Güneydoğu Avrupa beyin göçünden fayda sağlıyor

25/06/2007

Yetenekli profesyonelleri yurtiçinde tutabilmek, bölgedeki pek çok ülke için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Göç eğilimini tersine çevirmek her zaman mümkün olmasa da, hükümetler bu sorunu bir değere çevirebilmek için üniversiteler ve uluslararası kuruluşlarla birlikte çalışıyor.

Gabriela Preda, Southeast European Times için yazdı – 25/06/07

photo

En iyi ve en zekiler, yurtdışına gitmesi en muhtemel olanlar. [Getty Images]

İlk kez 1950’lerde ortaya çıkan “beyin göçü” terimi, genellikle bir kayıp olarak değerlendirilir. Güneydoğu Avrupa'da ise bu terim daha karmaşık bir olguyu temsil ediyor. Bölgeden göç edenlerin, ailelerine para göndermek suretiyle ülkelerinin ekonomisine katkıda bulundukları düşünülürse, burada görülen eğilimi “beyin dolaşımı” olarak adlandırmak daha doğru olur. Bu arada bölgedeki pek çok ülke, bir dizi kamu girişimi ve özel girişim aracılığıyla “göçü” “kazanıma” çevirmeye çalışıyor.

Milyonlarca Güneydoğu Avrupalı, daha iyi bir hayat için ülkelerini terkediyor. Pek çoğu uzman profesyonel ve akademisyenler. Gidenlerin çoğunluğunu oluşturan bilim adamları, araştırmacılar, kıdemli yöneticiler ve öğrenciler çekici kariyer fırsatlarının, daha yüksek maaşların ve genel olarak daha iyi koşulların cazibesine kapılıyor. Ülkeler ayrıca “beyin ziyanı” ya da iç beyin göçü olarak adlandırılan süreçler nedeniyle de beşeri sermaye kaybına uğruyor, çünkü pek çok uzman, daha yüksek kazanç elde edebilmek için kendi meslek alanının dışında işlerde çalışıyor.

Bu durumun sonuçları ise oldukça ciddi. UNESCO’nun “Güneydoğu Avrupa'da Bilim, Teknoloji ve Ekonomik Kalkınma” isimli raporuna göre, son on yılda bölgedeki araştırmacı sayısı önemli ölçüde azaldı. Pek çok ülke, kalifiye profesyonellerinin neredeyse yüzde 70’ini kaybediyor. Üniversite kampüslerinde her üç öğretim ve araştırma görevlisi pozisyonundan ikisi kaybediliyor, ki bu da bilimsel araştırma ve yüksek öğretim kapasitesini olumsuz yönde etkiliyor.

Örneğin Bosna Hersek’te (BH) 1995 yılından bu yana araştırma mühendislerinin yüzde 79’u, bilim alanında yüksek lisans diploması sahibi olanların yüzde 81'i ve yine bilim alanında doktora derecesine sahip olanların yüzde 75'i ülkelerini terketmiş. Aynı çalışmanın bulgularına göre Arnavutluk’taki Tiran Üniversitesinde yüzde 40 oranında bir akademik personel kaybı yaşandı ve ülkeden ayrılan bu akademisyenlerin yüzde 90'ı 40 yaşından gençti. Bu ekonomik göçün beşeri kalkınma ve kamu refahı açısından yarattığı maliyeti hesaplamak mümkün değil, çünkü hükümetler çoğu zaman eğitimi ve çalışanlara yönelik özel eğitimleri kıt kaynaklarını kullanarak destekliyor ve daha sonra bu çalışanlar ülkelerini terk ettiklerinde, almış oldukları eğitimin olası ekonomik ve sosyal getirilerini de beraberlerinde götürmüş oluyorlar. Bunun sonucunda da bölge ülkeleri, sosyal yardım hizmetleri ile ilgili pozisyonlara uygun kişileri yerleştirmekte ve temel ekonomik sektörlerdeki kalifiye eleman sıkıntısıyla mücadele etmek durumunda kalıyor.

photo

Araştırmacı ve bilim adamlarının bölge dışındaki ülkelere göç etmeleri ciddi derecede olumsuz sonuçlara yol açıyor. [Getty Images]

Fakat uluslararası kuruluşlara ve ulusal hükümetlere göre, artık göçmenler uzmanlıklarını, yeteneklerini ve sermayelerini ülkelerinin kalkınma sürecine gerçekten ortak olmak için kullanmak istediklerinden, bölgedeki bu göç eğilimi de yavaş yavaş tersine dönüyor.

Yaşam koşulları ve siyasi istikrarsızlıkla ilgili endişeler, anavatana geri dönüşün önünde bir engel teşkil etse de, yeni teknolojiler, ulus oluşturma sürecine "fiilen katılım" olanağı sunuyor. Çeşitli hükümetlerarası ve ulusal kurumlar tarafından teşvik edilen girişimler, bilgi paylaşımını ve özel uzmanlıkların ekonomik, sosyal ve kültürel sermayeye dönüştürülmesini mümkün kılıyor.

Öte yandan bölgedeki üniversiteler, “beyin göçünü” “beyin dolaşımına” dönüştürmeye yönelik çalışmaların başını çekiyor. Bu bağlamda akademisyen ve araştırma görevlilerinin yurtdışında kısa süreli uzmanlık eğitimleri almasını ve dijital ağların kurulmasını teşvik eden projeler geliştiriliyor.

2003 yılında UNESCO ile Hewlett Packard’ın (HP) ortak bir projesi kapsamında pek çok Güneydoğu Avrupa ülkesinde bölgesel beyin göçünü azaltmak için pilot uygulamalar yapıldı. Bu girişim, çeşitli üniversitelere teknolojik ve finansal imkanlar sağlayarak, bölgedeki genç bilim adamlarının, yurtdışında yaşayan yurttaşlarıyla ortak araştırma projeleri çerçevesinde çalışmalarına imkan tanıyor. Proje Arnavutluk, BH, Hırvatistan, Makedonya, Sırbistan ve Karadağ'daki pek çok üniversiteye grid teknolojisi sağlıyor.

Program koordinatörü Stamenka Uvaliç-Trumbiç, “Katılımcı üniversiteler, bölge genelinde çok yakın bir şekilde birlikte çalışan fakülteler, bilim adamları ve karar mercilerinden oluşan ekipler kuruyorlar”, diyor. Örneğin Belgrad Üniversitesinde pek çok genç mühendis, grid hesaplama teknolojisine dayalı deneyler geliştirmek için ülkelerinde kaldı. Dahası bölgesel düzeyde düzenli olarak gerçekleştirilen proje toplantıları da sınırların aşılması açısından etkili oluyor.

İlgili Makaleler

Loading
photo

Üniversiteler ciddi miktarda akademik personel kaybetti. [Arşiv]

Uvaliç-Trumbiç, “Proje sadece ulusal düzeydeki bilim ve eğitim kapasitelerini güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki genç araştırmacılar arasında yıllardır kopuk durumda olan iletişimin de yeniden kurulmasını sağlıyor”, dedi. UNESCO/HP desteği ile kurulan ağlar, bölgedeki araştırmacıların yerel kapasiteleri sağlamlaştırmalarına yardım edecek ve anayurtlarını tamamen terketmeden başka ülkelerde araştırmalar yapabilmelerini sağlayacak yenilikçi deneyimleri paylaşmak amacı doğrultusunda bağımsız olarak çalışıyor.

Bölgesel eğitim sektörünün karşı karşıya olduğu ve potansiyel olarak oldukça zarar verici bir nitelik taşıyan yapısal sorunun farkında olan AB de sürece aktif olarak katılıyor. Birlik, (yüksek öğrenimi modernleştirmeyi amaçlayan) Tempus ve Erasmus Mundus bursları gibi bir dizi program aracılığıyla araştırmacıları destekliyor. 1999 yılında Avrupa’daki bütünleşme sürecinden hareketle ortak bir eğitim ortamı oluşturmak için hayata geçirilen Bologna Süreci de, Balkanlar'daki eğitim reformuna ivme sağlayan unsurlar arasında yer alıyor.

Kısa bir süre önce bazı AB üyesi ülkeler, AB dışından gelen araştırmacıların Birlik ülkelerinde çalışma vizesi almalarını kolaylaştırmak üzere tasarlanmış bir "bilim vizesi" uygulamasına başladılar. 2005 yılında kabul edilen direktif, Ekim ayı itibarıyla üye ülkelerin ulusal kanunlarında da yer alacak.

Pek çok uzmana göre beyin kazanımı girişimleri, temel olarak bilgi ve uygulama kapasitesindeki eksiklikler nedeniyle oldukça yavaş ilerliyor ve çeşitli engellere takılıyor. Yine de çok sayıda uluslararası kuruluş ve ulusal hükümete göre eğilim pozitif yönde değişiyor. Politika yapıcılar artık mobiliteyi sadece bir tehdit unsuru olarak görmekten vazgeçtikleri için, yavaş yavaş yeni bir bakış açısı da oluşmaya başlıyor. Uygun şekilde değerlendirildiği takdirde bu süreç, anayurt için fayda sağlayabilir ve hatta bir değere bile dönüşebilir.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Oy Ver

Loading
  • Email to a friend
  • icon Baskı Versiyonu
  • Share/Save/Bookmark.

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

SETimes logo

Kosova: Sınırda Kriz

Kosova: Sınırda Kriz

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Yeşillenen Balkanlar

Yeşillenen Balkanlar
Loading
Loading
Loading
Loading

Anket

AB geçtiğimiz günlerde Sırbistan'a aday statüsü verilmesine ilişkin kararı ertelemeyi seçerek, bu kilometre taşının bu yıl aşılacağı yönündeki beklentileri boşa çıkardı. Sizce bunun Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve iktidar koalisyonuna ne kadar ciddi bir zararı olur?

Çok ciddi
Ciddi
Orta
Önemsiz
Hiç zararı olmaz



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle