Balkanlar'da radikal İslam tehdidi artıyor

10/12/2012

Analistler, Balkanlar'daki güvenlik ortamından sorumlu çevrelerin, terörizm tehdidine karşı daha hazırlıklı olması gerektiği görüşünde.

Southeast European Times için Üsküp'ten Miki Trajkovski ve Saraybosna'dan Drazen Remikoviç'in haberi -- 10/12/12

photo

Şükri Aliya, Makedonya'daki dindar Müslüman kesimin kontrolünü ele geçirmeye çalışmıştı. [AFP]

Radikal İslam Balkanlar'da kendini daha fazla hissettirmeye başlarken, uzmanlar, Vahhabilik gibi hareketlerin bölgedeki güvenlik ortamı açısından giderek artan bir tehdit teşkil ettiği konusunda uyarıyor.

Balkanlar'da radikal İslam'ın ortaya çıkışı, 1990'ların başında Yugoslavya'da yaşanan çatışmaların iyiden iyiye şiddetlenmeye başladığı döneme denk geliyor. O dönemde Müslümanların yanında savaşmak üzere Ortadoğu ülkelerinden Bosna Hersek'e gelen mücahitler ve dini liderlerin pek çoğu, vatandaşlık hakkı alabildiği için ülkede kaldı.

Konuyu SETimes'a değerlendiren Makedonya Askeri Güvenlik ve İstihbarat Servisi eski başkanı Vladimir Pivovarov, "Radikal İslam, Makedonya'nın batısı, Kosova, Arnavutluk, Sancak ve Bosna başta olmak üzere bölgede ciddi bir tehdit. Bu kişilerin sayısı, kamuoyunun bildiğinden çok daha fazla," diyor.

Bölgedeki radikal İslam hareketinin fikri liderlerinden biri olarak kabul edilen ve hakkında uluslararası yakalama emri çıkarılan Şükri Aliya, geçtiğimiz ay Kosova'da tutuklandı. Çarşamba günü (5 Aralık) Makedonya'ya iade edilen Aliya, bir dizi suçtan yargılanacak.

Lideri olduğu grup bundan birkaç yıl önce Makedonya'daki dindar Müslüman kesimin kontrolünü ele geçirmeye çalışan Aliya, imamları hedef alan bir saldırıdan hüküm giymişti.

Polis ayrıca Aliya'nın bu yıl Üsküp yakınlarında beş balıkçının öldürülmesi olayıyla ilgili bağlantısını da araştırıyor.

SETimes'a demeç veren Makedonya İçişleri Bakanlığı Halkla İlişkilerden Sorumlu Vekili İvo Kotevski, yürüttükleri operasyonel soruşturmanın, Aliya'nın radikal İslamın en önemli elebaşılarından olduğunu gösterdiğini ve bu bakımdan, cinayetlerin azmettiricisi olabileceği ihtimalinin gözardı edilemeyeceğini belirtiyor.

Pivovarov ise, radikal İslamın ekonomik açıdan zayıf ülkelerde varlık gösterdiğine, zira böyle ülkelerin bu tür tehditlerle mücadele imkanı olmadığına değiniyor.

Radikal İslamı, terörizme vasıtalık eden bir unsur olarak nitelendiren ve dolayısıyla da Balkanlar'da güvenlikten sorumlu makamlar tarafından ciddiye alınması gerektiğini söyleyen Pivovarov'a göre, "bölge hükümetleri bu tür bir olguyla mücadele etmeye hazır olduklarını öne sürse de, gerçekte öyle olmadıkları ortada."

Üsküp Güvenlik Fakültesi öğretim üyelerinden Frosina Remenski ise, bu konuda önleyici tedbirler alınması gerektiği görüşünde. Ancak bunun için, bölgedeki devletler ve güvenlik kurumları arasında daha da büyük bir işbirliği sağlanması şart.

SETimes'a konuşan Remeneski, "Bölgedeki tüm ülkeler arasında yasal bir uyum sağlamak ve terörle mücadele konusundaki ortak çalışmaları, krize karşı geliştirilen mevcut ekonomi politikaları ile koordinasyon içinde yürütmek, bireylerin radikal İslamcıların safına katılma olasılığını büyük ölçüde azaltacaktır," diyor.

photo

28 Ekim 2011 tarihli bu fotoğrafta, Saraybosna'daki ABD Büyükelçiliği'ne ateş açtıktan sonra elindeki kalaşnikof ile yolda duran 23 yaşındaki Mevlit Yaşareviç görülüyor. [AFP]

Geçtiğimiz yıl 28 Ekim 2011 tarihinde, Mevlid Yaşareviç adında Sırbistan asıllı bir Vahhabi, ABD Büyükelçiliği'ne düzenlediği silahlı saldırı ile Saraybosna'da büyük korku yarattı. Elçilik binasını bir saatten uzun süre otomatik tüfekle ateş altında tutan 23 yaşındaki saldırgan,sonunda keskin nişancı bir polis tarafından vurulup tutuklandı.

2010 yılında ise Bosna Hersek'in Bugojno kentindeki bir polis karakoluna saldıran teröristler, bir polis memurunu öldürdü, beş memuru yaraladı. Her iki saldırının da davaları sürüyor.

Uzmanlar, Bosna Hersek'teki radikal İslamcıların, Sırbistan'ın Sancak bölgesi, Makedonya, Kosova ve Karadağ'daki gruplarla güçlü bağlantıları olduğu inancında.

2009 yılının sonlarında Bosna Hersek Yüksek Temsilciliği'ne ait gizli bir belge ülke basınında haber oldu. Belgede, üst düzey siyasi ve dini yetkililerin, ülkedeki terör ve radikal İslam çevrelerine finansman sağladığı belirtiliyordu.

Belgede adı geçenler arasında Bosna Hersek İslam Topluluğu eski lideri Mustafa Ceriç, Sosyal Demokratlar'ın lideri Zlatko Lagumdzija ve Daha İyi Bir Gelecek İçin İttifak lideri, medya patronu Fahrudin Radonciç yer alıyordu.

Yetkililer suçlamaları redderken, Yüksek Temsilcilik de belgenin iç kullanım amaçlı olduğunu açıkladı.

Radikal İslamcı liderler, internette yayınladıkları videolar, haberler, basın bültenleri ve toplantılar aracılığıyla kamuoyunda giderek daha fazla görünürlük kazanıyor.

Bosna Hersek'teki Vahhabilerin gayriresmi lideri Nusret İmamoviç, kısa bir süre önce yaptığı bir açıklamada, ülkenin şeriat ile yönetilmesi gerektiğini söyledi.

23 Eylül'de Saraybosna'da düzenlenen aşırıcılık ve terör konulu bir panelde konuşan İmamoviç, "İslam ile politika arasında kırılmaz bir bağ mevcut. Bizim için İslamın en önemli noktası cihattır. Allah, onun yolunda savaşanları sever," dedi.

İlgili Makaleler

Loading

Güneydoğu Avrupa Terör ve Organize Suçla Mücadele Uzmanları Ekibi adlı bölgesel bir sivil toplum kuruluşunun üyelerinden Cevat Galijaseviç'e göre, İmamoviç'in düzenlediği toplantı ve benzeri etkinlikler, Bosna Hersek anayasasına doğrudan saldırı anlamı taşıyor.

Bu tür düşüncelerin, Saraybosna'nın orta yerinde, halka açık bir ortamda ilk kez dile getirildiğini kaydeden Galijaseviç, <italic>SETimes</italic>'a şu yorumda bulundu:

"İmamoviç'in sözlerine hiçbir siyasetçi tepki göstermedi. En kötüsü de, bu tür olayların diğer Müslümanlara da zarar veriyor olması."

Bu haber, SETimes Üsküp muhabiri Biljana Lajmanovskiç ve Belgrad muhabiri İvana Jovanoviç'in katkılarıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading
Oy Ver
 
 

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

Röportaj

Balkan ülkelerinden AB güvenlik ve savunmasına katkı taahhüdüBalkan ülkelerinden AB güvenlik ve savunmasına katkı taahhüdü

Bölge ülkelerinin AB kriz yönetimi misyonlarına, Avrupa Güvenlik ve Savunma Koleji eğitim programlarına ve gizli bilgilerin karşılıklı paylaşım anlaşmalarına katılımı küresel barış ve istikrara destek vermelerine yardımcı oluyor.

SETimes logo

En Popüler

Loading
Loading
Loading

Anket

Avrupa Birliği, Suriye'ye savaşmaya gidenlerin ülkelerine döndüklerinde radikalleşmiş olma ve terörist eylemler gerçekleştirme ihtimallerinin daha yüksek olduğuna inanıyor. Katılıyor musunuz?

Evet
Hayır
Bilmiyorum