02/06/2008
Yunanlılar, genellikle ülkelerinin bölgedeki öneminin kendilerine yeterli düzeyde diplomatik nüfuz sağlamadığı görüşünde. Bu nüfuz arayışı, hükümetin South Stream boru hattı projesine katılma kararı almasının ana sebeplerinden biri olabilir.
Christos Ringas, Southeast European Times, Atina -- 02/06/08
![]() Yunan medyası, boru hattının Yunanistan’ın bölgedeki stratejik konumunu pekiştirmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekiyor. [Getty Images] |
Yunanistan’ın geçtiğimiz ay sonunda Rusya ile imzaladığı South Stream boru hattı anlaşması ülkede büyük sevinçle karşılandı. Yunan gazeteleri, övgü dolu manşetler atarak, boru hattının Yunanistan’ın bölgedeki stratejik konumunu pekiştirmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Fakat söz konusu anlaşma, Atlantik'in diğer yakası ile olan diplomatik ilişkiler açısından Pandora’nın kutusunu açmış da olabilir. Amerikan Dışişleri Bakanlığından henüz resmi bir yanıt gelmemekle birlikte, durumdan endişe duyulduğuna dair gizli yorumlar Yunan medyasında geniş yer buldu. Pek çok uzmana göre South Stream boru hattı, doğalgazı Yunanistan üzerinden Batı Avrupa’ya taşıyarak Rusya’nın doğalgaz kaynakları üzerindeki egemenliğini sağlamlaştırma potansiyeline sahip.
Kostas Karamanlis yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkileri geliştirmeye çalışıyor. Öyleyse Yunan siyasi liderler neden South Stream projesine başlamak konusunda bu kadar ısrarcı davranıyor?
Yunanistan Kalkınma Bakanı Christos Folias bu ayın başında yerel basın mensuplarına verdiği bir demeçte, South Stream anlaşmasının Yunanistan ile ABD arasında gerginliğe neden olmadığını belirtti. Folias, "İlişkilerimizde herhangi bir değişiklik ya da gerginlik yok. Tekel ya da tek tedarikçi durumlarının oluşmaması konusunda ABD ile tamamen aynı fikirdeyiz. Eğer tek kaynağa bel bağlarsanız, daha en başından başarısızlığa mahkum olursunuz", dedi.
Karamanlis, South Stream projesi için, "Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine yönelik genel politikamız çerçevesinde yer alan ve Yunanistan’ı enerji kaynakları açısından önemli bir merkez haline getirecek olan bu çalışma, ülkemizin ve Avrupa’nın enerji verimliliğine bir katkıdır. Yunanistan’ın enerji alanındaki seçenekleri, tedarikçiler, nakliyeciler ve tüketiciler arasında karşılıklı olarak yararlı bir işbirliğine dayanmakta ve hem ülkemizin hem de Avrupalı ortaklarımızın enerji güvenliğini dikkate almaktadır” dedi.
![]() Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (sağda) ve Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, Rus-İtalyan South Stream doğalgaz boru hattının Yunan toprakları üzerinden genişletilmesine ilişkin anlaşmayı imzaladıktan sonra bir basın konferansı yapıyor. [Getty Images] |
Yunanistan’ın iç ve dış siyasetteki gündemleri de önemli rol oynuyor. Uzun süredir beklenen anlaşma, hükümet için zorlu bir süreçte gerçekleşti. Şu an ikinci görev döneminde olan Karamanlis yönetimi, özellikle bu yılın başından itibaren bir dizi karmaşık meseleyle karşı kaşrıya kaldı.
Hükümet, kültür bakanlığı eski genel sekreteri Hristos Zakopulos’un adının karıştığı bir seks skandalıyla da büyük darbe aldı. Zakopulos, büyük miktarda AB kaynaklı ve yerel fonların dağıtımı konusunda yetki sahibiydi ve yönetimin, Elgin Mermerlerinin iadesi konusundaki kampanyasının kilit adamıydı. Fakat Aralık ayında bir asistanla yaşadığı cinsel ilişkileri içeren bir video kaset ortaya çıkınca istifa etmek zorunda bırakıldı. Bu olaydan kısa süre sonra ise balkondan atlayarak intihar girişiminde bulundu.
Yaşanan bu olay, medyaya aylarca kullanacağı bir malzeme vermiş oldu ve yapılan anketlere göre hükümet oy kaybetti. Artık Yeni Demokrasi partisi ile baş rakibi PASOK arasındaki oy farkı oldukça az.
İç politika cephesinde ise yönetim, sosyal güvenlik sistemi reformu gibi zorlu bir mesele ile uğraşıyor. Söz konusu reform, çeşitli sektörlerde greve gidilmesine yol açarak ekonomiyi neredeyse bir ay boyunca sekteye uğrattı. Borsadan elektrik tedarik hizmetlerine kadar herşey olumsuz yönde etkilendi.
Öte yandan dışişleri alanında gündemin en üst sırasında yer alan madde Makedonya ile olan isim anlaşmazlığı. Uzun süredir devam eden çekişme, NATO’nun üç Batı Balkan ülkesine üyelik davetinde bulunmasının beklendiği Bükreş zirvesinin yaklaşması ile yeniden hararetlendi. Uzlaşma için hem Atina hem de Üsküp'e yoğun baskı yapısa da bu çabalar sonuç vermedi. Yunanistan en sonunda NATO'daki veto gücünü kullandı, fakat ülkenin bu hareketi destek görmedi.
Yunanlar, kendilerini bölgede siyasi, ekonomik ve askeri açıdan egemen bir güç olarak görüyorlar. Fakat bu gücün, uluslararası diplomasi alanında kendilerine yeterli düzeyde nüfuz sağlamadığını düşünüyorlar – ki bu durum sokaktaki vatandaşı rahatsız ediyor. Yıllar içinde göreve gelen yönetimler, isim anlaşmazlığı da dahil olmak üzere pek çok meseleye ilişkin görüşlerini değiştirmek zorunda kalıyor.
![]() Hükümetin sosyal güvenlik reformu planına karşı pek çok sektörde greve gidildi. [Getty Images] |
Yunanistan, hem NATO’ya hem de AB’ye tam üye konumunda. Ama ülkede pek çok kimse, müttefiklerinden yeterli desteği görmediklerini düşünüyor. Diğer taraftan hükümet, seçmenlerine ulusal menfaatleri sonuna kadar savunduklarını gösterebilmenin endişesi içinde. Diplomasi arenasında sık sık hayal kırıklığı yaşayan Yunanistan, jeopolitik statüsünün ihtiyaç duyduğu şekilde uluslararası alanda tanınması için alternatif yollara yönelmek zorunda kalıyor.
Bu konudaki fırsatlardan biri enerji sektöründen geldi. Petrol fiyatlarındaki artış ve Asya pazarındaki talebin artması, ülkeleri enerji konusundaki geleceklerini dikkatlice düşünmeye sevkediyor. Dahası, petrol risk altındaki tek kaynak değil. Eski Sovyetler Birliği, hem doğal gaz hem de analistlerin yeni sanayi metası olarak nitelendirdiği su konusunda geniş kaynaklara sahip.
Rus lider Vladimir Putin, ülkesinin enerji varlıklarını kullanarak nüfuz elde etmekte ve dünyaya, Moskova’nın jeopolitik açıdan hâlâ önemli bir oyuncu olduğunu hatırlatmakta gecikmedi. South Stream’in tasarım aşamasında Gazprom’un yöneticisi olan Dimitri Medvedev, Putin’in halefi olarak devlet başkanlığı koltuğuna oturdu.
Rusya, South Stream’in, Hazar petrolünü Türkiye ve Doğu Avrupa üzerinden Batıya taşıyacak olan Nabucco boru hattını baltalama amacı taşımadığını dile getiriyor. Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek isteyen AB, Nabucco’nun en büüyk önceliğe sahip olduğunu söylüyor. Fakat söz konusu proje henüz hız kazanamadı ve pek çok analist, bu durumu South Stream’in neden olduğu rekabete bağlıyor. Öte yandan eleştirmenler, Moskova destekli projenin yüksek maliyetine ve diğer potansiyel sorunlara dikkat çekiyor, projenin arkasındaki temel gerekçenin ekonomik değil siyasi olduğunu ileri sürüyorlar.
Yine de Yunanlı liderlere göre, Moskova destekli boru hattı projesi, Atina’ya kendi rolünü biçimlendirme şansı sunuyor. Proje, Yunanistan'ın katıldığı ikinci doğal gaz boru hattı çalışması olacak. Ülkenin dahil olduğu diğer çalışma ise Türkiye-Yunanistan-İtalya (TYİ) projesi. 2012 yılında tamamlanması planlanan projenin yıllık kapasitesinin 11,5 milyar metreküp olacağı tahmin ediliyor.
South Stream ve TYİ sayesinde Atina, o çok istediği güçlü jeopolitik konumu pekiştirmesini sağlayacak imkana artık sahip olabilir. Yerli analistlere göre Yunanistan şimdi elinde iki joker tutuyor.