Balkanlardaki jeolojik risklerin haritası çiziliyor

05/05/2008

Güneydoğu Avrupa, kıtanın deprem riski en yüksek bölgelerinden biri, fakat bugüne kadar jeolojik risklerin değerlendirilmesi amacıyla bölge genelinde ortak bir yaklaşım benimsenmemiş. Bu durum, yeni bir harita projesi ile değiştirilmek isteniyor.

Betim Muco, Southeast European Times için yazdı – 05/05/08

photo

1:1.000.000 ölçeğinde Balkanların Jeolojik Risk Haritası (Arnavutluk, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Karadağ ve Romanya).

Balkan Yarımadası, Avrupa’nın en karmaşık tektonik yapısına sahip bölgesi. Sismik hareketler, bölgede köyleri dümdüz ederek pek çok can kaybına yol açan yıkıcı depremlere neden oluyor.

Arnavut, Bulgar, Kosovalı, Makedon, Karadağlı ve Rumen uzmanlardan oluşan küçük bir ekip, Amerikan Sivil Araştırma ve Kalkınma Fonu CRDF'nin sağladığı ödenekle, ülkelerindeki jeolojik riskleri gösteren yeni bir harita oluşturdu. Proje, Balkanlara ilişkin ilk homojen ve kompozit jeolojik risk haritası çalışması olma niteliği taşıyor.

Bugüne kadar bu tip çalışmalar, çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından bağımsız olarak ve farklı yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmişti. Fakat depremler ve diğer riskler, ulusal sınırlara aldırmıyor. Pek çok ülkede aşırı nüfus, özensiz ve zayıf yapılar ve yetersiz hazırlık gibi sorunlar mevcut. Uzmanlar, bölge genelinde ortak bir yaklaşım benimsemekte çok geç kalındığı konusunda hemfikir. Yeni proje, gelecekteki işbirliği çalışmalarına zemin hazırlanması açısından umut vaadediyor.

Balkanlarda depremlerle ilgili ilk tarihi belge İ.Ö. 6. yüzyıla dayanıyor. Yıllar içinde yaşanan depremler sonucunda pek çok şehir ve kasaba kötü biçimde hasar görmüş ya da bazıları tamamen yok olmuş. Ortalama olarak bölgede her yıl 6.3 şiddetinde bir deprem yaşanıyor. Sadece geçtiğimiz yüzyılda kaydedilen yıkıcı depremlerin sayısı bile 80’in üzerinde.

Peki bu jeolojik hareketliliğin sebebi ne? Balkanlar, hem büyük Avrasya ve Afrika plakalarının, hem de Arap plakası ve Adriyatik mikroplakası gibi daha küçük çaplı bir takım plakaların etkisi altında. Ayrıca bölgede bulunan çok sayıdaki faal tektonik plaka da stres birikimine neden olarak, zaman zaman büyük sismik hareketler yaratıyor.

Depremler, genellikle şiddetli olmakla birlikte, bölgenin karşı karşıya olduğu tek tehdit unsuru değil. Toprak kaymaları da oldukça sık yaşanıyor. Seyelan, kaya düşmesi, erozyon, toprak çökmesi ve toprak şişmesi ise bölgede görülen diğer olgular arasında yer alıyor. Bu olgular da çevre, insan hayatı ve ekonomi açısından birer risk oluşturuyor.

photo

Haritanın yaratıcıları Ohri’de bir atölye çalışmasına katılıyor: (Arka sıra, soldan sağa): Mircea Radulian (Romanya), Albert Avxhi (Arnavutluk), Bogdan Grecu (Romanya); (Ön sıra, soldan sağa): Shyqyri Aliaj (Arnavutluk), Neculae Mandrescu (Romanya), Marjorie Senechal (CRDF, ABD), Zoran Milutinoviç (Makedonya), Betim Muco (projenin baş çizeri ve ve koordinatörü, ABD), Defrim Shkupi (Arnavutluk), Zenun Elezaj (Kosova). [Fotoğraf: Stan Shirer’in izniyle yayınlanmıştır]

Jeolojik riskler Balkanlarda hayatı uzun süredir olumsuz etkilerken, son zamanlarda yaşanan sosyoekonomik ve siyasi değişiklikler, bu risklere karşı yeterli düzeyde tedbir alınması ihtiyacını daha da acil bir hale getiriyor. Komünizmin çöküşünün ardından bölgedeki pek çok ülke, totaliter rejimden demokrasiye hızlı bir geçiş süreci içine girdi. Bölgede serbest piyasa ekonomisinin gösterdiği ani gelişim, nüfusun kontrolsüz bir şekilde hareket etmesine, konut ve tesis inşaatının aceleye getirilmesine ve nüfusun büyük şehirlerde ve büyük şehirlerin etrafında orantısız şekilde toplanmasına sebep oldu.

Bölgenin tektonik yapısı da dikkate alınacak olursa, bu eğilimlerin, gelecekteki felaketlerin habercisi olduğu söylenebilir. Jeolojik risk unsurlarının yol açabileceği hasarın farkında olabilmek için, bu risklerin anlaşılması, incelenmesi ve harita üzerinde gösterilmesi büyük önem taşıyor.

Yeni harita projesi, pek çok açıdan yenilikçi bir çalışma. Mesela proje internet üzerinden erişime açılarak farklı ülkelerden ekiplerin iletişim kurabilmelerine olanak tanındı. Ekipler ayrıca 2007 yılının Mart ayı sonunda Makedonya’nın Ohri kentinde bir atölye çalışması ve aynı yılın Ağustos ayı sonunda ise Tiran’da bir toplantı düzenledi.

Projesi kapsamında, hem daha geniş hem de daha hassas bir harita oluşturmak için GIS teknolojisinden de yararlanıldı. Sonuç olarak jeolojik bir riskin, bir toplumu, araziyi ya da ülkeyi nasıl etkileyebileceğine dair genel bir bakış açısı sunmak üzere farklı veri gruplarını birleştiren, son teknoloji ürünü bir araç ortaya çıktı. Kartografi ve harita derleme çalışmaları, Tiran’daki Arnavutluk Jeolojik Araştırma Kurumu tarafından gerçekleştirildi.

Fakat projenin sağladığı katkılar arasında en alışılmışın dışında olanının, sorunu bölgesel olarak ele alma girişimi olduğu söylenebilir. Geçmişte katılımcı ülkelerdeki kuruluşlar, jeolojik risklerle ilgili bilgilerin toplanması, tanımlanması, incelenmesi ve değerlendirilmesi için farklı yöntem ve teknikler kullanıyordu. Aynı ülke içinde bile, aynı olgunun birbirinden şaşırtıcı derecede farklı teknik ve yöntemlerle ele alındığına tanık olmak mümkün.

Projenin imza attığı başarılar burada sona ermiyor. Haritanın çizerleri, çeşitli konferanslar aracılığıyla çalışmalarını yaymayı ve haritayı jeoloji ve çevre ile ilgili yetkililere sunarak, elde ettikleri sonuçları Balkanlardaki karar mercilerine ve siyasetçilere bildirmeyi planlıyor.

Söz konusu bilgiler, yetkililerin, kıt kaynakları daha etkin bir biçimde kullanmalarına yardımcı olabilir. Önleyici tedbirler alınmasına ilişkin çalışmalar, geçiş sürecindeki ülkelerin karakteristik özellikleri arasında bulunan idari sorunlar ve kaynak sıkıntıları nedeniyle engellense de, Güneydoğu Avrupa ülkeleri – özellikle AB genişleme süreci çerçevesinde – koşulların iyileştirileceğini umuyor. Bölgeden üç ülke – Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya – zaten Birliğe katıldı. Diğerleri ise resmi adaylıktan, İstikrar ve Ortaklık Anlaşması görüşmelerine kadar değişmek üzere katılım sürecinin farklı aşamalarında bulunuyorlar. Katılım öncesi süreçteki ülkeler ile üye ülkeler için, yol altyapısı ve olanaklarının iyileştirilmesine yönelik ortak veya bölge genelinde uygulanmak üzere çeşitli projeler içeren programlar mevcut.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

icon12345icon

Bugünkü İnceleme Yazıları

Loading

İlgili Makaleler

Loading