06/11/2009
Slovenya ile yapılan anlaşma Hırvatistan'ın AB hedefinin önünü açtı, ancak bazı blogcuları sinirlendirdi.
Southeast European Times için Zagrep'ten Natasa Radiç'in haberi -- 06/11/09
![]() Slovenya Başbakanı Borut Pahor Hırvat mevkidaşı Jadranka Kosor ile el sıkışırken görülüyor. [Getty images] |
4 Kasım Çarşamba günü imzalanan anlaşma uyarınca, Hırvatistan ile Slovenya arasındaki sınır anlaşmazlıkları uluslararası hakemlik yoluyla çözülecek. Artık Zagrep, Slovenya'nın itirazları yüzünden aylardır duraklayan AB üyelik yolunda ilerleyebilir ve AB de bir çözüme arabuluculuk yaptığı için gururlanabilir.
Ancak her iki ülkedeki yerli kamuoyu da daha az iyimser. Ulusal haysiyet söz konusuyken, her iki tarafta da bazı kesimler taviz vermek zorunda olma olasılığı konusunda çatlak sesler çıkarıyorlar.
Mrak.blog, "Sadece parlamentodaki tartışmayı izliyorum. Saçım olsaydı kesin yolardım." diye şikayet ediyor.
Pretenzije'ye göre, hakemlik Slovenya'ya fazladan toprak ve avantajlar kazanmak için gerçek bir şans veriyor ve mesele Uluslararası Adalet Divanı'na götürülseydi Hırvatistan'ın çıkarlarına daha iyi hizmet edilirdi.
"Hırvatistan'ın geleceği büyük zarar görecek." diyen yazar şöyle devam ediyor: "Denizin bir bölümündeki balık stoğu ve doğal gaz kaynaklarını kaybedeceğiz."
Slovenler de düzenlemeye benzer şekilde güvenmiyorlar ve anketler halkın %87'sinin anlaşmanın Hırvatistan'ın lehine olduğuna inandığını gösteriyor. Her iki ülkede de bir çok insan her iki tarafın da kazanacağı bir çözümün imkansız olduğundan şüpheleniyor - birileri taviz vermek zorunda kalacak ve her iki taraf da bunu istemiyor.
Anlaşma, muhalif siyasilere rakiplerine karşı kullanabilecekleri söylemsel cephaneyi de sağlıyor. Hırvatistan'da yapılacak seçimlerde aday olan Vesna Skare Ozbolt, Zagrep'in "AB üyeliğini toprakla ödememesi gerektiğini" ileri sürüyor.
Skare-Ozbolt, "AB üyelik yolunda başka bir ülkenin bizi engellemeyeceğini ... [ve] yeni bir taviz istemeyeceğini kim garanti edebilir?" diye soruyor.
Ancak bazıları Hırvatistan'ı meseleye daha geniş açıdan bakmaya çağırıyor. Vecernji List muhabiri Jadranka Juresko Kero blogundaki yazısında, Hırvatistan'ın bir bölge lideri olmaya soyunduğunu ileri sürüyor. Juresko-Kero, NATO üyeliğini kazanmış olan ülkenin Balkanlar'daki rolünün AB'ye girişiyle daha da önem kazanacağını söylüyor.
Juresko-Kero'ya göre, hem Hırvatistan hem de Slovenya'nın NATO üyesi olmaları anlaşmazlığın çözümünü daha da acil hale getirdi.
Yazar, nihai bir çözüm olmadan ikili ilişkilerin "bir gecede tekrar bozularak yeni engellemelere, müzakerelerin ertelenmesine ve Zagrep ile Ljubljana arasında diplomatik savaş çıkmasına kapı açma riskinin her zaman var olduğunu" belirtiyor.
Hırvatistan 2004 yılında AB'ye resmi üyelik adayı olmuş ve ertesi yıl da müzakerelere başlamıştı.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası