21/05/2007
Toronto Üniversitesinden Robert Austin’e göre Martti Ahtisaari’nin Kosova planı ile ilgili olarak yaşanan diplomasi savaşı, planın asıl özelliklerini gölgede bırakıyor. Planın ayrıntılarına dikkatle baktıkları takdirde Kosovalı Arnavutlar, yerine getirmeleri gereken oldukça ciddi yükümlülükler olduğunu, Kosovalı Sırplar ise toplumlarının elde edebileceği potansiyel kazançları görebilir.
Robert C. Austin, Southeast European Times için yazdı – 21/05/07
![]() Eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari’nin planı, Kosova’yı çoklu etnik bir toplum haline getirmeyi amaçlıyor. [Getty Images] |
Eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari’nin Kosova planı ile ilgili diplomatik çekişmeler sürerken, hazırlanan belgenin asıl içeriğine nispeten daha az dikkat ediliyor. Hem Kosova'da hem de diğer ülkelerde önerinin ön cephesinde yer alanlar, yani Kosova’ya bayrak, milli marş sahibi olma ve daha da önemlisi uluslararası anlaşmalar yapma ve uluslararası kuruluşlara üye olma hakkı tanınması üzerine odaklanılıyor.
Ahtisaari’nin öne sürdüğü planının hayata geçirilmesini sağlayacak olan ve bu anlamda gerçekten büyük önem taşıyan görevlerden pek bahsedilmiyor. Muhtemelen ne Priştine’de ne de Kuzey Mitrovica’da sokaktaki vatandaşın “bağımsızlık gününden" sonra ne olacacağı hakkında kesin bir fikri yok.
Ahtisaari’nin planı herşeyden önce Kosova’yı çoklu etnik bir toplum haline getirmeyi amaçlıyor; yani plan çerçevesinde Arnavut olmayan topluluklara da önemli haklar tanınıyor. Nüfusunun yüzde 90'ından fazlasını Arnavutların oluşturduğu Kosova'da Sırp, Roman, Aşkali, Gorani, Mısırlı, Türk ve Boşnak topluluklara her alanda çok ciddi söz sahibi oluyor. Özetle Ahtisaari’nin planında asimetrik bir devlet öngörülüyor.
Yeni Kosova’da azınlık partilerinin hem hükümetin kurulmasında hem de hükümet politikalarının belirlenmesinde kritik rol oynayacağı kesin. Ayrıca Ahtisaari’nin topluluk haklarına ilişkin önerilerinin birden bire ortaya çıkmadığını da unutmamak gerekiyor. Bu öneriler zaten Viyana’daki doğrudan görüşmeler sırasında Kosovalı Arnavut tarafınca dile getirilmişti.
Kosova birinci adım olarak, Ahtisaari planında yer alan pek çok unsuru içerecek bir anayasayı kabul etmek durumunda. Bunun için üçü Sırp topluluğundan ve üçü de daha küçük diğer azınlıklardan olmak üzere toplam 21 üyeli bir anayasa komisyonu kurulması gerekiyor. Anayasanın, Kosova'daki mevcut Meclis tarafından kabul edilmesinin ardından dokuz ay içinde yeni seçimler yapılmalı.
![]() Öne sürülen plan çerçevesinde Kosovalı Arnavutlar, ciddi yükümlülükler üstleniyor. [Getty Images] |
Yeni seçim sistemi, büyük ölçüde eski sisteme dayanmakla birlikte bazı önemli değişiklikler de içeriyor. Meclis hâlâ nisbî temsile dayalı 120 sandalyeden oluşuyor. Burada asıl değişiklik, parti listelerinin bundan böyle açık olacak olması -- şimdiye kadar listeler kapalı tutuluyordu ve çoğu vatandaş da bu uygulamadan memnun değildi. On tanesi Sırp topluluğu, on tanesi de diğer topluluklar için olmak üzere, Arnavut olmayan topluluklar için yirmi sandalye ayrıldı. Bunlar, ilk iki seçim yetkisi açısından gerekli minimum koşullar. Seçimlerde kazanılan her sandalye, yedek sandalyelere ilave.
Yeni meclis kuralları arasında, nitelikli çoğunluk oyu ile ilgili çeşitli kurallar da yer alıyor. Yapılan bazı yasa değişiklileri, hem Meclisin hem de Meclis’te küçük azınlıkları temsil eden vekillerin çoğunluk oyunun alınmasını gerektiriyor. Esas olarak belli başlı her türlü değişliklik için hemen hemen herkesin onayı gerekiyor. Yeni kabinede bir Sırp bakan ve bir de diğer bir küçük azınlığı temsil eden bir bakan bulunacak. Aynı kural bakan yardımcıları için de geçerli. Kabinenin üye sayısı 12’den fazla olduğunda, kabineye küçük azınlıklardan bir bakan ve bir bakan yardımcısı daha eklenecek.
Gelecekte anayasa üzerinde yapılacak her türlü değişiklik için hem meclisin üçte ikisinin, hem de küçük azınlıkları temsil eden vekillerin üçte ikisinin kabul oyu gerekiyor. Aynı kural adalet sistemi için de uygulanıyor. Kosova Anayasa Mahkemesindeki hakimlerin en az yüzde 15’i küçük azınlık topluluklarından olmak zorunda.
Azınlıklara, ulusal düzeydeki kurumlar haricinde, yerel düzeyde de geniş yetkiler verildi. Kosova’nın resmi dillerinden herhangi birinde (Arnavutça ve Sırpça) eğitim hakkı ve ulusal simgelerin, dilin ve alfabenin serbestçe kullanılması garanti altına alındı. Küçük azınlıkların, nüfusun yüzde 10’undan fazlasını oluşturduğu yerlerde Belediye Meclisi başkan yardımcılığı görevi, küçük azınlıklardan bir temsilci tarafından yürütülecek. Ohri Çerçeve Anlaşmasında da öngörüldüğü üzere, Kosova toplumunun çoklu etnik yapısı, kamu hizmetinin her seviyesine yansıtılacak.
Fakat en önemli alan yerel yönetim. Bu konu, Arnavut çoğunluk için potansiyel olarak en büyük engel, zira Ahtisaari planı, merkezîyetçilikten oldukça uzak bir devlet yapısı oluşturulmasını ve Sırpların taleplerinin karşılanması için bir dizi yeni belediye kurulmasını öngörüyor. Örneğin Kuzey Mitrovica’da yüksek öğretim ve sağlık konularında yetki, yerel yönetime bırakılıyor. Aynı durum, Sırpların çoğunlukta olduğu diğer belediyeler için de geçerli. Sırpça eğitim veren okullarda, Sırbistan’da ilgili bakanlıklar tarafından geliştirilen kitaplar okutulabilecek.
Henüz etraflıca planlanmamış olmakla birlikte, Kosova’da uluslararası toplumun ciddi biçimde varlık göstermesi öngörülüyor. Tıpkı Bosna Hersek’te olduğu gibi, plan çerçevesinde aynı zamanda AB özel temsilcisi niteliği de taşıyan Uluslararası Sivil Gözlemciye (UST) çok kapsamlı yetkiler veriliyor. UST’nin yetkilerinin anlamı açık: kendisi Ahtisaari planının uygulanmasında nihaî yetki merkezi olacak. Bağımsızlık ve kontrollü bağımsızlık arasındaki farkı yaratan da işte bu UST.
![]() Kosova’da uluslararası toplumun yakın gelecekte ciddi biçimde varlık göstermesi bekleniyor. [UNMIK] |
Ahtisaari’nin planı, sözde bağımsız bir Kosova yaratmaktan fazlasını yapıyor. Ahtisaari, Kosova’nın evrim sürecinde geldiği yeni aşama için bir çerçeve sunuyor. Plan, gerçekten bağımsızlık zamanı geldiğinde bölgedeki koşulların da bu tür bir çözüm için elverişli olması umuduyla, bu aşamanın biraz uzun bir döneme yayılmasını öngörüyor.
Şimdi Kosova’daki topluluklara düşen görev, yenilenen ve potansiyel olarak daha sıkı bir hale gelecek olan bu denetim altında, çoklu etnik yapılarını koruyabileceklerini kanıtlamak. Ahtisaari’nin vizyonunun kararlılıkla uygulanması için gerekli siyasi irade ve isteğin gösterilmesinde Arnavut çoğunluğa çok iş düşüyor. Fakat diğer yandan, Arnavut olmayan toplulukların da, kendilerine tanınan hak ve yetkileri en etkin şekilde kullanmaları gerekiyor. Bu topluluklar, Ahtisaari planının kendilerine verdiği hak ve yetkilerin kullanılması konusunda başarısız olduğu takdirde, suç Arnavut toplumunda aranmamalı.
Plana yönelik tepkilerden anlaşılan o ki, her iki tarafın da planın ayrıntılarına daha fazla dikkat etmesi gerekiyor, çünkü – tıpkı şu meşhur özdeyişte de söylendiği gibi – şeytan ayrıntıda gizlidir. Şimdilerde Kosova medyası tamamen oyunun sonucuna ve Sırbistan ve Rusya ile olan diplomatik güç gösterisine odaklanmış durumda. Sonrasında nasıl hareket edileceğine dair çok az şey söyleniyor. Bu arada Kosova’daki Sırp toplumunun da, Ahtisaari’nin önerisini nasıl kendi avantajları doğrultusunda kullanabileceklerini düşünme fırsatı var. Kosova'nın Balkanlar’da kurulan yeni bir Arnavut devleti olmaktan öteye gitmeyeceğini düşünenler, planı dikkatlice okumamış demektir.
Özellikle Kosova’daki Arnavut yetkililer tarafından düzenlenecek olan bir kampanya ile, halkın, uygulama aşamasından ne beklendiğini anlaması sağlanabilir. Arnavut çoğunluk, planı kabul ederek maliyetli, zorlu ve herkesi memnun etmeyecek bir dizi çok kapsamlı yükümlülüğün altına girmiş oldu. Bu noktadan sonra Kosova’nın ilerleme kaydedebilmesi için, siyasi irade ve süreç hakkında bilgi sahibi bir toplum şart.
Robert C. Austin, Toronto Üniversitesi Munk Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nde Güneydoğu Avrupa tarihi ve siyaseti dersi vermektedir.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası