09/08/2006
Bulgaristan'ın orta kesiminde kazı yapan arkeologların bulduğu 5 bin yıllık bir hançer ve 500'den fazla çeşitli altın eşyalar, antik Trakya medeniyetine yeni bir ışık tuttu.
(The Independent, UPI - 08/08/06; AP, ABC, Sofya Haber Ajansı, Focus Haber Ajansı - 07/08/06; Reuters, DPA, BBC, VOA, The Scotsman, Sofya Haber Ajansı - 06/08/06)
![]() Geçmişi İ.Ö. 3. milenyuma dayanan altın Trakya hançeri ve mücevherler Sofya'daki Ulusal Tarih Müzesi'nde sergileniyor. [Getty Images] |
Geçtiğimiz günlerde gün ışığına çıkarılan ve içinde ender bulunan 5 bin yıllık bir hançerin de yer aldığı altın hazinesi, 9 Ağustos Çarşamba günü Sofya'daki Ulusal Tarih Müzesi'nde (UTM) sergilenmeye başladı.
Geçmişi İ.Ö. 3. bin yıla dayanan 16 cm'lik hançer ve 545 parça altın Trakya mücevheri, arkeolog Martin Hristov başkanlığında yapılan kazılar sırasında başkentin yaklaşık 120 km doğusundaki Bulgar Dabene kasabasının yakınlarında ortaya çıkarıldı.
UTM Müdürü Bozhidar Dimitrov, hazinenin ilk defa duyurulduğu Pazar günü yaptığı açıklamada, "Gerçekten heyecan verici bir keşif." diyerek şöyle devam etti: "Altın ve platinden yapılmış olduğuna inandığımız hançer, büyük olasılıkla Trakyalı bir hükümdara veya bir rahibe aitti. Bu tipteki bir eşya efsanevi Truva kentinde bile bulunmamıştı."
Dimitrov, hançerin mükemmel şekilde korunmuş olduğunu ve "traş olunabilecek" kadar son derece keskin olduğunu söyledi.
Dabene yakınlarındaki kazılar, UTM'de görevli arkeologların bir çiftçinin karısının üzerinde son derece zarif şekilde işlenmiş altın bir gerdanlık görmeleri sonrasında yaklaşık iki yıl önce başlatıldı. Kadın arkeologlara, gerdanlığı kocasının tarlasını traktörle sürerken bulduğunu söyledi.
Köyün yakınlarındaki üç höyükte on ay boyunca yapılan kazılar sonunda, arkeologlar 4 bin yıldan daha eski oldukları söylenen farklı mücevherlerin parçaları olan 15 bin 500'den fazla minyatür boncuk ve yüzük bulduklarını söylediler. Eşyalar cenaze kıyafetinin bir parçası olarak takılmış olabilir. İşçiliğin mükemmel olduğu söyleniyor; örneğin, bazı yüzüklerin kaynak noktaları sıradan bir mikroskopla ayırt edilemiyor.
Arkeologlar başlangıçta antik bir demircilik merkezini kalıntılarını ortaya çıkardıklarını varsaydılar. Ancak bugüne kadar Dabene sahasında herhangi bir yerleşim veya tapınak izine rastlamadıkları için, artık bölgenin başta yerküre tanrıçası Gea olmak üzere tanrılara saygı sunmak için kullanıldığına inanıyorlar.
"Höyükler bir kompleksin parçası gibi görünüyorlar." diyen Hristov şöyle devam etti: "Bazıları mezar özelliği gösterirken, diğerleri antik insanların tanrılar için hediyeler gömdükleri ritüel alanları gibi görünüyorlar."
Bazı kaynaklara göre, Trakyalılar İ.Ö. 4 bin ile istilacı Slavlar tarafından asimile edildikleri İ.S. 8. yüz yıl arasında günümüz Bulgaristan topraklarında ve çağdaş Yunanistan, Romanya, Makedonya ve Türkiye'nin bazı kesimlerinde yaşadılar. Diğerleriyse çok daha erken, İ.S. 45 civarlarında yok olduklarını söylüyorlar. Trakyalılar bu topraklarda en az 4 bin yaşamış olsalar dahi, yazılı bir dilleri olmadığı ve bugüne dek kalabilmiş kayıtla bırakmadıkları için gizemli medeniyetleri hakkında az şey biliniyor.
Bazı uzmanlar, altın hançer ve Dabene'de bugüne kadar bulunan altın mücevherleri Trakyalılar'dan önce yaşayan insanların ürettiğini öne sürüyorlar.
Son iyi yıl, Bulgar arkeologlar açısından son derece verimli geçti. 15 binden fazla parçadan oluşan Dabene hazinesinin Ağustos 2005'te duyurulmasından bir aydan kısa bir süre önce, arkeologlar içinde Yunan tanrıçası Nike'nin bir imgesinin bulunduğu bir altın çelengin de yer aldığı 2 bin 400 yaşında, 50 parçalık eşsiz bir Trakya koleksiyonunu gün ışığına çıkardılar.
2004 yılında, Schliemann tarafından Truva'da ortaya çıkarılan "Agamemnon'un Maskesine" benzeyen som altından yapılmış yemek tabağı büyüklüğündeki bir maske Bulgaristan'ın orta kesiminde gün ışığına çıkarıldı.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası