Miroslav Lajcak: BH, komşularının gerisinde kalmamalı

12/01/2009

Bosna Hersek’teki en üst düzey uluslararası arabulucu olan Yüksek Temsilci Miroslav Lajcak, ülkeyi kritik bir yılın beklediği konusunda uyarıda bulunuyor.

Antonio Prlenda, Southeast European Times, Saraybosna – 12/01/09

photo

BH Yüksek Temsilcisi Miroslav Lajcak. [Yüksek Temsilcilik]

Yüksek Temsilci Miroslav Lajcak, Bosna Hersek’teki siyasi ortamın ilerleme yolunda olduğunu söylüyor. SETimes muhabiri Antonio Prlenda’nın, kendisi ile yaptığı söyleşide Lajcak, ülkenin bu yıl karşı karşıya kalacağı engellerden bahsetti.

Southeast European Times: Bosna Hersek’teki mevcut siyasi ve ekonomik durumu ve yakın gelecekte anayasal reformla ilgili bir uzlaşma sağlanması olasılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Miroslav Lajcak: Bosna Hersek’te şiddetin yeniden alevlenmesinin an meselesi olduğuna ilişkin görüşleri abartılı buluyorum. Gerçek şu ki, bizler 2006 yılının ortalarından bu yana zorlu bir siyasi ortamda çalışıyoruz. Bu artık bir norm halini aldı ve hiçbir şey yapmamak için de bir bahane oldu. Haziran ayında İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalandığı halde, ülkenin liderleri için en önemli öncelik siyasi cepheleşme oldu. Reform süreci bir kenara bırakıldı. Bu siyasi ortamda oluşan güvensizlik, Fazlagika Kula’daki cami yangını olayına ilişkin olarak hazırlanan, birbirine taban tabana zıt iki raporda özetleniyor.

Tüm bunlar, ülkeye çok olumsuz olarak yansıyor. Karadağ zaten aday ülke statüsü için başvuruda bulundu. Batı Balkanlar'daki diğer ülkelerin de bu yıl başvuruda bulunacağını tahmin ediyorum. BH’nin ise şu anda böyle bir başvuruya destek niteliğinde pek bir gerekçe sunamayacağı ortada. Dolayısıyla önümüzdeki yılın en önemli meselelerinden biri, ülkenin, AB ile ortaklık sürecinde Batı Balkanlar'daki komşularının daha fazla gerisinde kalmasının önlenmesi olacaktır. Siyasetçi ve parlamenterler, bütün enerjileri ile AB gündemine odaklanmalıdır. Uluslararası toplum, 2009 yılında BH’den, AB ile ortaklık süreci için gerekli reformlara hız vermesini bekliyor.

Uluslararası toplum ve AB’li dışişleri bakanları, 8 Kasım tarihinde Prud’da SDA, SNSD ve HDZBiH partilerinin genel başkanları tarafından yapılan ortak açıklamayı memnuniyetle karşıladı. Bu süreç, tamamen yerli siyasetçilerin girişimiyle oluştu. Bu açıklamadaki en önemli noktalardan biri, anayasal reform sorununun pragmatik bir yaklaşımla ele alınması isteği. Şimdi bu önerilerin somutlaştırılması gerekiyor. Umarım Parlamentodaki diğer partiler de, bu sürecin AB'den tam destek aldığı gerçeğini anlar.

photo

Yüksek Temsilcilik (OHR), Barışı Uygulama Konseyi tarafından belirlenen hedef ve koşullar sağlanıncaya kadar AB Özel Temsilciliğine (EUSR) dönüştürülmeyecek.

Defalarca altını çizdiğim gibi, BH, mevcut anayasasıyla, AB ile ortaklık sürecine başlayabilir, fakat süreci tamamlayamaz. Neden? Birinci nedeni, BH yönetiminin fazlasıyla karmaşık ve maliyetli olması, vatandaşların taleplerini karşılayamaması ve AB ile ortaklık sürecinin getireceği iş yükünü kaldırabilecek kapasitede olmaması. İkinci olarak, BH Anayasasının, İnsan Hakları Konvansiyonuna ve yerel özerk yönetimlerle ilgili Avrupa Anlaşmasına uygun olmadığının açıkça belirtildiği, Avrupa Konseyi Venedik Komisyonunun raporu da değişimi zorunlu kılıyor. BH, -- ülkenin siyasi liderlerinin çalışmaları aracılığıyla -- Avrupa konseyi tarafından belirlenen insan hakları değerlerine uyumluluğu sağlamakla yükümlü. Bu, AB üyeliği için aranan koşullardan biri.

SETimes: Yüksek Temsilcilik ve AB Gücünün (EUFOR) 2009 yılında yetkilerinin sona ermesi gerçekçi bir beklenti mi?

Lajcak: Uluslararası toplum, OHR’nin BH’de gerekenden bir gün bile daha fazla kalmasını kesinlikle istemiyor. Kesin olan bir şey daha var ki, Yüksek Temsilcilik (OHR), Barışı Uygulama Konseyi (PIC) tarafından Şubat ayında belirlenen hedef ve koşullar sağlanıncaya kadar AB Özel Temsilciliğine (EUSR) dönüştürülmeyecek. Kasım ayında PIC, Şubat'ta ortaya koyulan hedef ve koşullar sağlanmadığı müddetçe OHR dönüşümünün gerçekleşmeyeceğini bir kez daha dile getirdi.

PIC’nin bir sonraki oturumu, ilerlemenin değerlendirileceği Mart ayında gerçekleşecek. 2009’un BH için önemli bir yıl olmasının bir nedeni de, gerçek anlamda ilerleme sağlamak için nadir bulunan bir fırsat sunması. 2010’da yine bir seçim yılına gireceğiz. Seçim dönemlerinde siyasetçilerin -- bulundukları yeri korumak amacıyla – icraattan çok bölünmeye odaklandıkları tecrübeyle sabit bir gerçek. Dolayısıyla 2009’da ilerleme kaydetmeyi başaramazsak, daha fazla durgunluk, radikalleşme, bölünme ve yalnızlaşma tehdidi ile karşı karşıya kalırız. İnanıyorum ki, 2009 yılında bu ülkenin vatandaşları, yaşam standartlarını yükseltecek ve Avrupa'ya uzanan süreci hızlandıracak somut adımlar atılmasını bekleyebilir.

SETimes: BH cumhurbaşkanlığının Boşnak üyesi Haris Silajdziç ile Sırp Cumhuriyeti Başbakanı Milorad Dodik, katı siyasi söylemlerine devam ediyor. Silajdziç ve Dodik’i, bu tavırlarını değiştirmeleri yönünde ikna etmek için neler yapılabilir? Uluslararası toplumun bu bağlamda yeni stratejileri var mı?

photo

AB güvenlik şefi Javier Solana ve Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn tarafından hazırlanan rapor, AB’nin gelecekteki genişleme sürecine yön veren önemli bir belge olacak.

Lajcak: Uluslararası toplumun, Batı Balkanların ötesinde sorumlulukları vardı. Memnuniyetle söylüyorum ki, artık bu durum değişiyor. BH, yeniden uluslararası toplumun ve özellikle de AB’nin odak noktasında. 10 Kasım’da AB’li dışişleri bakanları, Birliğin BH’ye yönelik taahhütlerini genişletmeye ve en nihayetinde tam sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğuna dair açık bir işaret verdiler. AB güvenlik şefi Javier Solana ve Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn tarafından hazırlanan ve ana hatlarıyla AB’nin değişen BH politikasına yer veren bir raporu kabul ettiler. Bu rapor, AB’nin gelecekteki genişleme sürecine yön veren önemli bir belge olacak. AB’nin BH’ye yönelik gelecek taahhütlerinin yapısını belirleyecek olan, geliştirme aşamasındaki bu plan, AB’nin, BH’yi üyelik yolunda geri dönmemek üzere ilerleyen, barış içinde ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir devlet olarak görme isteğinin de bir garantisi.

SETimes: Dodik’in, Baş Yüksek Temsilci Yardımcısı Raffi Gregorian hakkında bir suç raporu sunması, SC başbakanı ile olan çalışma ilişkinizi nasıl etkileyecek? Dodik'e karşı olan tavrınızda herhangi bir değişiklik oldu mu?

İlgili Makaleler

Loading

Lajcak: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, yardımcım Raffi Gregorian, hem benim, hem de PIC ve uluslararası toplumun tam desteğine sahip. Dodik’in bu hareketi, OHR’nin görevini yerine getirmesini engellemeye yönelik bir hamleden ibaret ve devletin yargı organlarına karşı bir saldırı niteliği taşıyor. Herkesin, Yüksek Temsilcilik ve çalışanları ile tam bir işbirliği içinde olmasını öngören Dayton Anlaşmasına aykırı bir durum. Uluslararası toplum, bu tür hareketlere göz yumulmayacağını açık bir şekilde ifade ediyor.

Başbakan Dodik ile Aralık ayı ortalarında Banja Luka’da biraraya geldiğimizde, kendisine bunun anlamsız bir hareket olduğunu, gereksiz yere uluslararası toplumla ters düştüğünü ve Uluslararası Toplumun, kendisini bir sorun değil de bir ortak olarak görmesinin çok daha büyük bir kazanç olduğunu söyledim.

SETimes: BH’ye yönelik yabancı yatırımlarda ciddi bir artış sağlamak için neler yapılmalı?

Lajcak: BH’yi bu yıl pek çok zorlu mesele bekliyor. Reform sürecinin önünün açılması, ülkenin yeniden istihdam yaratmaya, hukuk devleti ilkesini güçlendirmeye ve yönetimi daha etkin hale getirmeye odaklanması gerekiyor. Tüm bunların üzerinde bir de küresel ekonomide yaşanan durgunluk var. Yalnızca toplumsal bir değişim, sokaktaki vatandaşın hayatında fark yaratabilir. BH vatandaşlarının yüzde 80’inin desteğini almış, test edilip onaylanmış bir strateji var ve o strateji de, AB daha hızlı bir bütünleşmeyi öngörüyor.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Oy Ver

Loading
  • Email to a friend
  • icon Baskı Versiyonu
  • Share/Save/Bookmark.

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

SETimes logo

Kosova: Sınırda Kriz

Kosova: Sınırda Kriz

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Yeşillenen Balkanlar

Yeşillenen Balkanlar
Loading
Loading
Loading
Loading

Anket

AB geçtiğimiz günlerde Sırbistan'a aday statüsü verilmesine ilişkin kararı ertelemeyi seçerek, bu kilometre taşının bu yıl aşılacağı yönündeki beklentileri boşa çıkardı. Sizce bunun Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve iktidar koalisyonuna ne kadar ciddi bir zararı olur?

Çok ciddi
Ciddi
Orta
Önemsiz
Hiç zararı olmaz



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle