Rapor: Bulgar uyuşturucu kaçakçılığı kilit terörist grupları besliyor

10/04/2008

Bir Bulgar parlamento komitesi Çarşamba günü, Hizbullah ve İslami Cihad gibi terörist örgütlerin faaliyetlerinde kullanılan paranın bir kısmının Bulgaristan üzerinden yapılan uyuşturucu kaçakçılığından geldiğini öne süren bir raporu kabul etti.

(The Times, FT - 10/04/08; Reuters, AP, DPA, Balkan Insight, SNA, Dnevnik, Mediapool - 09/04/08; Reuters, Mediapool - 08/04/08)

photo

Raporda, Bulgaristan'daki uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirlerin Hizbullah ve İslami Cihad gibi Orta Doğulu terörist örgütlerin beslenmesinde kullanıldığı ortaya konuyor. [Getty Images]

Bulgar parlamento komitesinin 9 Nisan Çarşamba günü kabul ettiği bir rapora göre, Bulgaristan üzerinden yapılan uyuşturucu kaçakçılığından elde edilen dev gelirlerin bir kısmı Ortadoğu'daki terörist grupların ceplerine giriyor.

Milletvekilleri, sentetik uyuşturucu kaçakçılığıyla uğraşan Bulgar suç çetelerinin bazen terörist örgütlerle bağlantıları bulunan arap vatandaşlarıyla birlik olup Balkan ülkesinin toprakları üzerinden yapılan kaçakçılıktan önemli miktarda gelir elde ettiklerini ileri sürdüler.

Parlamentonun 27 üyeli İç Güvenlik ve Kamu Düzeni Komitesi, "Uyuşturucu ticaretinden toplanan paranın bir kısmının Hizbullah, İslami Cihad ve Hıristiyan militanlar gibi terör örgütlerinin faaliyetlerini desteklemekte kullanıldığı sonucunu çıkarabiliriz." dedi.

Hizbullah Lübnan merkezli Şii bir gerilla örgütüyken, İslami Cihad başta Gazze Şeridi olmak üzere Filistin topraklarında faaliyet gösteren Filistinli bir militan grubu. Her ikisi de AB ve ABD'nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Şubat ayındaki bir açıklamasında, Balkanlar'dan geçen ana uyuşturucu kaçakçılığı rotalarından birinin üzerinde bulunan Bulgaristan'ın "yasadışı uyuşturucu maddeler için hem geçiş ülkesi hem de üretici olduğunu" ileri sürdü.

Parlamento komitesinin hazırladığı raporda sentetik uyuşurucu üretimi ve dağıtımıyla Bulgaristan içişleri bakanlığının çabalarında yaşanan sorunlar üzerinde duruluyor. Devlet Ulusal Güvenlik Dairesi tarafından sağlanan bilgileri esas alan komisyon, polis tarafından kapatılan amfetamin laboratuvarı sayısında 2006 ve 2007 yıllarında yaşanan önemli bir düşüşe dikkat çekiyor. Yasa uygulama organları 2004'te bu gibi dokuz, 2005'te ise dört tane daha tesis kapatmışlardı. Bu rakamlar 2006 yılında sadece ikiye, geçen yıl da sadece bire düştü.

Benzer şekilde, güvenlik güçlerinin el koyduğu yasadışı uyuşturucu madde miktarı da belirgin bir azalma göstererek, 2005 yılındaki 1018 kilogramdan 2007'de yalnızca 169 kilograma düştü.

Milletvekilleri bu düşüşü içişleri bakanlığında gizli bilgileri soruşturma altındaki suçlulara sızdırmak gibi "endişe verici uygulamalara" bağlıyor.

Vekiller meseleyi, şaibeli işadamlarıyla üst düzey bakanlık yetkilileri arasındaki tartışmalı temaslarla ilgili büyük bir skandal patladığı bir dönemde ele aldılar. Skandalda iki üst düzey polis yetkilisi tutuklandı.

İçişleri Bakanı Rumen Petkov'un da sözde mafya babalarıyla görüştüğünün ortaya çıkması, bakanın istifası veya görevden alınması yönünde çağrılara yol açtı.

Parlamentonun İçişleri Komitesi başkanı Mincho Spasov Çarşamba günü basın mensuplarına Petkov'un yaptıklarının tekdiri hak etmiş olduğunu söyledi. Spasov, "Yerinde olsam istifa ederdim." dedi.

Geçtiğimiz hafta, parlamentodaki muhalefet partileri olayla ilgili olarak hükümet aleyhindeki beşinci gensoru önergesini sundular. Cuma günü oylama yapılması bekleniyor.

Bulgaristan'ı sürekli olarak organize suç ve üst düzey yolsuzlukla yeterli seviyede mücadele etmemekle eleştiren AB, bu hafta Sofya'yı özellikle de iki tanınmış kişinin öldürülmesi sonrasında derhal harekete geçmeye çağırdı. Bir nükleer enerji firmasının başkanı Borislav Georgiev ve Bulgar mafyasıyla ilgili çok sayıda kitabın yazarı Georgi Stoev 24 saat içinde vurularak öldürüldüler.

Avrupa Komisyonu (AK) sözcüsü Mark Gray, "Adam vurma olayları son birkaç yıldır düzenli olarak ve başarılı bir kovuşturma yapılmadan gerçekleşiyor." diyerek şöyle devam etti: "Derhal harekete geçilmesi gerekiyor."

AB uzmanları, AK'nin Bulgaristan'ın üst düzey yolsuzluk ve kiralık katil cinayetleriyle mücadeledeki ilerlemesiyle ilgili Temmuz ayında yayınlayacağı rapor öncesinde önümüzdeki ay ülkeyi ziyaret edecekler.

Bulgaristan'da 2001 yılından bu yana çete suikastlarında 150'den fazla kişi öldürülmesine rağmen tek bir şüpheli bile cezalandırılmadı.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

icon12345icon

Bugünkü İnceleme Yazıları

Loading

İlgili Makaleler

Loading