Türkiye'nin Balkanlar'daki yükselişi

11/07/2011

Pek çoklarına göre Türkiye, ekonomiden kültüre kadar pek çok alanda yeni bir bölgesel güç olmaya soyunuyor.

Southeast European Times için Üsküp'ten Misko Taleski'nin haberi -- 11/07/11

photo

Türkiye, Sırbistan ile üç üyeli BH cumhurbaşkanlığı arasında arabulucu rolü oynuyor. [Reuters]

Türkiye, son on yıldır çok boyutlu ve birden fazla bölgeyi kapsayan bir dış politika izliyor. AB üyeliği süreci belirsizliğini koruyan ülke, sadece doğuya değil, yakın komşusu olan Balkanlar'a da odaklanıyor.

AB'nin bölgedeki oyuncusu Yunanistan'ın giderek artan sosyal ve mali sorunları, -- kişi başına 10 bin dolar GSYİH'si ile bugün dünyanın on ikinci büyük ekonomisi konumuna ulaşan -- Türkiye'ye, bölgede söz sahibi olmak için ciddi bir imkan sunuyor.

Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz askeri-siyasi analist Petar Shkrbina şöyle diyor: "Yugoslavya'nın dağılmasının ardından, Türkiye'nin stratejik menfaati yine eskiden Osmanlı toprağı olan Balkanlar'a kaydı. Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa'ya değil, Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu biliyor. Ana doğalgaz ve petrol boru hattı şebekeleri Türkiye'den geçecek."

Makedonya ve Bosna Hersek (BH) başta olmak üzere, Balkan ülkeleri Ankara ile ciddi bir siyasi işbirliği içinde. Hatta son dönemde Sırbistan da Türkiye ile olan ilişkilerini geliştiriyor. Geçtiğimiz birkaç yılda Türk yatırımcıların Balkan pazarında sağlam bir yer edinmek için fırsat kollamaları sonucunda bölge ile olan ekonomik bağlar kuvvetlendi.

Analistler, Balkan ülkelerini Avrupa'nın diğer bölgelerine bağlayacak olan 10 Numaralı Pan Avrupa koridorunun, Türkiye'nin ekonomik açıdan bölgeye duyduğu ilgiyi artıracağı konusunda hemfikir. Koridorun sol kanadı, Türkiye-Balkanlar ve Türkiye-AB arasında bir ulaşım bağlantısı sağlayacak.

Türkiye, Balkanlar'daki Müslüman toplumlarla ilişkilerini geliştirmek istemekle birlikte, yakın çevresinde istikrarı artırmak için tüm etnik topluluklar ve dinlerle ilişki kurmayı hedeflediklerini belirtiyor.

Üst düzey askeri bir heyetin, Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu Raşka (ya da diğer adıyla Sancak) bölgesindeki Novi Pazar kentine yaptığı ziyaret sonrasında, Ankara'nın Sırbistan'ın içişlerine müdahale ettiği yönündeki suçlamalara yanıt veren, Türkiye'nin Sırbistan Büyükelçisi Ali Rıza Çolak, "Türkiye'nin bölgeye ilişkin emperyalist hırsları yok. Sadece komşu ülkelere elimizden geldiğince yardım etmeye çalışıyoruz," dedi.

Raşka, Ankara-Belgrad ilişkilerinde gerilim yaratan bir unsur olarak yerini koruyor; zira Sırplar, bu bölgedeki Müslüman liderlerin, Türkiye'nin yardımıyla özerklik elde etmeye çalıştıklarını düşünüyor ve burada yaşayan pek çok Müslüman da kendisini BH ile özdeşleştiriyor.

photo

Makedonya'nın Bitola kentindeki Atatürk müzesi. [Mishko Taleski/SETimes]

Büyükelçi Çolak, Sırp tarafının bu görüşüne cevaben şöyle diyor: "Sancak, iki ülke arasında bir işbirliği köprüsü. Belgrad, bu bölgedeki insanların hassasiyetini anlamalı."

Türkiye-BH ilişkileri, bölge açısından özel bir önem taşıyor. Erdoğan'ın geçtiğimiz ayki seçim zaferinin ardından yaptığı ve AKP'nin zaferinin, İstanbul kadar Saraybosna'ya da fayda sağlayacağını söylediği konuşması, Sırp Cumhuriyeti'nin sert eleştirilerine maruz kalmıştı.

Üç üyeli BH cumhurbaşkanlığının Sırp üyesi Nebojsha Radmanoviç, bu tür açıklamaların, BH'nin iki yönetim birimi arasında siyasi sorunlara ve hatta ülkeyi oluşturan üç kurucu halk arasında yeni bölünmelere yol açabileceğini söyledi.

SETimes'a konuşan Shkrbina şöyle diyor: "Saraybosna'daki Boşnak yetkililer Türkiye'nin BH'deki rolünün olumlu bir etki yarattığını düşünürken, Sırp siyasetçiler bu konuda mesafeli bir tutum sergileyerek, Ankara'nın Balkanlar'da oynayacağı her türlü siyasi rolü reddediyor."

SC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Emil Vlajki ise, konuyla ilgili bir açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Erdoğan, bu bölgede 'Yeşil Çizgi'yi (yani Müslüman nüfusa sahip ülkeler arasında bir bağ oluşturmak suretiyle İslam dininin etki alanını) açık bir şekilde genişletmek istiyor, ancak bunun bir sınırı var. Ne yasadışı Müslüman-Hırvat federasyonu hükümeti, ne de Bosna'daki Hırvatlar'a uygulanan siyasi baskılar bunu yapmasına imkan vermeyecektir."

Sırplar'ın her türlü milliyetçi şüphesine rağmen Türkiye, diyalog politikası ve bölgesel güvenlik çerçevesinde BH ve Sırbistan cumhurbaşkanlarını bir araya getirerek, yapıcı bir arabulucu rolü oynuyor.

Bunun en son örneği ise, Sırp Cumhurbaşkanı Tadiç'in 6 Temmuz'da Saraybosna'ya yaptığı ziyaretti. Söz konusu ziyaretin ayrıntıları, geçtiğimiz Nisan ayında İstanbul'da tüm tarafların katılımıyla gerçekleştirilen zirvede belirlenmişti.

Türkiye ayrıca BH ve Sırbistan'ın AB ve NATO üyeliği yoluyla Avrupa-Atlantik toplumuna katılmasını istediğini de ifade etmişti.

İlişkilerin daha iyiye gitmesini engelleyen pek çok siyasi meseleye rağmen, Ankara da Belgrad da daha fazla ekonomik işbirliği ve dayanışma yoluyla siyasi anlaşmazlıkların üstesinden gelmek istiyor.

Örneğin Belgrad, JAT Havayolları'nın uzun süredir yaşadığı sorunların çözümüne ilişkin bir stratejik işbirliği planı oluşturmak üzere, Temmuz ayında Türk Havayolları ile bir toplantı yapacak. Analistler, görüşmelerin olumlu sonuçlanması halinde ortak bir ulusal havayolu şirketi kurulacağını düşünüyor.

photo

Aralık 2010'da Türk Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Bosnalı meslektaşı Selmo Cikotiç, askeri sanayi alanında işbirliği imkanlarını görüşmek üzere Saraybosna'da bir araya geldi. [Reuters]

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri bölge geneline yayılmış durumda. Türk şirketi TAV, Makedonya'daki havaalanlarının yeniden inşası için 200 milyon avroluk bir yatırım yaptı. 1 Mart itibarıyla Üsküp ve Ohri havaalanları 20 yıllığına TAV'ın yönetimine devredildi. Makedonya'yı Güneydoğu Avrupa'nın bağlantı noktası olarak gören TAV yöneticileri, ülkenin doğusunda yeni bir havaalanı inşa edeceklerini açıkladı.

Öte yandan bir diğer Türk şirketi olan Şişecam da, cam üretiminde kullanmak üzere Makedonya'da bulunan iki fabrikaya 150 milyon avro yatırım yapmak istediğini duyurdu.

Siyasi açıdan Makedonya'nın Avrupa-Atlantik ile bütünleşme sürecinin sadık destekçisi olmaya devam eden Türkiye, Makedonya-Yunanistan arasında uzun süredir devam eden isim sorununa rağmen, ülkenin kendi adıyla üyeliğe kabul edilmesini savunuyor.

İlgili Makaleler

Loading

Ancak iki ülke arasındaki ilişkilerin kültürel ve tarihi açıdan daha derin bir yönü de var. Modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün gençlik yıllarını Makedonya'da geçirmiş ve Bitola'daki Osmanlı askeri okulunda eğitim görmüş olması, Ankara'nın -- ve Türk halkının -- Makedonya'ya yönelik tutumuna duygusal bir boyut katıyor.

Şimdilerde Atatürk'ün hayatı ve başarıları her yıl Bitola'da da kutlanıyor ve bu tür etkinlikler, her iki ülkenin de turizm sektörüne katkıda bulunuyor. Türkiye'nin yazlık tatil beldeleri ve Makedonya'nın dağlık bölgeleri ile doğal potansiyeli, her iki halk için de çekici seçenekler sunuyor. Öyle ki son on yılda turizm acentelerinin faaliyetlerinde ciddi bir artış yaşanıyor.

Türkiye'nin "yumuşak gücü"nü oluşturan önemli unsurlardan biri de, Balkanlar'daki izleyicileri ekran başına kilitleyen ve sayıları giderek artan Türk dizileri ve televizyon programları. Türk programları hemen hemen her Balkan ülkesinde izlenme rekorları kırarken, İslam dinine yönelik ön yargıları da yıkıyor.

Shkrbina, konuyla ilgili olarak şöyle diyor: "Oldukça profesyonel olan bu yapımlar, sadece lüks ve ihtişamı değil, düğün ve cenazelerle ilgili İslami gelenekleri de ön plana çıkarıyor. Diziler, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırmasının en ucuz ve en etkili yolu."

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading
Oy Ver
 
 

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

Röportaj

Siyasi diyalog ve sivil toplum programları, bölgesel bölünmelerin aşılmasına yardımcı oluyorSiyasi diyalog ve sivil toplum programları, bölgesel bölünmelerin aşılmasına yardımcı oluyor

Siyasi parti ve STK'ların sürekli çabaları, barışçıl dönüşümü destekliyor.

SETimes logo

En Popüler

Loading
Loading
Loading

Anket

Hırvatistan, 1 Temmuz'da 28. üye olarak Avrupa Birliği'ne katılıyor. Sizce bir sonraki üye hangi ülke olmalı?

Makedonya
Karadağ
Sırbistan
Türkiye
Arnavutluk
Bosna Hersek
Kosova



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle