27/01/2005
İki saldırgan tropik su yosunu türünün Hırvatistan'ın Adriyatik kıyı şeridinde ve yakın adalarda çoğalması bilim adamlarını alarma geçirdi. Sorun uzun vadede turizme tehdit oluşturabilir.
Southeast European Times için Zagreb'den Miranda Novak'ın haberi – 27/01/05
![]() Turizm sektörü Adriyatik sahillerine dayanan Hırvatistan, su yosunlarının yayılmasının turistik cazibesini azaltacağından korkuyor. [AFP] |
Son yapılan araştırmalara göre, tropik bir su yosunu türünün Hırvatistan'ın Adriyatik kıyı şeridinde ortaya çıkarak hızla yayılması ciddi bir sorun teşkil ediyor. Latince adları Caulerpa Taxifolia ve Caulerpa Racemosa olan iki yosun türü, Adriyatik'in Hırvat kesiminde 1995 yılında ortaya çıktı. Fransa, İspanya ve İtalya bu bu yosunlarıyla yirmi yıldır mücadele etmesine karşın fazla başarı elde ettikleri söylenemez.
Racemosa'ya Hırvatistan'ın güney Adriyatik adaları civarında pek çok noktada rastlanırken, Taxifolia şimdiye kadar sadece Stari Grad ile kuzey Adriyatik adaları Rab ve Krk'ta görüldü.
Racemosa'nın Süveyş Kanalı yoluyla Kızıldeniz'den geldiğine inanılırken, Taxifolia'nın 20 yıl önce denize Monako'daki oşinografi müzesinden kazara bulaşmış olma ihtimali var.
Racemosa, yoğun bir yerleşim gösteren olağanüstü derecede saldırgan bir tür. Deniz tabanını tabakalar halinde kaplayan yosun, deniz ışığının diğer deniz canlılarına ulaşmasını engelleyerek fotosentezi imkansız kılıyor. Yiyecek ve oksijen olmayınca da diğer deniz canlıları ölüyor.
Su yosunu, ilk keşfedilişinden bu yana 35 kadar bölgeye yayılmış durumda. Hızla çoğalmasına şaşıran bilim adamları, etkilenmiş bazı alanların önümüzdeki üç yıl içinde birleşebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Bugüne kadar en çok etkilenen bölge, yosunun 11,5 kilometrelik kıyı şeridini kapladığı, Sobra ağzı yakınlarındaki Mljet adası. Sorun Bisevo adası yakınlarında da oldukça ciddi. Biyolog Vladimir Onofri, 7 metreden 40 metreye kadar uzanan bir rifin tamamen racemosa ile kaplı olduğunu gördüklerinde meslektaşlarının neredeyse küçük dillerini yuttuklarını söylüyor.
Çoğu zararlı su yosunu folyo ile kaplanarak kontrol altında tutulabilmesine karşın racemosa bu gruba dahil değil -- aşırı hızlı büyüyor. Adriyatik'te hiçbir doğal düşmanı yok ve parçalarının hafif olması ve suya batmaması nedeniyle akıntılarla yayılabiliyor.
Onofri, "Racemosa kümelerini siyah folyoyla kaplamak suretiyle yok etmeye çalıştığımız Mljet'teki şartlar en son test edildiğinde, bu su yosununun on gün içinde folyonun altında tam 27 cm büyüdüğü görüldü. Bu da, günlük büyüme miktarının 2,7 cm olduğunu gösteriyor," dedi.
Maliyetler, çalışma şartları ve sorunun büyüklüğü nedeniyle, Hırvat bilim adamları hükümete başta Mljet Milli Parkı olmak üzere kültürel ve biyolojik önemi büyük olan bölgelerdeki su yosunlarının temizlenmesi üzerinde yoğunlaşmalarını tavsiye ettiler. Ne var ki, sorunun tamamı çözülmedikçe, uzun vadede son derece ağır sonuçlarla karşılaşılabilir. Bu büyüme hızıyla yosun, bölgenin tamamını yaklaşık 10 yılda kaplayabilir ve bölgenin çekiciliğini azaltarak Hırvatistan'ın ekonomik büyümesinin başlıca kaynaklarından olan turizm sektörüne zarar verebilir.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası