Balkanlar'da basın özgürlüğü hâlâ kısıtlanıyor

29/10/2007

Bölgedeki gazeteciler işlerini yaparken – şiddet ve yargılanma tehdidi gibi – pek çok engelle karşı karşıya kalıyor.

Zoran Nikolovski, Southeast European Times, Üsküp – 29/10/07

photo

Bölgede gazeteciler işlerini yaparken çeşitli engellerle karşılaşıyor. [Getty Images]

Basın özgürlüğü demokratik süreçlerin bir aynası ise, bölgenin bu aynadaki yansıması pek de hoş değil. Pek çok izleme kuruluşu da bunu doğruluyor. Bazı örnekler durumun hâlâ ne denli yetersiz olduğunu gözler önüne seriyor.

Kısa bir süre önce Makedonya’da gazeteciler basit ama çarpıcı bir protesto gerçekleştirdi. Bir basın toplantısının tam ortasında kameralarını bırakıp salonu terkeden gazeteciler, Makedon hükümetinin tüm bakanlarını öylece sahnede bıraktılar.

Bu hareket, birkaç gün önce parlamento binası ve çevresinde gerçekleşen olayları protesto etmeye yönelikti. Söz konusu olaylarda bir gazeteciye vurulmuş, bir kameraman dövülmüş, bantlara el konmuş ve muhabirlerin işlerini yapmaları engellenmişti.

Yetkililer, gazetecilerin, gizli kalmasını tercih ettikleri konuları mercek altına almalarına engel olmak için sıklıkla basın yoluyla hakaret ile ilgili yasaları kullanıyor. Güneydoğu Avrupa Basın Kurumuna (SEEMO) göre Makedonya’da 2003-2005 yılları arasında hakaret ve iftira davaları da dahil olmak üzere toplam 450’den fazla ceza davası açıldı. Sadece bir gazeteci hakkında tam seksen iki dava karara bağlanmayı bekliyor. Bu davaların çoğu da kamu görevlileri tarafından açıldı.

Kosova’da da benzer bir durum söz konusu. Kosova Profesyonel Gazeteciler Birliği üyesi Sami Kastrati, yetkililerin çoğu zaman ifade özgürlüğünü kısıtlamaya çalıştıklarını söylüyor. Kastrati’ye göre bunun en kötü örnekleri, Kosova’nın statüsü ve Ahtisaari planı ile ilgili tartışmalar konusunda yaşanıyor.

Kastrati, “Kosova’da yasalar konusunda bir ikilik söz konusu. Bir tarafta resmi evraklara erişim hakkı veren bir yasa varken, diğer tarafta buna engel olan bir düzenleme var. Kosova şu anda şeffaflık sıralamasında İzlanda gibi birinci olma beklentisi içinde değil, ama Çad Cumhuriyeti gibi 158. sırada olmayı da istemiyoruz” diyor.

Eski Cumhurbaşkanı Slobodan Miloseviç’in devrilmesinin üzerinde yedi yıl geçmesine rağmen, Sırbistan’daki gazeteciler de hâlâ sorunlar yaşıyor. Mart 2006'da Sırbistan Sosyalist Partisi yandaşları, B92 Radyo ve Televizyonu ekibine saldırdı. Aynı yıl Din İşlerinden Sorumlu Bakan Milan Raduloviç, Sava Centre yetkililerinin, Ortodoks ve Katolik Kiliseleri arasında inançlar arası diyalog konulu bir haber için gelen gazetecilere yönelik saldırısı nedeniyle Fonet haber ajansından özür diledi.

Yunanistan’da çıkarılan yeni bir basın yasası, yerel basının gelişmesini ve azınlıkların bilgilere erişimini engelleyecek hükümler içeriyor. Yasa çerçevesinde haber yayını yapan radyo istasyonu sahipleri en az 100.000 avro ödenmiş sermayeye sahip olmak zorunda. Uluslararası Basın Enstitüsünün (IPI) Yunanistan cumhurbaşkanı ve başbakana gönderdiği bir mektuba göre, açılması beklenen pek çok yerel radyo istasyonu bu koşulu sağlayamayacak.

photo

Makedonya hükümetinin bakanları; gazeteci, fotoğrafçı ve kameramanların protesto amacıyla 27 Eylül’deki toplantıyı terketmeleri üzerine şaşkınlık içinde kaldılar. [Getty Images]

Yasanın bir diğer hükmü de temel yayın dilinin Yunanca olmasını zorunlu kılması. IPI mektubunda, "Kurumumuz, bu hükmün Yunan hükümetinin azınlık haklarını koruma görevine aykırı olduğunu ve Sivil ve Siyasi Haklarla İlgili Uluslararası Sözleşmenin 27. Maddesi başta olmak üzere, ülkenin bu alandaki uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettiğini düşünmektedir”, deniliyor.

IPI 2006 yılı raporunda Yunanistan'da gazetecilere yönelik on dava ve cezaya yer verdi. Bu olayların tipik bir örneği 16 Kasım 2006'da yaşandı. Olayda devlet televizyonunda görevli bir ekip, maske ve başlıklar takan bir grubun Molotov kokteylli saldırısına uğradı.

SEEMO, Hırvatistan'da endişe verici olduğu kadar tuhaf iki olay tespit etti. Mart 2006’da devlet televizyonu HTV’nin dini programlardan sorumlu müdürü, bir işaret dili tercümanını boşandığı için işten çıkardı. Bu olay, HTV’de görev yapan işaret dili tercümanlarının tuhaf nedenlerle işten çıkarıldığı ilk örnek değil. Novi List’e göre 2002 yılında bir başka tercüman – yine dini programlardan sorumu müdür tarafından – “televizyon için yeterince cazibeli olmadığı” gerekçesiyle işten çıkarıldı.

Hırvatistan’da ölüm tehditleri gibi daha ciddi olaylar da yaşanıyor. 12 Temmuz’da Rijeka’da Novi List'te çalışan bir gazeteci, kendilerini Mladi bojnici (Genç Savaşçılar) olarak adlandıran bir gruptan bir tehdit mektubu aldı. Gazetecinin yaptığı iki haberden sonra gelen mektupta, “Bizimle uğraşmaya devam edersen ölürsün", deniliyordu.

Karadağ’da Vijesti gazetesi yöneticisi, 1 Eylül tarihinde uğradığı saldırıda dövüldü. Zeljo Ivanoviç’e yönelik saldırı, gazetenin 10. kuruluş yıldönümü için düzenlenen bir tören sırasında gerçekleşti. Öte yandan Dan gazetesinin editör ve yayıncısı Dusko Jovanoviç’in katilleri de henüz yakalanıp adalete teslim edilmedi. Jovanoviç, 27 Mayıs 2004’te gazete binasının önünde vurularak öldürülmüştü.

SEEMO’ya göre Bosna Hersek’teki (BH) gazeteciler, basın üzerindeki ekonomik baskılar ve dava tehditleri nedeniyle kendi kendilerine sansür uygulamak zorunda bırakılıyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında BH Novinari Birliği tarafından düzenlenen bir seminere katılanlar, Banja Luka'daki Sırp Cumhuriyeti Ana Mahkemesinde açılmış 49 tane basın yoluyla hakaret davası olduğunu kaydetti. BH Federasyonu Kanton Mahkemesinde ise toplam 143 dava açılmış bulunuyor. Federasyon genelinde sadece 2006 yılında basınla ilgili olarak görülen davaların sayısı bile 200’ü buluyor.

photo

İstanbul’da yüzlerce kişi Hrant Dink cinayetini protesto etti. [Getty Images]

Türkiye’de gazeteci ve yayıncı Hrant Dink’in 19 Ocak’ta bir aşırı milliyetçinin işlediği soğukkanlı bir cinayete kurban gitmesi sonrasında, İstanbul’da binlerce vatandaş, cinayeti protesto için sokaklara döküldü. Cinayetten önce Dink, 20. yüzyılın başında Ermenilerin öldürülmesinin soykırım olup olmadığı konusunun üzerine gittiği için kendisine dava açan Türk yetkililerin gazabını üzerine çekmişti. Mevcut yasa, kişilerin “Türklüğü aşağılamak” suçundan yargılanmasına olanak veriyor. Dink de bu hüküm nedeniyle dava edilen yazarlar, gazeteciler ve akademisyenler arasında yer alıyor. Şiddet tehdidi ve yasal sorun ihtimali, düşünce özgürlüğü üzerinde ciddi bir kısıtlama yaratıyor. Dink cinayetinden kısa bir süre sonra Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, hayatının tehlikede olduğunu söyleyerek Türkiye’den ayrıldı.

Bulgaristan ve Romanya artık AB üyesi, ama bu, basın özgürlüğü ile ilgili tüm meselelerin hallolduğu anlamına gelmiyor. Bulgaristan’da çete şiddeti her yere yayılmış bir sorun. Ülkede işlenen suçları haber yapmaya çalışanlar başta olmak üzere gazeteciler, mafyanın şiddet eylemlerinden nasibini alıyor. Nisan 2006’da Nova TV kanalında çalışan bir araştırmacı gazetecinin evinin önünde bir bomba patladı. Olayda yaralanan olmazken, gazetecinin dairesi hasar gördü. SEEMO’ya göre söz konusu saldırı, gazetecinin araştırmacı haberciliğiyle bağlantılı olabilir.

Romanya’da Anayasa Mahkemesi, hakaret ve iftiranın ceza yasası kapsamından çıkarılmasının anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Diğer pek çok ülkede olduğu gibi kategoriler öyle geniş ki, yaptığı haberlerle yetkililerin ayağına dolaşan gazetecilerin yargılanmasına izin veriyor.

İlgili Makaleler

Loading

Son olarak Arnavutluk, kısa bir süre önce gazeteciler için çıkardığı yeni bir etik yasası ile ilerleme kaydetti. Fakat yine de gazeteciler yıldırma eylemleriyle karşı karşıya kalıyor. Örneğin Gazeta Shqipitare gazetesinde çalışan bir gazetecinin, Lushnja’da yerel polis kuvvetleri tarafından dövüldüğü bildiriliyor.

Eylül ayında Dünya Gazeteler Birliği ve Dünya Editörler Forumu, bölge ülkelerine yönelik çağrısında "gazetecilerin meslekleriyle ilgili görevlerini gözdağı korkusu olmadan yapabilecekleri bir ortam sağlamalarını ve bu tür olayların, gazetecilik araştırmalarını engelleyen ve kişinin kendi kendine sansür uyguladığı bir korku ortamı oluşturduğunu" dile getirdi.

Söz konusu açıklama İvanoviç cinayetine atfen özellikle Karadağlı liderlere hitap etmekle birlikte, imza sahibi devletler bu taleplerinin Balkanlar'daki tüm ülkeler için geçerli olduğunu açık ve net bir şekilde dile getirdiler.

Bir editör, “Saldırganlara bir çift sözüm var: bizi ne durdurabilir ne korkutabilirler. Profesyonel bir şekilde kamuoyunu aydınlatmaya devam edeceğiz”, dedi.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Oy Ver

Loading
  • Email to a friend
  • icon Baskı Versiyonu
  • Share/Save/Bookmark.

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

SETimes logo

Kosova: Sınırda Kriz

Kosova: Sınırda Kriz

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Yeşillenen Balkanlar

Yeşillenen Balkanlar
Loading
Loading
Loading
Loading

Anket

AB geçtiğimiz günlerde Sırbistan'a aday statüsü verilmesine ilişkin kararı ertelemeyi seçerek, bu kilometre taşının bu yıl aşılacağı yönündeki beklentileri boşa çıkardı. Sizce bunun Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve iktidar koalisyonuna ne kadar ciddi bir zararı olur?

Çok ciddi
Ciddi
Orta
Önemsiz
Hiç zararı olmaz



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle