Karadağ'ın 20 yıllık rüyası: Çevre temizliği

19/12/2011

Çevre koruması konusunda bugüne dek kayda değer bir noktaya ulaşamayan Karadağ'da, ekolojik sorunlar gündemdeki yerini koruyor.

Southeast European Times için Podgorica'dan Drazen Remikoviç'in haberi -- 19/12/11

photo

Milli park yolundaki çöp yığınları insanın göz zevkini bozan bir manzara oluşturuyor. [Drazen Remikoviç/SETimes]

Karadağ anayasasının ilk cümlesi şöyle diyor: "Karadağ Cumhuriyeti, sivil, demokratik ve ekolojik bir devlettir." Ancak bu maddenin ilan edilmesinin üzerinden 20 yıl geçtiği halde, ülke henüz çöp ve atık sorununu çözebilmiş değil.

Karadağ devletinin 20 Eylül'deki kuruluş yıldönümünde, yetkililer, çevre sorunlarına dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Avrupa Birliği temsilcilerinden oluşan uluslararası bir heyetin bu yılın başında yaptıkları Karadağ ziyareti kapsamında, basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan UNDP Temsilcisi Kristine Blokus, "ekolojik devlet kavramının kağıt üzerinde kaldığını" ifade etti.

Ülkede hâlen hiçbir atık geri dönüşüm tesisi bulunmadığı gibi, yerel bazda da hemen hemen her kentte çevre konusundaki bu kayıtsızlığın örneklerine rastlamak mümkün.

"Budva'da yaz mevsiminin olağan manzarası şu: Önce pırıl pırıl mermerleri ile parlayan, çevresi yeşilliklerle dolu muhteşem binalarla gözünüz gönlünüz açılıyor; sonra 100 metre ileriye baktığınızda, dalları rüzgarda sallanan naylon torbalarla dolu, dibinde boş bira ve şarap şişeleri bulunan uzun bir ağaç görüyorsunuz," diyor SETimes'a konuşan bölge sakini Djon Lakceviç.

Üstelik insanların çevre ve çöpler konusunda her geçen yıl daha kayıtsız hale geldiğini de ekliyor.

"Her yer çöp dolu. Yetkililer de bu konuda hiçbir tedbir almıyor."

Hükümetin resmi verilerine göre Karadağ'ın yıllık çöp üretimi 193.148 ton; ancak bunun sadece 96.574 tonu, yani yaklaşık yarısı toplanıyor.

Kalan yarısı ise doğaya atılıyor.

Podgorica yakınlarındaki Mareza köyünde çiftçilikle uğraşan Vasilije Mugosa'ya göre, çevre felaketinin en önemli örneklerinden biri, Podgorica'ya içme suyu verilen Mareza Nehri.

Ülkenin en büyük akarsuyu Moraca ile birleşen Mareza Nehrinin, küçük, ancak önemli bir su kaynağı olduğunu ve ne yazık ki her yerinin çöple dolduğunu belirten Mugosa, şöyle diyor:

"Yemin ederim, 20 sene önce her gün bu nehrin suyunu içerdim; bir de şimdiki haline bakın. Buraya fare düşse zehirlenir. Çevreye en büyük zararı kimin verdiğini söylemek zor: burada yaşayanlar mı, yoksa gerekli tedbirleri almayan yetkililer mi?"

photo

Podgorica'nın içme suyu Mareza Nehrinden geliyor. [Drazen Remikoviç/SETimes]

20 yılda ekolojik açıdan sıfır ilerleme

Karadağ'da çevre koruması bakımından beş "kara nokta" söz konusu ve bunlardan biri de, Niksiç'teki Zeljezara demir çelik fabrikası.

Tesiste hiçbir koruma tedbiri olmadan üretim yapıldığını ve Niksiç'in, Avrupa'nın havası en kirli kentleri arasında yer aldığını belirten uzmanlar, bacalarda filtre bulunmadığını, hatta çelik tesisinde baca dahi olmadığını söylüyor.

Niksiçliler, düzenledikleri protesto eylemleri ve imza kampanyaları ile yıllardır yetkilileri bu soruna karşı uyarsa da, bugüne dek herhangi bir sonuç alınabilmiş değil.

Yerel çevre sorunları ile ilgili çalışmalar yürüten Ozon isimli sivil toplum kuruluşunun başkanı Aleksandar Peroviç, Karadağ'ın, anayasada ekolojik bir devlet olarak nitelendirildiği halde, 20 yıldan beri bu yönde herhangi bir ilerleme kaydedilmediğine dikkat çekerek, yetkililer artık uyum sağlama döneminden çıkıp, yasayı hayata geçirmeli, diyor.

"Hükümet tıpkı bir illüzyonist gibi; bir yandan doğal kaynakları ön plana çıkararak ekolojik devlete vurgu yapıyormuş gibi görünürken, diğer yandan da Karadağ'ı kirletenleri gizliyor."

Çevresel çalışmalara ayrılan fon miktarının da son derece yetersiz olduğundan yakınan Peroviç, "Niksiç Belediyesi'nin son iki yılda çevre koruma çalışmalarına ayırdığı para 5 bin avro. Bu örnek bile herşeyi açıklamaya yeter," diyor ve ekliyor:

"Çevreyi kirleten sanayi kuruluşlarına yönelik cezalar da caydırı olmaktan çok uzak. Zeljezara yönetimi için, çevre koruma sistemi kurmaktansa, yıl sonunda kendilerine kesilen cezayı ödemek daha kârlı oluyor."

Ülkenin ekoloji alanındaki en büyük sivil toplum kuruluşu olan Yeşil Ev'in genel müdürü Darko Pajoviç de, üst düzey yetkilileri vurdumduymazlıkla suçluyor.

"Şu anda ekolojik bir devlet olmanın çok uzağındayız ve o noktaya ne zaman geliriz sorusunun yanıtı, karar mercilerine ve bu konuda gösterecekleri siyasi iradeye bağlı."

Çevreyle ilgili anayasal düzenlemenin 20 yıldönümünde basın mensuplarına demeç veren, Sürdürülebilir Kalkınma ve Turizm Bakanı Predrag Sekuliç, "Karadağ'ın sadece kağıt üstünde ekolojik bir devlet olduğunu söylemek çok acımasız bir eleştiri, ancak çevre konusunda daha yapabileceğimiz çok şey olduğunu da kabul ediyorum," dedi.

SETimes'a değerlendirmelerde bulunan Sürdürülebilir Kalkınma ve Turizm Bakanı Yardımcısı İvana Vojinoviç ise, Karadağ'ın ekolojik devlet ilan edildiği dönemin koşullarında, çevre sorunlarına bugünkü kadar eğilmenin mümkün olmadığını ifade ederken, çevre korumanın uzun bir süreç olduğunun altını çiziyor.

"Ulusal ve yerel ödenekler, hibeler ve krediler de dahil olmak üzere, Mayıs 2006'dan 2010 sonuna kadar çevre koruma ve altyapı alanındaki proje ve çalışmalar için toplanan fon miktarı 165 milyon avro. Çevre konusunda çok önemli bir dizi tasarıyı meclisin onayından geçirdik. Bu çalışmalar kapsamında en önemli önceliğimiz ise 'kara noktalar' idi."

photo

2010 yılındaki sel felaketinin ardından göl kıyıları tonlarca çöple doldu. [Drazen Remikoviç/SETimes]

Atık ve atık su yönetimi meselesinin de öncelikli konular arasında yer aldığını dile getiren Vojinoviç, hükümetin, ilerleyen dönemlerde uluslararası finans kurumları ile işbirliği içinde, önemli ekoloji projeleri gerçekleştirmeyi planladığını söyledi.

Kara noktalar ve diğer ekolojik tehditler

Ülkede çevre tehdidinin en önemli beş kaynağı arasında, Podgorica'daki alüminyum fabrikası, Niksiç demir işleme fabrikası, Herceg Novi'deki Bijela tersanesi, Pljevlja termik santrali ve Pljevlja kömür madeni yer alıyor. Gerekli atık yönetimi sistemlerinin, hatta en basitinden baca filtrelerinin bile bulunmadığı bu kara noktaların kimi kırmızı çamur ve endüstriyel atıkların yayılmasına, kimi deniz ve akarsuların kirlenmesine, kimi ise çıkardıkları zehirli küller ya da endüstriyel dumanlarla hava kirliliğine neden oluyor.

Eleştirmenlere göre yetkililerin uzun yıllardır görmezden geldiği bir başka yer de Vasove vode. Bölgenin çöp toplama işlerine bakan yerel şirketin, topladığı çöpleri, ülkenin kuzeyindeki Berane kenti yakınlarında bulunan bu araziye atarak, buradaki içme suyu kaynaklarını kirlettiği belirtiliyor.

Bundan bir yıl önce de Skadar Ulusal Parkı Gölü bir çevre felaketinin eşiğinden döndü. Sel sularının taşıdığı tonlarca atık gölün kıyılarına dolunca, çevre hareketi temsilcileri derhal eyleme geçerek, gölü mutlak bir felaketten kurtardı.

İlgili Makaleler

Loading

Öte yandan Karadağlı ve Bosna Hersekli yetkililerin birlikte gerçekleştirmeyi planladıkları hidroelektrik santrali projesi de ülkede oldukça yankı uyandırdı. Santral inşaatı nedeniyle [ABD'deki Colorado Vadisi'nin ardından] dünyanın en büyük ikinci vadisi olan ve Avrupa'nın en temiz nehrine ev sahipliği yapan Tara Vadisi sular altında kalabilirdi.

"Bataklık değil, Tara'yı istiyoruz" sloganıyla harekete geçen çevre örgütleri, hidroelektrik santrali inşaatına karşı 8 Eylül'de başlattıkları imza kampanyası çerçevesinde bir gün içinde ülkenin dört bir yanından 15 bin imza toplamayı başardı.

Sonuç olarak yetkililer, gelen tepkiler nedeniyle projeden vazgeçti.

Atık yönetimi sorununun çözümlenmesi, AB üyeliği adayı Karadağ'ın önündeki en önemli şartlardan biri. Ülkede şu anda sağlık koşullarına uygun tek atık depolama alanı ise Podgorica'da bulunuyor.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading
Oy Ver
 
 

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

Röportaj

Siyasi diyalog ve sivil toplum programları, bölgesel bölünmelerin aşılmasına yardımcı oluyorSiyasi diyalog ve sivil toplum programları, bölgesel bölünmelerin aşılmasına yardımcı oluyor

Siyasi parti ve STK'ların sürekli çabaları, barışçıl dönüşümü destekliyor.

SETimes logo

En Popüler

Loading
Loading
Loading

Anket

Hırvatistan, 1 Temmuz'da 28. üye olarak Avrupa Birliği'ne katılıyor. Sizce bir sonraki üye hangi ülke olmalı?

Makedonya
Karadağ
Sırbistan
Türkiye
Arnavutluk
Bosna Hersek
Kosova



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle