30/01/2012
Balkanları aylarca etkisi altına alan kuraklık,kimi bölge ülkelerinde enerji tedariğini, kimilerinde ise tarımı olumsuz yönde etkiledi.
Southeast European Times için Svetla Dimitrova tarafından derlenmiştir -- 30/01/12
![]() Bölgede Ağustos ayında başlayan kuraklığın mahsul açısından etkisi yıkıcı oldu. [Gabriel Petrescu/SETimes] |
Bosna Hersek'in önemli tarım alanlarından Semberiya bölgesinde yaşayan, 62 yaşındaki Petar Zivanoviç, tıpkı ataları gibi Biyelyina'daki tarlalarını ekiyor. Ancak hayatı boyunca çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Zivanoviç, artık bu konudaki cesaretini ve hevesini öylesine kaybetmiş ki, başka bir iş yapmayı düşünüyor.
"Artık çiftçilik para etmiyor. Sebze de eksem, hububat da eksem zarar ediyorum," diyen Zivanoviç, ekim işlerinin yüksek maliyetinden ve olumsuz hava koşullarından yakınarak, "2010 yılında sel, geçtiğimiz yıl da kuraklık yüzünden bütün mahsulünün zarar gördüğünü, o yüzden de bu sene riske girmeyeceğini," söylüyor.
Mali krizler ve küresel ekonomik durgunluktan payını fazlasıyla almış olan Balkanlarda, bölge genelini etkisi altına alan kuraklık nedeniyle, enerji tedariğinde sıkıntılar yaşanıyor, ekinler kuruyor ve bütçeler eriyor. Üstelik bu kuraklığın yakın zamanda sona ereceğine dair hiçbir belirti olmaması, durumun muhtemelen daha da kötüye gideceğini gösteriyor.
Beş aydır devam eden kuraklık, tarihsel açıdan da ciddi boyutlara ulaştı. Uzun zamandır bu denli ağır bir kuraklık yaşanmadını belirten Moldova Hidro-Meteoroloji Servisinden Tatyana Miranova, "Elimizdeki kayıtlarımıza göre, 2011 sonbaharına benzer değerler, en son 1952 sonbaharında görülmüş," diyor. Öte yandan durumu daha zorlaştıran bir etken de, Moldova'da önemli sayılabilecek herhangi bir nehir ya da su kaynağı olmaması. Ülke, her 3-4 yılda bir aşırı kuraklık sorunu ile karşı karşıya kalıyor.
Makedon Elektrik Santralleri ELEM'de görevli uzman Mirce Kotevski de, yağış haberi beklentisi içinde gökyüzünü takip edenlerden. "Aylar süren kuraklıktan sonra, her damla yağış bizim için önemli; ama bu yıl Makedonya'ya düşen kar yağışı miktarı, sonbahardaki yağmur açığını telafi etmekten oldukça uzak. Gerçek durumu, Mart ya da Nisan ayında su kaynaklarına bakarak anlayacağız. Dağlarda hava sıcaklığı hâlâ düşük, o yüzden de hızlı bir erime ve su akışı yok," diyen Kotevski, geçtiğimiz yıla kıyasla suyun debisinin yüzde 70 oranında daha düşük olduğunu ve buna bağlı olarak, hidroelektrik santrallerinin yüzde 15 kapasite ile çalıştığını kaydediyor. Bu durumda da yüksek maliyetli elektrik ithalatı kaçınılmaz oluyor.
![]() Yağış azlığı, elektrik tedariğinde sıkıntı yaratıyor. [Petar Kos/SETimes] |
Kuraklığın elektrik tedariği açısından da faturası ağır oldu. Örneğin enerji sistemi ağırlıklı olarak hidroelektriğe dayalı olan ve dolayısıyla da su kaynaklarının kritik önem taşıdığı Arnavutluk'ta, tam da kış mevsimi kapıya dayanmışken kuraklık nedeniyle elektrik kesintileri baş gösterdi. Hava sıcaklığı düştükçe, elektrik tüketimi artarak, şebekeye aşırı yük binmesine ve ülke genelinde sık sık kesinti yaşanmasına yol açtı. Diğer yandan hükümet, kamu elektrik kurumu KESH'in, enerji ithalatı için 50 milyon dolarlık kredi alınması yönündeki acil talebini de onaylamak durumunda kaldı.
KESH'in verdiği bilgiye göre, Arnavutluk'un mevcut günlük elektrik üretimi 11 milyon kilovat saat iken, günlük ithalatı 12 milyon kilovat saati buluyor.
Romanya'da ise, Eylül ayından bu yana yüzde 50 gerileyen hidroenerji üretimi, zaman zaman düşük kapasiteli rüzgar enerjisi santrallerindeki üretim seviyesinin bile altında kalıyor. Bu durum, yüksek maliyetli termoelektrik santrallerini şu an için ülkenin ana enerji üreticisi konumuna sokarken, Cernavoda nükleer santralindeki reaktörlerden birinin geçici olarak kapatılması da, fiyatların daha da zamlanmasına neden oluyor. Ülkede elektrik fiyatlarının 1 Şubat itibarıyla yüzde 5 artması bekleniyor.
Kosova da termoelektriğe bağımlı ülkeler arasında. Zam olup olmayacağını söylemek için henüz çok erken olduğunu düşünen Ekonomik Kalkınma Bakanı Yardımcısı Ramazan Hasani, "Şahsi fikrime göre, elektrik fiyatlarına zam gelse bile, enerji şebekesinin teknik altyapısın yapılması gereken yatırımlar sebebiyle, sembolik bir artış olacaktır," diyor. Kosova'nın elektrik ihtiyacı, yüzde 90 iç üretimle karşılanırken, kalan kısım ithal ediliyor.
Bölgede kuraklık nedeniyle buğday ve mısır mahsulünde yaşanan kıtlık, tüketicilerin mutfak masrafına da zam olarak yansıyor. Sırp Cumhuriyeti Çiftçiler Birliği Başkanı Vladimir Usorac, Bosna Hersek'teki durumu şöyle özetliyor: "Bu yılki buğday mahsulümüz, iç piyasanın talebini ancak karşılar. Yani ihracat yapma imkanı yok. Sırbistan, Hırvatistan ve Macaristan da aynı durumda. Dolayısıyla buğdayı daha pahalı başka pazarlardan almamız gerekecek."
"2012 yılına ilişkin tahminler o kadar karamsar bir tablo ortaya koyuyor ki... Buğdaya, maliyetinin üç katı kadar para ödemek zorunda kalacağız. Muhtemelen bizi korkunç bir gıda kıtlığı ve zam dalgası bekliyor," diyen Usorac, Sırp Cumhuriyetinde eskiden buğday ve sebze yetiştirilen, tarıma elverişli arazilerin son on yılda ciddi ölçüde azaldığının da önemle altını çiziyor.
![]() Hayvan yemi fiyatlarındaki artış, et fiyatlarına da zam olarak yansıyor. [Gabriel Petrescu/SETimes] |
Öte yandan zamlar, un ve ekmek fiyatlarıyla sınırlı kalmayacak. Mısır mahsulündeki sıkıntılar nedeniyle, et fiyatlarının da yaklaşık yüzde 20 oranında zamlanması bekleniyor. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Sırp Cumhuriyeti Çiftçiler Birliği üyelerinden Miso Maljciç, "Kuraklık, mısır tarlalarını da vuracak, ki mısır, hayvan yemi üretiminin en önemli girdisi konumunda. Dolayısıyla yem ve et fiyatlarının da zincirleme olarak bu durumdan etkileneceğini tahmin etmek zor değil," diye açıklıyor durumu.
Belgrad'daki Uygulamalı Zirai Bilimler Enstitüsü öğretim üyelerinden Rade Protiç ise, ilkbahar ekimi konusunda kaygılı. Yeraltı suları konusunda yaşanan sıkıntılar nedeniyle, verim ve getiri konusunda zaten büyük riskler söz konusu olduğunu ifade eden bilim adamı, Sırbistan'ın, kuraklığa karşı tedbir olarak, gelişmiş bir sulama sistemine ihtiyaç duyduğunu, ancak "sonuçları 2-3 yılda alınacak böylesi bir yatırım için asla yeterince para bulunmadığını" dile getiriyor.
Aşırı sıcak geçen 2011 yazının ardından, yağışlı mevsimde de kar ve yağmura hasret kalan bölge için, uzun vadeli tahminler hiç de iç açıcı değil. Kuraklığın daha büyük çaplı yan etkileri oldukça ürkütücü.
Örneğin Romanya'yı ele alalım. Geçtiğimiz yıl zirai üretim açısından oldukça güçlü bir yıl geçiren ülke, bu sayede yılın ilk dokuz ayında yüzde 12,3'lük bir GSYİH büyümesi yakalamıştı.
Oysa 2012'de yağış bol olsa bile, çok daha düşük bir verim bekleniyor. Adevarul gazetesi genel yayın yönetmeni yardımcısı ve ekonomi haberleri müdürü Ovidiu Marincea, söz konusu tahminleri şöyle açıklıyor: "Tarım sektörünün önde gelen isimlerine göre, şu andan itibaren yeterli yağış alsak dahi, bu yılki üretimde yüzde 20-30'luk bir gerileme yaşanacak. Eğer ki kuraklık ilkbahara kadar devam ederse, zararın miktarı yüzde 70'leri bulabilir."
Zirai üretimde böylesi bir düşüşün, Romanya'nın bu yıla ilişkin yüzde 2'lik ekonomik büyüme hedefine ulaşma şansını tehlikeye atacağı uyarısında bulunan Marincea, "Geçtiğimiz yıl tarım sektöründe elde ettiğimiz yüksek başarı, yabancı yatırımcıların Romen ekonomisine olan güvenini artırdı. Ancak mevcut koşullar düşünülürse, bu defa tam tersine caydırıcı bir etki yaratabilir," diye de ekliyor.
SETimes'ın konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Sırp Cumhuriyeti Semberiya Çiftçiler Birliği Başkanı Ljubo Maletiç de, çiftçi Petar Zivanoviç'e hak veriyor: "Doğal afetler, zirai üretime büyük bir darbe vurdu. Çiftçiler, 'artık çiftçilik para etmiyor' dediklerinde onları gayet iyi anlıyoruz."
Bu haberin hazırlanmasına katkıda bulunan SETimes muhabirleri: Jonilda Koci (Tiran), Bedrana Kaletoviç (Saraybosna), Linda Karadaku (Priştine), Aleksandar Pavlevski (Üsküp), Alina Radu (Kişinev), Paul Ciocoiu (Bükreş) ve İvana Yovanoviç (Belgrad).
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası