Balkanlarda biyoyakıt üretimi gündemde

21/08/2006

Güneydoğu Avrupa ülkeleri biyoyakıt konusunu değerlendiriyor? Acaba Bulgaristan, Romanya ve Sırbistan yeni bir "Brezilya mucizesi" yaratabilecek mi?

Georgi Mitev-Shantek, Southeast European Times, Belgrad -- 21/08/06

photo

Petrol fiyatlarının dünya genelinde artış gösterdiği şu dönemde bazı Balkan ülkeleri biyodizel konusuyla ilgilenmeye başlıyor. [Getty Images]

Dünya genelinde artan petrol fiyatları, Güneydoğu Avrupa ülkelerini, petrol bağımlılığını azaltacak çözümler üzerinde düşünmeye sevkediyor. Bulgaristan, Romanya ve Sırbistan’daki yerli ve yabancı yatırımcılar, alternatif yakıtların üretimine yönelik tesislerin inşaatına başlıyor.

Kısa bir süre öncesine kadar Balkanlarda biyodizelin motor yakıtı olarak kullanılması ihtimali pek ciddiye alınmıyordu. Fakat artık bu durum değişti. Kolza ve ayçiçeği gibi endüstriyel bitkilerden üretilen yakıtlar, ciddi bir yatırım sahasına dönüşüyor. AB’nin ilgili düzenlemeleri çerçevesinde, bu yıl dizel yakıt piyasasında bitkisel dizel yakıtların payının en az yüzde 2, 2010 yılına kadar yıllık pazar payı artışının ise yüzde 0.75 olması öngörülüyor.

Bu konuda hem iç pazarlarında hem de Avrupa genelinde pazar payı elde etme mücadelesine başlayan ilk ülke Romanya oldu. Şu anda ülkenin yıllık biyodizel üretim kapasitesi üç milyon ton. Portekizli Martifer firması, Calarasi kentinin Lehliu Gara bölgesinde bir biyodizel tesisi inşa ediyor. 47 milyon avroluk bu proje, 2007 yılına kadar tamamlanacak. Yılda 100.000 ton biyodizel gibi ciddi büyüklükte bir kapasiteyle çalışması planlanan tesis, böylelikle Romanya'nın çevre dostu yakıt ihtiyacının üçte birini karşılayacak. Bu denli büyük miktarda yakıt üretimi, 50.000 hektarlık toprağın işlenmesini gerektireceğinden, çiftçiler için de yeni iş olanakları yaratılmış olacak.

Diğer yandan Alman MAN şirketinin bir alt kuruluşu olan MAN Ferrostaal da, 133 milyon avro değerinde diğer bir proje yürütüyor. Sibiu kentinin Atel ve Loamnes bölgelerinde inşa edilmekte olan tesisin, 2008 yılı itibariyle, 120.000 hektar alandan elde edilecek mahsülle günde 400 ton yakıt üretme kapasitesine kavuşması bekleniyor.

Rompetrol şirketi de, 2007’de yıllık 60.000 ton üretimle biyodizel pazarında pay sahibi olmayı umuyor.

Komşu ülke Bulgaristan’da, perakende benzin sektörünün yerli şirketlerinden EKO Petroleum, önümüzdeki yıl ülkenin kuzeydoğusundaki Vidin kentinde, 60 milyon avroya malolması beklenen bir biyodizel tesisi inşa edeceklerini duyurdu. Tesiste, 250.000 hektarlık alandan elde edilecek 400.000 ton kolza mahsülünden yılda 150.000 ton biyodizel üretilmesi öngörülüyor.

photo

Biyoyakıt, kolza (Brassica napus L.) bitkisinden üretiliyor. [Getty Images]

Sırbistan ise ilk tesisini gelecek yıl inşa etmeyi planlıyor. Bitkisel yağ sektöründe faaliyet gösteren yerli firmalardan Sid (Vojvodina) merkezli Victoria Group, 15 milyon avroluk bir yatırımla yıllık 100.000 ton kapasiteli bir tesis kurarak, kolza, soya fasülyesi ve ayçiçeğinden biyodizel üretecek. Aslında Sırbistan biyoyakıt kavramına hiç de uzak değil. Yaptırımlar kapsamında 1995 yılında Belgrad Tarım Kooperatifi 10.000 ton biyoyakıt üretti. Fakat Sırp devleti henüz devreye girmiş değil.

Devlet desteğinin önemini anlamak için Brezilya örneğine bakmak yeterli. 1973 yılındaki ilk petrol krizinde petrol fiyatı dört katına çıktığında, Brezilyalılar oldukça zor bir durumda kaldı. Brezilya o dönemde, tıpkı bugün Balkanlarda olduğu gibi, yakıt ihtiyacının yüzde 80’inin ithalatla karşılıyor, gelirinin yarısını bu yönde harcıyordu. Bu durumdan kurtulmak için, benzin yerine şeker kamışından üretilen etanol kullanılmasını öngören bir proje geliştirdiler.

Söz konusu proje sayesinde bu yıl Brezilya hiç petrol ithal etmemeyi başardı. Yılda 3.6 milyar galon etanol üreten ve bunun 600 milyon galonunu ihraç eden Brezilya, bu alanda dünya pazarının yarısını elinde tutuyor. Ülkede her on arabadan yedisi, benzinin üçte biri fiyatına satılan etanol kullanıyor. Hatta etanolün hava taşımacılığında kullanımı da gündemde.

İlgili Makaleler

Loading

Petrol fiyatlarının uluslararası düzeyde endişe yarattığı şu dönemde, Brezilya mucizesi giderek daha fazla ilgi topluyor. Mısırdan etanol üretilen Amerika Birleşik Devletlerinde üretimin artırılması yönünde planlar var. Mısırdan etanol üretmek, şeker kamışıyla yapılan üretime oranla yüzde 30 daha pahalı olduğundan, ABD’nin maliyet etkinliği artırmaya yönelik araştırmaları, Balkan ülkelerini ciddi biçimde ilgilendiriyor.

Balkanlar kesinlikle mısır üretimine elverişli bir bölge. Romanya, Sırbistan ve Hırvatistan halihazırda sırasıyla yılda 10 milyon, 6.3 milyon ve 2.2 milyon ton mısır üretiyor. Bölgenin üretim potansiyeli ise aslında bu rakamlardan çok daha yüksek.

Brezilya örneği, hükümetlerin etanol kullanımını devreye alması gerektiğini, zira bu tür uygulamalarda birinci aşamanın asla maliyet etkin olamayacağını gösteriyor. Çiftçilerin mısır, kolza ve diğer hammaddelerin yetiştirilmesi için teşvik primlerine ihtiyacı var. Ayrıca hükümetin, bu yeni yakıtların dolum istasyonu ağlarını genişletecek finansmanı sağlaması ve devlet kurumlarının, biyodizel veya etanol ile çalışan araçlar kullanmasını zorunlu kılması gerekiyor.

Bir sonraki adım ise, “çevre dostu” araç kullananlara yönelik vergi indirimleri ve ardından da biyolojik yakıtların kullanımı ile ilgili kotaların uygulanması olmalı. Peki tüm bunlar gerçekleştirilebilirse ne olacak? Bu sorunun cevabı Volkswagen’ın Brezilya ofisinde. Şirket, geçtiğimiz yıl bir düzineden fazla ülkeden toplam 38 delegasyon ağırlamış ve bu temsilcilerin tamamının isteği ortakmış: yakıt seçenekleri açısından esnek çözümler sunan araçlar.

Bu içerik SETimes.com için hazırlanmıştır.
Loading

Oy Ver

Loading
  • Email to a friend
  • icon Baskı Versiyonu
  • Share/Save/Bookmark.

SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.

Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.

SETimes'ın Yorum Politikası

SETimes logo

Kosova: Sınırda Kriz

Kosova: Sınırda Kriz

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Enerji: Sorunlar ve Trendler

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Değişen Algılar: Balkanlar'da Kadın

Yeşillenen Balkanlar

Yeşillenen Balkanlar
Loading
Loading
Loading
Loading

Anket

AB geçtiğimiz günlerde Sırbistan'a aday statüsü verilmesine ilişkin kararı ertelemeyi seçerek, bu kilometre taşının bu yıl aşılacağı yönündeki beklentileri boşa çıkardı. Sizce bunun Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ve iktidar koalisyonuna ne kadar ciddi bir zararı olur?

Çok ciddi
Ciddi
Orta
Önemsiz
Hiç zararı olmaz



Sonuçlara bakmak için Yorum ekle