24/08/2007
Osmanlı dönemine ait kalıntılar arayan ekip çok daha eski bir şey buldu.
Southeast European Times için Klocan Seferay'ın derlemesi -- 24/08/07
![]() Arnavutluk'un dağlık kuzey bölgesi Avrupa'nın en ücra köşelerinden biri. [Shala Vadisi Projesi] |
Arnavutluk'un kuzeyinde Osmanlı dönemine ait kaçakların izlerini arayan arkeologlar, çok daha eski bir şey bulduklarına şaşırdılar: Yaklaşık olarak M.Ö. 800 yıllarına dayanan geçmişe sahip, Bronz Çağı'ndan kalma bir kalenin kalıntıları. Duvarlar, antik Yunan Mikene'de rastlanan "Tepegöz" tekniği kullanılarak çimentosuz şekilde birleştirilmiş kaya parçalarından oluşuyorlar.
Ekibin lideri ABD'li araştırma görevlisi Michael Galaty'ye göre, keşif Avrupa'nın en ücra köşelerinden biri olan bölgenin binlerce yıl kullanıldığını gösteriyor. Kalenin inşa edildiği zamanlarda İlirya krallıkları Adriyatik Kıyısı'nda faalken, Yunanistan Karanlık Çağ'dan yeni çıkıyordu. Galaty'nin ekibi, burada kimlerin yaşadığının henüz belli olmadığını söylüyor.
peshkupauje sitesinde yazan Krasta, daha keşfedilecek çok şey olduğunu söylüyor. "Gerçekten de çok ilginç!" diyen yazar şöyle devam ediyor: "Arnavutluk'un dağlık kuzey bölgelerini kazarken gerçek hazineler bulacaklar. Sonunda, en azından Mikene'deki kadar eski bir medeniyete sahip olduğumuzu gösterdiler."
Krasta, "Arnavutluk'un antik kökeni hakkında bugüne kadar şaka gibi görünen pek çok teorinin ciddi şekilde ortaya çıkacağını düşünüyorum!" diye de ekliyor.
Berti şöyle bir yorumda bulunuyor: "Bu keşif hiç de garip değil. Yalnızca Arnavutluk topraklarında nadir görülmekle birlikte, bu döneme ait bu tarzdaki İlirya şehirleri Hırvatistan ve Bosna-Hersek'te mevcut. Hırvatistan'da bulunmuş ve bu tarzda inşa edilmiş ilk İlirya şehirleri M.Ö. 12. yüzyıla dayanıyor.
Yazar, "Arnavutluk topraklarında keşfedilmiş en eski kalıntılar M.Ö. 6. yüzyıla dayanıyor." diye de ekliyor.
Pjer antik İlirya'nın "etrafındaki ülkelerle aynı şekilde hatta daha yüksek seviyede ilerleme gösterdiğine" inanıyor.
"Ne de olsa oğullarını İlirya'ya (Durres/Durrah) okumaya gönderenler Romalılardı. Bu, o döneme ait Romalı yazarların 2 bin önce bizlere verdikleri ifade."
Bir diğer yazıda, Xhulieta Arnavutluk'a gelen yabancı turistlerin deneyimleri hakkında yazıyor.
"Arnavutluk'un en ünlü turistik kentlerinden biri olan Saranda'da bir sürü yabancı turiste rastlayabilirsiniz. Tatillerini geçirmek üzere her yıl Arnavutluk'a gelen insanlar var. Bir turist şöyle diyor: "Arnavutluk'ta, dünyanın diğer güzel yerleriyle karşılaştırabileceğiniz, gerçekten gidilmesi gereken yerler buldum. Karakteristik şehirler var ve gerçekten etkileyici birkaç eski kenti ziyaret ettim."
Yazar, "Dış basında Arnavutluk hakkında bir sürü kötü bilgi yer alıyor. Yabancıların Arnavutluk'un güzel bir ülke ve insanlarının iyi olup olmadığı konusunda şüpheye düşmelerinin nedenlerinden biri de bu." diye tamamlıyor.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası