05/05/2012
Mahsul kaybının bölge ekonomileri üzerindeki etkileri ağır olmasına karşın, az sayıda çiftçinin sigortalı olmasının nedenleri tartışma konusu oluyor.
Southeast European Times için Üsküp'ten Misko Taleski'nin haberi -- 05/05/12
![]() Makedonya'daki Morane köyünde selde zarar gören mahsuller. [Misko Taleski/SETimes] |
Bölge hükümetleri mahsul kaybına karşı sigorta olarak sübvansiyonlar vermesine karşın, bölgedeki tarıma elverişli arazisini sigortalatan çiftçi sayısı yok denecek kadar az ve mahsullerin uğradığı zarar artıyor. Bu durum, ekonomik kalkınma açısından hayati önem taşıyan bir sektörün nasıl korunması gerektiği konusunda bir tartışma başlatıyor.
Sırbistan'daki Delta Generali sigorta şirketinin teknik müdürü Sava Bogiceviç, "Hasarlar, özellikle bizim gibi tarım üretimi GSYİH'sının önemli bir kısmını oluşturan ülkelerde, devletin ekonomisi için önemli olabilir." diyor.
Miroslav Milovanoviç, doğal afetleri önlemeye yönelik sistemli bir yaklaşım olmadığı için, tarım ürünlerinin sigortalanmasının tek alternatif olduğunu savunuyor.
Milovanoviç, "Geçen yıl, Bosna-Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti'nde çeşitli türdeki ürünler hakkında sadece 15 sigorta talebi alındı ve bu inanılmaz derecede küçük bir rakam olmasına rağmen, sigorta, üretim maliyetini artırdığı için anlaşılabilir bir şey." diyor.
Uzmanlar, bölgedeki çiftçilerin ortalama %3'ünün arazilerini sigortalatarak doğayla bir nevi ya hep ya hiç oyunu oynadığını tahmin ediyor. Bu rakam örneğin Sırbistan'da %10'un altında olmasına karşın, Fransa ve Avusturya gibi AB ülkelerinde sırasıyla %77 ve %90.
Bu yıl alışılmadık derecede kârlı geçen kış mevsimi, sonrasında gelen seller, sulu kar, yangın ve diğer afetler yüz milyonlarca avroluk hasara yol açtı. Sadece Bosna-Hersek Federasyonu'nda, mahsulün uğradığı hasar 80 milyon avronun üzerindeydi. BHF Köylü Sendikası Başkanı Dragan Pavloviç, "Her şeyi ekleyip çıkardığımızda, rakam çok daha büyük olacak." diyor.
Çiftçiler, sigortalatmaya karşı ilginin az olmasının başlıca nedeninin, sigorta şirketlerinin müşterilerine karşı ilkesiz politikası olduğunu söylüyor.
Üsküp yakınlarında araziye sahip bir çiftçi olan Risto Stefanovski, SETimes'a "Mahsullerimizi sigortalatmıyoruz, çünkü yüksek ücretleri karşılayacak paramız yok ve sigorta şirketleri sık sık bizi aldatıyor. Bu yüzden de umudumuzu sürekli olarak artan sübvansiyonlara bağladık. İklim değişiminin yol açtığı hasarlar yıldan yıla artıyor ve bizim maliyetlerimiz de artıyor. Bu yüzden her türlü yardımı kabul ederiz." diyor.
Sırbistan'da 50 bin avro değerindeki bir çiftliğin yıllık sigorta bedeli 120 avrodan fazla olmasına karşın, eğer çiftlik sellerden etkilenen bir bölgedeyse bu miktar beş kat yüksek olabiliyor.
Makedonya Çiftçiler Derneği Başkanı Veljo Tantarov SETimes'a verdiği demeçte, sosyalist sistemde sigorta şirketlerinin sık sık hasarı ve bunun sonucunda da ödedikleri tazminatı yanlış değerlendirdiğini söylüyor.
Tantarov, "İnsanlar güvenlerini kaybetmiş durumda. Bu durum bugün de fazla değişmedi, şirketler yine şartları dayatıyor ve bu da tarımı ve daha geniş anlamda ekonomiyi etkiliyor." diyor.
Sonuç olarak, bazı hükümetler çiftçilerin tarım, hayvancılık ve kuraklık sigortalarına katkı sağlayacak politikalar geliştirdi. Hırvatistan'da, hükümet sigorta bedelinin %25'ini karşılarken, BH'de bu oran %30, Sırbistan'da ise %40.
Marjan Blazhevski, Makedon Tarım Bakanlığı 2008 yılında tarım sigortasına %60 sübvansiyon getirdiğinden beri, sigortalatmaya olan ilginin arttığını belirtiyor.
Blazhevski, "Yine de, sigortalı sayısı kayıtlı çiftçi sayısına göre düşük. Bunun nedenlerinden biri, çiftçilerin sigortanın faydalarının yanı sıra sigorta primlerine uygulanan sübvansiyon hakkında yetersiz bilgi sahibi olması." diyor.
Aleksandar Janev, bu ilgisizliğe Makedonya'da sadece dört sigorta şirketinin tarımla ilgili sigorta yapıyor olmasının neden olduğunu savunuyor.
Janev, "Ancak ne %60'lık sigorta sübvansiyonu ne de Tarım Bakanlığının bilinçlendirme kampanyaları beklenen sonuçları vermiyor. ... Geçen yıl, toplam kayıtlı çiftçi sayısının sadece %1,2'si mahsullerini sigortalattı. Net prim 530 bin avro ve bunun 320 bin avroluk kısmını devlet sübvanse etti." diyor.
Makedon çiftçileri %60'lık devlet desteğini memnuniyetle karşılasa da, sezona geç ulaştığını söylüyor; ayrıca alt düzey yetkililerin niyetlerine de güvenmiyor.
Anonymous, "Sigorta şirketleri, devletin sigortanın toplam bedelinin %60'ını karşılayacağına dair kanıt istemesine karşın, Tarım Bakanlığının bölge ofisleri bunları hâlâ çıkarmış değil. Yetkililer bize, doldurmamız gereken başvuruların kendilerine Haziran ayıında ulaşacağını söyledi. Meyve hasadının sona ermiş olacağı Haziran ayında sigortayı ne yapalım?" diyor.
Dunav sigorta şirketinin küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bölümü müdürü Danijela Nedeljkoviç, çiftçilerin sigorta yaptırmamasının bir diğer önemli nedeninin de tarım üretiminin az gelişmiş olması olduğunu savunuyor. Yatırım ve ürün az olduğunda, çiftlikleri sigortalatmayı haklı göstermek zor oluyor.
Nedeljkoviç, "Üretimi artırma amaçlı büyük yatırımlarla üretimi artması ile, sigortaya duyulan güven de artacaktır." diyor.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası