Yeni AB dönem başkanı Kıbrıs mali uçurumun eşiğinde

16/07/2012

Türkiye tarafından tanınmayan ve diğer yandan ekonomik sorunları için Rusya ve AB'den yardım isteyen Kıbrıs, ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Southeast European Times için Atina'dan Andy Dabilis'in haberi -- 16/07/12

photo

Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı şerefine Limasol kenti yakınlarındaki bir amfitiyatroda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Demetris Hristofiyas da katıldı. [Reuters]

AB'nin yeni dönem başkanı Kıbrıs'ta bankalar finansal anlamda adeta kuşatma altında; Cumhurbaşkanı, adayı yeniden birleştirme konusunda başarılı olamadığı için son derece üzgün ve üstüne üstlük Türkiye, ülkeyi tanımamakta ısrarlı. Bu koşullar altında Kıbrıs'ın altı aylık dönem başkanlığı, Türkiye'nin AB umutlarını boşa çıkarıp, adayı ayıran sınırın iyice derinleşmesine neden olabilir.

Kıbrıs'ın daha şimdiden tartışmalara neden olan başkanlık süreci 1 Temmuz'da başlarken, Moskova'da eğitim görmüş komünist kökenli bir siyaset adamı olan Cumhurbaşkanı Demetris Hristofiyas da, ülkesinin ekonomik sorunlarının çözümü için Rusya'nın yardımına başvurdu. Moskova'dan 5 milyar avro kredi talebinde bulunulurken, AB'den de Kıbrıs bankaları için 10 milyar avro istendi.

Yunanistan'da önceki hükümet, sattığı tahvillerin kıymetini düşürmek suretiyle borcunu azaltıp ekonomiyi düze çıkarabilmek için özel yatırımcıları büyük zarara uğratırken; ellerinde Yunan tahvili bulunduran Kıbrıs bankaları da bu durumdan ciddi zarar gördü.

AB Konseyi Başkanlığı, büyük ölçüde sembolik bir kurum. Hatta 2009 yılında, halihazırda bir Avrupa Komisyonu Başkanı varken kurulmuş olmasından ötürü, etkisinin çok daha az olduğunu söylemek de mümkün. Kıbrıs'ın dönem başkanlığı sürecinde, Hristofiyas ağırlıklı olarak ülkesinin iç meselelerine yoğunlaşarak, Kıbrıs meselesine çözüm bulma çabalarını büyük ölçüde kenara bırakabilir. Kıbrıs, topraklarının üçte birinin Türkiye tarafından işgal edildiği 1974 yılından bu yana Kuzey ve Güney olarak ikiye bölünmüş durumda.

Türkiye ayrıca liman ve havaalanlarını Kıbrıs'a ait gemi ve uçaklara kapalı tutuyor, ki bu tutum, ülkenin AB umutlarını zora sokan etkenler arasında.

Sekiz yüz bin kişilik nüfusu ile Kıbrıs, dönem başkanlığı kapsamında 27 ülkeden oluşan 500 milyon nüfuslu koskoca bir bloğun politikalarını yürütme rolünü üstlenecek. Almanya'da Başbakan Angela Merkel'in muhafazakar partisine yakınlığı ile bilinen bir şirketler topluluğunun, AB'nin dümeninin, kurtarma planı arayışındaki bir ülkeye teslim edilmesini "kabul edilemez" diye nitelendirmesi, Hristofiyas üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.

Kıbrıs Politikalar Merkezi Başkanı ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ahmet Sözen, "Her iki taraf da AB dönem başkanlığını bir fırsat olarak kullanmamalı," diyor.

photo

Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı bünyesinde temsil edilmemelerine öfkelenen Kıbrıslı Türkler, hayalet kostümleri giyip 27 Haziran günü Brüksel'deki Avrupa Konseyi binası önünde protesto eylemi düzenledi. [Reuters]

"Rum kesimi hükümeti, Kıbrıs konusuna acele bir çözüm bulma niyetinde değil, dolayısıyla bu yönde önemli adımlar atmayacaktır," diyen Sözen, Türkiye'nin de Kıbrıs'ı dönem başkanı olarak muhatap almayıp, söz konusu altı aylık süreci, Kıbrıs meselesinin çözümü yönünde kullanmayacağının açık olduğunu ve bu koşullar altında, Kıbrıs barış görüşmelerinde şimdiye dek elde edilen kazanımların kaybedilebileceğini söylüyor.

Ancak şimdilerde komşusu Suriye'deki gelişmelerle meşgul olan Ankara'nın, Kıbrıs konusuna etkin bir mesai ayırmama olasılığı da yok değil.

Nitekim konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Uluslararası Kriz Grubu Türkiye-Kıbrıs Projesi Direktörü Hugh Pope da şöyle bir açıklama getiriyor: "Türkiye, Kıbrıs'ı sinirlendirecek sürpriz girişimlerde bulunmayacaktır; zira şu anda ilgilenmesi gereken çok daha büyük sorunlar var."

Hristofiyas'ın halefinin belli olacağı Şubat 2013 seçimlerine dek bir şey olmasını beklemeyen Pope'a göre, "Kıbrıslı Rumları Türkiye'nin kötü bir niyetinin olmadığına ikna etme konusunda en büyük görev Türkiye'ye düşüyor."

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nda görevli Kıbrıs uzmanı Mustafa Kutlay ise, AB'nin ekonomik krizle boğuşmakta olup, mevcut durumda herhangi bir değişiklik beklentisi bulunmadığına değinerek, bu açıdan Türkiye'nin de şimdilik kenarda kalmaktan şikayetçi olmadığını belirtiyor.

"Türk ve Kıbrıslı Rum yetkililer arasında bir takım sözlü çekişmelera tanık olabiliriz, ama esas olarak hiçbir şeyin değişeceğini sanmıyorum."

Tüm bunlara rağmen, Kıbrıs, pek çok açıdan Yunanistan'a göbekten bağlı. Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığını devraldığı gün bir açıklama yapan Yunanistan Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopulos'un da dediği gibi, Kıbrıs sorunu, halen Yunan "dış politikasının en öncelikli maddesi" konumunda. Avramopulos, konuşmasında Türkiye'nin Kıbrıs'a yönelik "tehditkar ve saldırgan tutumuna" bir son vermesi gerektiğini de belirtti, ancak taraflar arasında bu tür açıklamalar yıllardan beri sürüyor.

Kıbrıs Türk ve Rum kesimlerinin ortak başkentinde bulunan Lefkoşa Üniversitesi'nde siyasi ekonomi dersi veren Prof. Dr. Andreas Teofanus ise daha iyimser bir bakış açısına sahip.

photo

Kimi analistlere göre, komşu ülke Suriye'nin topyekün iç savaşa girme ihtimali, Türkiye açısından daha önemli bir sorun teşkil ediyor. [Reuters]

"Mevcut sıkıntılara rağmen, Kıbrıs'ın dönem başkanlığı başarılı olacak; çünkü hükümet, gündemi anlıyor," diyen Teofanus, "Kıbrıs, Türkiye'nin provokasyonuna gelmeyecektir," diye ekliyor.

İlgili Makaleler

Loading

Yine de Kıbrıs halkı, AB başkanlığının Yunanistan gibi ülkecek iflasın eşiğine gelinen bir dönemde devralınması konusunda bir ikilem yaşıyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel tarafından yayınlanan bir raporda, AB'nin, Rum kesiminin dönem başkanlığında Kıbrıs meselesini bir tarafa bırakması istenmişti. Bruegel'in araştırmacılarından Benedicta Marzinotto, bu konuda hassas bir denge tutturulması gerektiği görüşünde. Kıbrıs'ın, büyüme ve istihdam yaratma gibi AB sorunlarına odaklanması gerektiğini söyleyen Marzinotto, "Küçük (kırılgan) bir ülkenin, zorlu siyasi meseleleri gündeme almak yerine, halihazırda geniş çaplı fikirbirliği sağlanan fikirlere odaklanması daha akıllıca olacaktır," diyor.

Atina'daki Yunanistan Avrupa ve Uluslararası Analizler Merkezi'nin başkanı, Kıbrıslı analist Stavros Karkaletsis ise Hristofiyas'ı engelin ta kendisi olarak nitelendirerek, "Hristofiyas, herkese Kıbrıs'taki [ekonomik] krizin, Yunanistan'daki krizden kaynaklandığını söylüyor, ama bu doğru değil," diyor. Karkaletsis, "AB, Türkiye karşısında daha güçlü olmalı. AB adayı bir ülkenin, dönem başkanlığı makamını tanımaması kabul edilebilir bir şey değil. Ankara'nın bu tavrı sadece Kıbrıs'a değil, tüm AB'ye karşıdır," diyor.

İstanbul'dan Menekşe Tokyay bu haberin hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading
Oy Ver
 
 

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

Röportaj

Siyasi diyalog ve sivil toplum programları, bölgesel bölünmelerin aşılmasına yardımcı oluyorSiyasi diyalog ve sivil toplum programları, bölgesel bölünmelerin aşılmasına yardımcı oluyor

Siyasi parti ve STK'ların sürekli çabaları, barışçıl dönüşümü destekliyor.

SETimes logo

En Popüler

Loading
Loading
Loading

Anket

Hırvatistan, 1 Temmuz'da 28. üye olarak Avrupa Birliği'ne katılıyor. Sizce bir sonraki üye hangi ülke olmalı?

Makedonya
Karadağ
Sırbistan
Türkiye
Arnavutluk
Bosna Hersek
Kosova



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle