05/01/2009
Bağımsızlığını ilan ettiği yıl olmasına rağmen 2008’de hayal kırıklığı yaşayan Kosova, zorlu geçecek 2009 için güç topluyor.
Besa Bekiri, Southeast European Times, Kosova – 05/01/09
![]() Kosova, 17 Şubat 2008’de bağımsızlığını kazandı. [Getty Images] |
2008, Kosova için kesinlikle muhteşem bir yıl olmalıydı. Yeni ülke; 17 Şubat’ta bağımsızlık ilanı, yeni bir anayasa ve genç devletin, büyük güçlerin de aralarında bulunduğu 50’den fazla ülke tarafından tanınması gibi birçok zafere imza attı.
Fakat ülkede yeni yıl için pek heves duyulmuyor. Kosova kurumları henüz ülkenin kuzeyine erişemiyor; (pek çokları tarafından Belgrad’a verilen bir kapitülasyon olarak nitelenen) BM’nin altı maddelik planı, politikanın gölgelerinde gizleniyor; EULEX’in yerini sağlamlaştırmak için henüz zamana ihtiyacı var; UNMIK, Kosova’nın tahmin ettiği çıkış tarihinin üzerinden aylar geçmesine rağmen hâlâ ülkede varlık gösteriyor; ve Sırbistan, Kosova'ya sınırda durmayan ekspres bir tren seferi düzenleyerek ve yetkililerini üst düzey ziyaretlere göndererek, Kosovalı Arnavutların sınırlarını zorluyor.
Diplomatik ve jeopolitik sıkıntılar bir yana, Kosova’da halk işsizlik gibi ekonomik sorunlarla boğuşuyor. Hayat pahalılığının giderek arttığından şikayet eden vatandaşlar, aldıkları maaşlarla geçinemediklerini dile getiriyor. Halkın geneli endişe taşımakla birlikte, en ciddi sorunun hangisi olduğu konusunda farklı görüşler var.
Priştine’den Majlinda Tyrbetari, Kosova’nın en önemli sorunlarının organize suç, yolsuzluk, Kosova Muhafaza Birliklerinin lağvedilmesi ve sağlık alanındaki eksiklikler olduğunu söylüyor. Tyrbetari’e göre, hem yerel hem de uluslararası kuruluşların kolaylıkla çözebileceği bir sorun olmasa da, organize suçla mücadeleye öncelik verilmesi gerekiyor.
Gjakova’dan Amor Koşi'yi en çok endişelendiren meseleler ise Kosova’nın sınır güvenliği ve organize suç. Koşi, Sırbistan’ı, Kosova’nın ulusal güvenliği açısından bir tehdit unsuru olara görüyor.
![]() Vatandaşların en fazla endişe duydukları konuların başına yolsuzluk geliyor. [Getty Images] |
Priştine’den İlber Morina da Sırbistan’ın “Kosova’ya girmeye çalışmasının muhtemel bir tehdit olduğunu” düşünenlerle hemfikir. Önümüzdeki aylarda Kosova’nın, Sırpların yoğunlukta olduğu bölgelerdeki kamuya ait işletmelerin özelleştirilmesi ile ilgili yaşanan sıkıntıları çözüme kavuşturması gerekeceğini düşünüyor. Morina'ya göre ülke genel bir sosyo-ekonomik "kriz" ile de karşı karşıya.
Gjakova’dan Pjeter Ndou, “Kosovalı yetkililer kuzeydeki yetki alanlarını genişletmeye çalışırlarsa, Sırplar isyan edecek ve bu da, Kosova’daki istikrarı kesinlikle bozacaktır”, diyor.
Mitrovica’dan Sevdiye Rüşiti ise daha farklı düşünüyor. Ona göre en önemli sorunların başında ekonomik durum, elektrik kesintileri ve EULEX'in başarısız olma ihtimali geliyor.
Rüşiti, “Bence en tehlikeli sorun, zorlu ekonomik koşullar – işsizlik, yüksek fiyatlar ve düşük maaşlar. Bu saydıklarım, vatandaşlarda hayal kırıklığına neden olabilir ve bunun sonucunda da grevler ve toplumsal huzursuzluk yaşanabilir. Ayrıca işsizlik şimdiki gibi yüksek düzeyde olunca, yolsuzluk da artıyor”, diyor.
Priştine’nin bir köyünde taksicilik yapan Rame Salihu, en büyük sorunun ekonomi olduğunu, bunu da Sırp azınlığın ülkenin diğer kesimleri ile bütünleşmesi meselesinin izlediğini düşünüyor.
Priştineli İliriana Loşi, EULEX ve Kosova kurumları ile ilişkileri üzerinde duruyor. Loşi'nin dile getirdiği diğer sorunlar arasında ise elektrik kesintileri ve önümüzdeki aylarda Kosova’yı az sayıda devletin tanıyacak olması sonucunda, ülkenin 2008 yılında yakaladığı diplomatik ivmenin 2009 yılında zayıflayacağı beklentisi yer alıyor.
Kimi analistler, Kosova’da bağımsızlık ilanından bu yana hiçbir önemli değişiklik olmadığını belirtiyor. Sizin Sesiniz isimli bir televizyon programında konuşan, Cohu adlı sivil toplum kuruluşundan Avni Zogiani, “Kosova bir devlet değildir. Bağımsızlık ilanından bu yana hiçbir önemli ilerleme kaydedilmemiş, aksine gerileme görülmüştür”, dedi.
![]() Kimilerine göre, 2009 yılında Kosova ve Sırbistan arasındaki gerilim tırmanabilir. [Getty Images] |
Cohu, BM’nin altı maddelik planına karşı Aralık ayında Priştine’de gerçekleştirilen gösterileri düzenleyen sivil toplum kuruluşları ağında yer alıyordu.
Hükümetin önümüzdeki üç ay boyunca, Kosova vatandaşlarını, çoğunluğun beğenmediği BM planının uygulanmayacağı konusunda ikna etmeye çalışacağını söyleyen Kosovalı analist Belul Bekaj, “Şahsen iktidardakilerin söz konusu altı maddeye itiraz edeceklerini sanmıyorum, fakat bu ikiyüzlülüğün sonucunda gerilim tırmanacak ve vatandaşların hayal kırıklığı hızla artacaktır”, diyor.
Bekaj, yeni devletin işlemediği iddialarının ve halkın giderek artan hayal kırıklığının, “zamanı geldiğinde radikal taleplerin ortaya atılması için koz olarak kullanılacağını” ve bu durumun da ülkeyi erken seçimlere götürebileceğini ya da etnik düşmanlığı tırmandırabileceğini söylüyor.
Bekaj, “Halk içinde kritik bir kitle, genellikle ilkbaharın ilk ayında patlar”, şeklinde uyarıda bulunuyor.
Fakat Priştine’de öğretim üyesi olarak görev yapan ve aynı zamanda “Sizin Sesiniz” isimli televizyon programını sunan Ulpiana Lama, iyimserliği elden bırakmıyor: “Kosova’nın bağımsızlığının tanınma sürecinin, 2009’un ikinci yarısında hız kazanmasını bekleyebiliriz. Dolayısıyla o zamana kadar geçecek süre, Kosova için bir yatırım olarak değerlendirilmelidir.”
Lama’ya göre 2009’da ülkeyi üç sorun meşgul edecek: yılın ikinci yarısı itibariyle daha da hissedilir bir hal alacağını düşündüğü ekonomik kriz; “Sırbistan’ın sürekli kışkırtmaları ve Kosova’nın egemenliğini sınaması” ve “seçimlere gidilmesi yönündeki muhalefet baskısı.”
Tüm bunların yanı sıra başka riskler de söz konusu olabilir.
Kosova açısından bakıldığında, uluslararası toplum, Belgrad’ın taleplerine fazlasıyla hoşgörü ile yaklaşırken, Kosova’daki çoğunluğu unutuyor. Ülkede, uluslararası unsurlara karşı kayıtsızlık baş gösterdiği takdirde, hem bu genç devlete yönelik uluslararası gayretler, hem de çeşitli sorunlarla aynı anda mücadele edecek kadar güçlü olmayan yerel kurumlar zarar görebilir.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası