek kınadılar. Kostunica bunu Sırbistan'a herhangi bir yükümlülük getirmeyen "anayasa ve devlet karşıtı bir anlaşma" olarak nitelendirdi.
Başbakan, "Kimsenin Kosova'nın bağımsızlığını Sırbistan adına belgelemesine izin vermeyeceğiz, bu yüzden de Tadiç'in imzası kesinlikle değersizdir." dedi.
Ancak Rehn, SAA ile Kosova'nın statüsü arasındaki her türlü bağlantıyı reddetti. Yetkili, anlaşmanın Kosova'nın BM yönetimi altında olduğunu belirttiğini, bunun da onu Kosova'nın statüsü konusunda "tarafsız" yaptığını belirtti. Ancak Kosova bugüne kadar 18 AB üyesi tarafından tanınmış durumda.