11/05/2006
Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı, Salı günü Bosna-Hersek'in Sırbistan-Karadağ'a açmış olduğu soykırım davasını görüştü.
Southeast European Times için Belgrad'dan Davor Konjikusiç'in haberi -- 11/05/06
![]() Soykırım davası Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'nda görüldü. [Getty Images] |
Lahey'dek, Uluslararası Adalet Divanı (UAD), bugünlerde uzmanların deyimiyle mahkemenin "tarihindeki en zor davasını" mütalaa ediyorlar. Bosna-Hersek'in (BH) Sırbistan-Karadağ'a açmış olduğu soykırım davasında ilk defa bütün bir ülke soykırımla suçlanıyor.
UAD'nin 16 yargıcı 9 Mayıs Salı günü görüşmelere başladı. Yargıçların öncelikle dava üzerinde yargı yetkisine sahip olup olmadıklarına karar vermeleri gerekiyor. AUD devam kararı verirse, karara varılması aylar sürebilir.
BH, yaklaşık 200 bin kişinin öldüğü ve Müslüman kasaba ve köylerinin tamamen harap edildiği 1992-1995 ihtilafı sırasında meydana gelen can ve mal kayıpları için tazminat istiyor. Kesin bir miktar telaffuz edilmemekle birlikte, Sırbistan suçlu bulunduğu takdirde milyarlarca dolar ödemek zorunda kalabilir.
Sırbistan-Karadağ'ın avukatları suçlamaların abartıldığını iddia ediyorlar. Avukatlar ayrıca, davanın açıldığı 1993 yılında BM'nin zamanın Yugoslavyasına üyeliğini askıya aldığını belirterek, mahkemenin yargı yetkisine de karşı çıkıyorlar.
Sırbistan-Karadağ'ın hukuk ekibinde yer alan Vladimir Ceriç, "Mahkemenin yetkisini sorgulama fikrinin tamamı, BM'ye 2000 yılında üye olmuş ve Soykırım Konvansiyonu'nu ancak 2001 yılında imzalamış olmamızdan kaynaklanmaktadır. Bunun iki anlamı vardır: bu tarihe kadar BM üyesi değildik ve bu yüzden de bu mahkeme tarafından yargılanamayız, zira bu mahkemeye yalnızca, burada geçerli olmayan bir kaç istisnayla, BM üyeleri çıkarılabilir," dedi.
Sırbistan-Karadağ ekibinin kilit savlarından birini, UAD'nin Aralık 2004'te aldığı, Sırbistan-Karadağ'ın NATO'ya açtığı davayı reddetme kararı oluşturuyor. Mahkeme, davanın açıldığı 1999 yılında eski Yugoslavya'nın NATO üyesi olmadığını öne sürdü.
BH, Sırbistan'ın kendisini parçalanmış Yugoslav federasyonunun haklı ardıl devleti olarak ilan ettiğini ve istediği meşruluk tarihini seçemeyeceğini iddia ediyor.
Mahkemedeki argümanlar ve çürütmeler sırasında, Sırbistan BH'nin yapılan zulümlerin kurbanı olduğunu reddetmemekle birlikte, ülkelerinin 2000 yılındaki demokrasi devriminden önce yapılmış eylemlerden sorumlu olmadığını ileri sürdü.
Sırbistan'ın baş temsilcisi Radoslav Stojanoviç yargıçlara, "Bu duruşmalarda huzurunuza çıkan bütün temsilcilerin karşı olduğu Slobodan Miloseviç'in acınacak haldeki rejimini savunmayı asla düşünmedik," dedi.
Ancak BH, Müslüman halka yönelik cinayet, terör ve sınırdışı eylemlerinin Belgrad'da planlandığı, organize ve finanse edildiğini ve bu tip bir davranış biçiminin soykırım demek olduğunu savunuyor.
BH'ye danışman olarak görev yapan ABD'li avukat Thomas Franck, "Bu münferit suçların bir birikimi -şeytani eylemlerin korkunç bir tekrarıdır- ve bunlar nihayetinde açıkça soykırım olarak ortaya çıkmaktadır," şeklinde konuştu.
Hırvatistan da Sırbistan-Karadağ'a karşı soykırım davası açmasına karşın, bu dava henüz görülmedi.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası