04/12/2006
21 Ocak’taki seçimlere hazırlanan Sırbistan’ın karşısında pek seçenek yok gibi görünüyor. Genel başkanı bir Lahey zanlısı olan aşırı milliyetçi partinin oyların büyük bir bölümünü kazanacağının tahmin edildiği ülkede, sürekli birbirleriyle çatışan demokratik partiler, görüş ayrılıklarını bir kenara bırakmaları yönünde bir baskı altında kalıyor.
İgor Jovanoviç, Southeast European Times, Belgrad – 04/12/06
![]() SRS genel başkanı Vojislav Seselj Lahey’de yargılanacak. Kısa bir süre önce yapılan bir anketin sonuçlarına göre Seselj’in partisinin Ocak ayındaki seçimlerde oyların yüzde 34’ünden fazlasını alacağı tahmin ediliyor. [Getty Images] |
Sırbistan’da 21 Ocak’ta yapılacak olan parlamento seçimleri, ülkenin Avrupa'daki geleceği açısından çok önemli sonuçlar doğurabilir. Yapılan kamuoyu yoklamaları, demokratik bloğun, Sırp Radikal Partisi (SRS) ve Sırbistan Sosyalist Partisi gibi eski Yugoslavya Cumhurbaşkanı Slobodan Miloseviç’in siyasi mirasını temsil eden partiler karşısında çok az şansı olduğunu gösteriyor.
11 Mart tarihinde Lahey’deki hücresinde kalp krizi geçirip ölen Miloseviç’in devrilmesinden altı yıl sonra bugün, Sırbistan'daki demokratik partiler üç temel sorunla karşı karşıya. 1999 yılından bu yana BM yönetiminde olan güney Sırp eyaleti Kosova'nın statüsü büyük olasılıkla seçimlerden sonra çözümlenecek. Ardından, eğer demokratik bir iktidar kurulabilirse, Bosna Hersek’te soykırım yapmakla suçlanan Bosnalı Sırp General Ratko Mladiç’in Lahey’e teslim edilmesi gerekiyor. Yeni hükümet diğer yandan AB ile imzalanacak olan İstikrar ve Ortaklık Anlaşması ile ilgili görüşmelerin kaldığı yerden devam edebilmesi için büyük bir çaba sarfetmek zorunda. Mladiç’in bir türlü adalete teslim edilememesi nedeniyle bu yılın Mayıs ayında görüşmeler askıya alınmıştı.
Kısa bir süre önce Medium Gallup ajansı tarafından yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, yeni parlamentoda zafer büyük olasılıkla, genel başkanı Vojislav Seselj’in Lahey’de yargılanmayı beklediği, aşırı sağ SRS’nin olacak. Anket sonuçları, Radikallerin oyların yüzde 34,9'unu kazanarak 250 sandalyeli parlamentodan 102 milletvekili çıkaracağını gösteriyor.
![]() Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç seçimlerle ilgili olarak, “Demokratik güçlerin ve tek bir hedefe – AB üyeliği ve vatandaşların yaşam standardının iyileştirilmesine – kilitlenmiş bir politikanın seçimleri kazanmasını umuyorum”, dedi. [Getty Images] |
Anket sonuçlarına göre ikinci sırada oyların yüzde 22,9’unu alacağı öngörülen, Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç’in partisi Demokratik Parti yer alıyor. Üçüncü sıradaki isim ise yüzde 13,9 oranında oy alması beklenen, Başbakan Vojislav Kostunica’nın partisi Sırbistan Demokratik Partisi. Bu ayın başında yapılacak olan kongrede Miloseviç’ten bu yana ilk kez bir genel başkan seçmeye hazırlanan Sosyalistler’in oy oranının yüzde 5,6 olacağı tahmin edilirken, Eski Finans Bakanı Mladjan Dinkiç’in partisi G17 Plus’ın yüzde 5,2 oranında oy alacağı öngörülüyor. Diğer yandan etnik azınlıkları temisl eden çeşitli partilerin de parlamento barajını aşması bekleniyor.
Güç dengesi böyle olunca, demokratik partilerin hükümet kurabilme şansı da Radikal ve Sosyalist partiler hariç, parlamentoya giren tüm temsilcilerle bir koalisyon oluşturmalarına dayanıyor. Demokratlar, konumlarını güçlendirmek amacıyla Sırbistan’daki bölgesel Boşnak partisi Sandzak Demokratik Partisi ile bir koalisyon kurdu. Diğer yandan DPS, orta Sırbistan’ın orta kesimlerinden çeşitli bölgesel partilerle ittifak oluşturdu.
Bu seçimler potansiyel olarak büyük önem taşıdığından, uluslararası toplum demokratik partileri desteklemek için harekete geçti. BM’nin Kosova’nın statüsünden sorumlu özel temsilcisi Martti Ahtisaari, statü kararının açıklanmasını seçim sonrasına erteledi. Pek çok Batılı analist ve medya kaynağına göre Ahtisaari’nin, Kosova için şartlı bağımsızlık önerisinde bulunması kuvvetle muhtemel. Bu durum Sırbistan’da siyasi karışıklığa ve dolayısıyla da Athisaari’nin gelecekle ilgili planlarını açıklamayı erteleme kararı almasına neden olabilir.
Diğer taraftan AB de Sırbistan’a çeşitli sinyaller veriyor. Belgrad merkezli haber ajansı Tanjug, AB dönem başkanı Finlandiya tarafından hazırlanan gayri resmi bir belgenin ayrıntılarını bildirdiği bir haberinde, önümüzdeki günlerde Sırp vatandaşlarına ülkelerinin Avrupa ile ortaklık şansı ile ilgili net bir mesaj verileceğini belirtti.
![]() Sırbistan, geçtiğimiz hafta Riga’da yapılan zirvede NATO'nun Barış için Ortaklık programına davet edildi. [Getty Images] |
Belgede siyasi ve ekonomik liderlerin daha yoğun bir şekilde biraraya gelmesi, vize avantajları ile ilgili görüşmelerin hızlandırılması ve AB katılım öncesi fonları kullanılarak finansal programların hayata geçirilmesi öngörülüyor. Tüm bunlar, AB ile Belgrad arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik bir anlaşmanın parçası.
Yakın zamanda gerçekleşen bir diğer gelişme ise NATO’nun Riga’da düzenlediği zirveyi, Sırbistan’ı – ve eski devlet birliği ortağı Karadağ ile Bosna Hersek’i – Barış için Ortaklık programına katılmaya davet etmesi oldu, ki bu İttifak’a katılım yolunda atılmış ilk adım. Lahey ile işbirliği ve özellikle de Mladiç’in yakalanıp mahkemeye teslim edilmesi, program üyeliği için yıllardır açık bir şekilde öne sürülen koşullar idi. BM başsavcısı Carla del Ponte’yi hayrete düşüren bu ciddi politika değişimi, Batının, Sırbistan'daki demokratik sürecin gidişatından endişe duyduğuna dair önemli bir mesaj verir nitelikte. Reform yanlısı siyasetçiler, dış siyaset cephesinde sürekli olumsuz gelişmeler olduğu takdirde ülkenin siyasi geleceğinin pek de iç açıcı olmayacağı konusunda defalarca uyarıda bulunmuşlardı. Uluslararası toplumun bu uyarıları dikkate aldığı görülüyor.
Seçim tarihini açıklarken, 21 Ocak’ta Sırbistan’ın Avrupalı bir gelecek ile Miloseviç döneminin çok da uzak olmayan “karanlık geçmişine" geri dönmek arasında bir seçim yapacağını söyleyen Tadiç, “Demokratik güçlerin ve tek bir hedefe – AB üyeliği ve vatandaşların yaşam standardının iyileştirilmesine – kilitlenmiş bir politikanın seçimleri kazanmasını umuyorum”, dedi. İki aydan kısa bir süre sonra Sırp seçmenler Tadiç’in haklı olup olmadığını gösterecek. Ve tüm dünyanın gözü onların üzerinde olacak.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası