06/02/2009
Arnavut blogcular yeni kimlik belgelerinin artı ve eksilerini tartışıyorlar.
Southeast European Times için Balkanblogs derlemesi -- 06/02/09
![]() Tiranlı bir vatandaş yeni kimlik kartını gösteriyor. [Gent Shkullaku/SETimes] |
Arnavutluk'ta yapılan son seçimlerin itibarı, kimlik belgeleri ve seçmen kütüklerinin gerçekliği konusundaki anlaşmazlıklardan zarar gördü. Hükümetin geçen hafta dağıtmaya başladığı yeni kimlik kartları bu yaz yapılacak seçimlere Avrupa standartları getirilmesinde kilit bir unsur olacak.
Yeni kartlar için başvuruları kabul etmek için 12 Ocak'ta ülke çapında 400 merkez açıldı. Ancak süreç hep de sorunsuz gitmedi. Eleştirenler, yetkililerin yeni kartlarını almak için toplanan yüzlerce insana tam olarak hazırlıklı olmadıklarını söylüyorlar.
Arnavut blogcular konuyla ilgili oldukça farklı görüşlere sahipler. Örneğin Peshku pa ujë sitesinde yazan Horus, kimlik kartlarının bir nevi kölelik olduğundan emin. "Bir vatandaş olarak, parmak izlerim gibi kişisel bilgilerimi devlet veritabanına bırakmaya neden zorlanıyorum?" diye merak ediyor.
Cassandra, "Kim parmak izi bırakmaktan korkar ki?" diyerek buna karşı çıkıyor "Sadece suç mahallinde parmak izi bırakanlar, başkası değil."
Bu arada Lefti de şikayetleri rahatsız edici buluyor. "Süreç başladığına ve vatandaşlar yeni kartları almak için uzun kuyruklara girdiğine göre, eleştirenler de basit işlerine devam ediyorlar. Evet, orada burada kusurlar bulup eleştirmek çok kolaydır." diyor.
Pek çok blogcu içişleri bakanlığının kadınların çarşaf olmasa da başörtüsüyle fotoğraf çektirmelerine izin veren kararını da yorumladı. Bakanlık bu politikayı Arnavutluk'taki Müslüman cemaatiyle yürüttüğü istişareler sonrasında uygulamaya koydu.
Skyscrapercity-forums'da yazan shqiptario, "Saç, herhangi bir birey için temel bir kimlik unsurudur." diyerek şöyle devam ediyor: "Olabildiğince laik bir devlet olduğumuza göre, kurallar herkese aynı şekilde uygulanmalıdır."
Peshku pa ujë sitesinde as da benzer fikirde. "Devlet laiktir, fotoğraflarda böyle bir sembolizme izin verilmemelidir." diyen yazar şöyle devam ediyor: "Devlet de kimlik fotoğrafları için yeni bir yasal çerçeve sağlamalıdır."
Ancak Cassandra, Kanada gibi bazı Batı ülkelerinin saç örtüldüğü sürece kimlik fotoğraflarında başörtüsü takılmasına izin verdiğine işaret ediyor. "Kişi normalde de başörtüsü takarken görüleceği için bir sorun göremiyorum."
Son ama aynı derecede önemli, Suela kimlik işlemlerinde yaşadığı sorunu anlatıyor. 25 yaşındaki blogcu 11 yıl önce geçirdiği bir kaza yüzünden engelli durumda. Yeni kimlik kartına başvurmaya gittiğinde, başvuru ofisinin asansör olmaksızın ikinci katta olduğunu öğrenmiş.
"Bu uzun kuyruklarda bekleyen bir çok yaşlı ve hasta nsan var." diyen yazar şöyle devam ediyor: "Hepimiz Tarzan değiliz. Böyle bir hizmeti bu kadar beceriksiz bir şekilde almak adil değil. (Süreci uygulama ihalesini kazanan) Fransız firması kendi ülkesinde de böyle mi hizmet veriyor?"
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası