15/02/2008
Blogcular, ülkenin Nisan ayında Bükreş'te yapılacak NATO zirvesinde İttifaka katılım daveti alma umutlarını değerlendiriyorlar.
Southeast European Times için Klocan Seferay'ın haberi -- 15/02/08
![]() Arnavutluk geçtiğimiz yıl NATO ve ortak ülkelerin katıldığı ortak bir deniz krizine tepki tatbikatına ev sahipliği yaptı. [NATO] |
Yerel blogcular, Arnavutluk'un reform süreci NATO'nun istediği kadar hızlı ilerlemese de, ülkenin yakın gelecekte NATO'ya katılım daveti alma şansının yüksek olduğuna inanıyorlar.
Ülke liderleri NATO üyeliğini başlıca öncelik olarak nitelendirerek, bu amaç doğrultusundaki şartları yerie getirmek için altına bakmadık taş bırakmayacaklarına söz verdiler. Yine de, Başbakan Sali Berişa'nın iktidar koalisyonu ile muhalefet partileri arasındaki partizan savaşları ilerleme hızını yavaşlattı ve aralarında Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in de yer aldığı NATO yetkilileri ülkenin yapacak daha çok işi olduğu konusunda uyardılar.
peshkupauje sitesinde yazan Ll, Arnavutluk'un yine de çok yakında NATO'ya katılacağını öngörüyor. Yazar, henüz "resmi hiçbir şey olmamasına" rağmen, ülkenin İttifakın Nisan ayında yapacağı zirvede katılım daveti alacağına inanıyor.
Blogcular, Arnavutluk'un umutlarının, Adriyatik Tüzüğü'nün diğer üyesi Makedonya'nın umutları gibi, bölgesel güvenliği sağlama gereği tarafından artırıldığını ileri sürüyorlar.
Bledi, "Arnavutluk ve Makedonya sadeve KOSOVA yüzünden, istikrarlı ve güvenli bir bölge yaratmak amacıyla davetiye alacak." diye yazıyor.
Yazar, "Ben bir NATO üyeliği yanlısıyım, buna hiç şüphe yok. Bu ülkeler NATO standartlarının altında olsalar da, bölgesel güvenlik adına İttifaka katılmaları gerekli." şeklinde devam ediyor.
"NATO üyesi olmak hem teknik hem de siyasi bir karardır." diyen L1 şöyle devam ediyor: "Arnavutluk için durum daha çok siyasi, çünkü teknik açıdan İttifaka ekleyecek bir şeyimiz yok."
Arnavut blogcular bir dolu iç meseleyi de tartışıyorlar. Bunlardan biri de eğitimin özelleştirilmesi, özellikle de ticari amaçlı yüksek öğrenim kurumlarının sayısındaki artış.
Televizyonu veya gazeteyi açtığınızda büyük olasılıkla bu yeni kurulan okullardan bir veya birkaçının reklamlarını görüyorsunuz. Adri, bu trendin eğitimin ticarileşmesinden endişe duyan bazılarında öfkeye yol açtığına dikkat çekiyor.
"Arnavutluk'ta son yıllarda açılmış farklı özel üniversitelerin binlerce reklamı yayınlanıyor." diyen yazar şöyle devam ediyor: "Bunların hepsinin de halk tarafından kabul görmüş olması devlet eğitim sisteminin pek çok taraftarının rahatsız olmasına ve özel eğitimi protesto etmesine yol açmıştır."
Adri, "Belki de bu sektörün analiz edilip Avrupa'daki diğer sistemlerle karşılaştırılması iyi olur." diyerek şöyle devam ediyor: "Arnavutluk'taki durumun basit ve mantıklı bir analizi -ve Batı ve Doğu Avrupa'dan gelen bilgilerin bir yorumu- Arnavutluk'taki özel eğitim sistemiyle paniğin haksız olduğunu hemen anlamanızı sağlayacaktır ve bu konuda ileride yapılacak tartışmalar için güçlü bir zemin gereklidir."