07/08/2006
Toronto Üniversitesi öğretim üyelerinden Robert Austin, Kosova'nın nihai statüsünün önemli bir konu olduğunu, fakat bunun, Kosova'da acilen çözüm bekleyen sorunları çözemeyeceğini ya da istikrarlı bir gelecek garantisi sağlamayacağını söylüyor.
Robert C. Austin, Southeast European Times – 07/08/06
![]() Kosova Cumhurbaşkanı Fatmir Sejdiu (sağda) ve Kosova Parlamento Sözcüsü Kole Berisha (solda), geçtiğimiz ay Viyana’da yapılan statü görüşmelerinden dönüşte basın açıklaması yapıyor. Kosova’da pek çok siyasetçi önceliği ekonomiye değil nihai statü meselesine veriyor. [Laura Hasani] |
Kosova’nın kaderini belirleyecek olan görüşmelerin hız kazanmaya başladığı şu dönemde, ekonomik sürdürülebilirlik meselesi öne çıkıyor. Görüşmelerin sonucu ne olursa olsun, ekonominin kendi ayakları üzerinde durabilmesinin sağlanması büyük önem taşıyor. Pek çok kimse, 1999 yılındaki NATO müdahalesinden bu yana Kosova’da üretimden çok siyaset yapıldığını söyleyecektir. Kosova’nın ticaret dengesi mercek altına alınacak olursa, bu durum daha net bir şekilde görülebilir: Toplam 1.1 milyar avro değerindeki ticaret içinde ihracatın payı yalnızca 42 milyon avro. Bu dengesizliğin ana kaynağı ise uluslararası toplumun yaptığı harcamalar ve anavatanlarına her yıl 600 milyon avro gönderen çalışkan Kosova diasporası. İşin olumlu yani ise, yüksek ithalat ve buna bağlı vergiler sayesinde gümrük gelirlerinin bütçe içindeki payının yüzde 70 olması.
ORA Partisinin genel başkanı Veton Surroi haricinde pek az siyasetçi bu ciddi ekonomik sorunlara değiniyor. Priştine’de sürekli aynı söz tekrarlanıyor: önce statü, sonra ekonomi. Aslında Kosova’da hiçbir konuya bağımsızlıktan daha fazla öncelik verilmiyor. Fakat bu gerçeklerle uyuşmuyor. Halk, 1999’da bağımsızlık konusuna öncelik vermiş olabilir ama bugün durum farklı. Yalnızca ve yalnızca siyaset peşinde koşan Kosovalı siyasetçiler, statü görüşmeleri sonrasında Kosova'yı refaha taşıyacak bir yol haritası isteyen seçmenlerle güçlü bağlar kuramıyor.
Bu, Kosova halkının statü sorununu önemsiz bulduğu anlamına gelmiyor. Vatandaşlar, bağımsızlığın bir şekilde kaçınılmaz olduğunu biliyor ve siyasi liderlerin artık sıradaki soruna eğilmelerini istiyor. Diğer taraftan Sırbistan, bağımsızlık fikrine muhalefet etmeyi sürdürüyor. Fakat Belgradlı hiçbir yetkili, Kosova'nın ayakta ve Sırbistan'ın bir parçası olarak kalabilmesi için gerekli sermaye transferi ödemelerinin nasıl yapılabileceğine bir açıklama getirmiyor.
Kesin olan bir şey var: Priştine merkezli Index Kosova tarafından yapılan araştırmalara göre, halk asıl sorunun işsizlik olduğunun ve bağımsızlığın, acil bir çözüm getirmeyeceğinin farkında. Kosova’da bu konudaki istatistikler şaşırtıcı ve rahatsız edici düzeyde. İşsizlik oranının yüzde 44 olduğu tahmin ediliyor. Nüfusun yüzde 47’si yoksulluk içinde yaşıyor ve bunların da yüzde 13'ü aşırı derecede yoksul sınıfında yer alıyor. Kaçak istihdam hesaba katılsa bile rakamlar hiç de iç açıcı değil. Her yıl emek piyasasına çalışma yaşında 30.000 kişi giriyor, fakat seçenekler çok az. Genç nüfusta görülen işsizlik sorunun ne boyutlarda olduğunu ve bu durumun toplumda yarattığı huzursuzluğu anlamak için Priştine sokaklarına bakmak yeterli.
![]() İşsiz bir Kosovalı Arnavut, Priştine’nin ana yollarından birinde geçici bir iş bulma umuduyla bekliyor. İşsizlik, Kosova'nın en önemli sorunlarından biri. [Getty Images] |
Peki bu durumda Kosova'nın ekonomisini düzeltme ihtimali nedir? Bu konuda Balkanlarda pek çok şey söyleniyor. Bahsi geçen kaynaklardan biri de, Trepca Madeni başta olmak üzere Kosova’nın zengin maden yatakları. Madenciliğin tek başına ekonomiyi ayakta tutabileceği düşünülüyor. Fakat doğal kaynaklar uzun vadede ekonomiyi sürdürülebilir kılsa da, yabancı doğrudan yatırım olmadığı için kısa vadede pek bir fayda sağlamıyor.
Diğer taraftan Kosova’da başka ciddi sorunlar da yaşanıyor ve bu sorunların çözümü, nihai statü kararına bağlı. Mevcut belirsizlik nedeniyle tek başına garanti anlaşması imzalayamayan Kosova, uluslararası finans kuruluşlarından ciddi ölçekli krediler alamıyor. Bu durum, Kosova’nın zayıf imajıyla da birleşince yatırımcılar açısından caydırıcı bir etken haline geliyor. USAID'nin desteğiyle yapılan bir çalışma, Kosova'nın Doğu Avrupa'daki en iyi iş ortamlarından birine sahip olduğu sonucuna vararak, bu özerk bölgenin imajına olumlu katkı sağladı. Yine de bozuk yargı sistemi, yolsuzluk, bölgedeki diğer yerlere kıyasla daha az eğitimli ve kalifiye iş gücü ve daha yüksek ücretler, yetersiz altyapı gibi etkenler nedeniyle yabancı doğrudan yatırım oranı aşırı derecede düşük.
Ciddi yabancı yatırımcılar, Kosova’da üretim yapmak için önce yeterli sayıda jeneratör satın almaları gerektiğini öğrenince haklı bir endişe içine giriyor. Bölgede elektrik dağıtımı konusunda hâlâ ciddi sıkıntılar var. Elektrik şirketi büyük borç altında ve fatura tahsilatında önemli sorunlar yaşanıyor. Dahası, Kosova’nın nihai statüsünün henüz netlik kazanmamış olmasından dolayı, bölgenin önde gelen finansal varlıkları hâlâ özelleştirilemiyor.
UNMIK’in AB ayağı tarafından kısa bir süre önce yayınlanan rapora göre, BM Misyonunun küçültülmesinin etkilerinin ne olacağı konusu da büyük endişe yaratıyor. Şimdiye dek yurtdışından anavatana gönderilen paraların ve uluslararası toplumun sağladığı kaynakların Kosova ekonomisini desteklediği inkar edilemez. Savaş ve yeniden yapılandırma sonrasında bağışçıların destekleri azaldığından Kosova ekonomisinin büyüme hızı da düşük kalıyor.
![]() Pek çok Kosovalı, Trepca Madeninin ekonomiyi ayakta tutabileceğine inanıyor. [Getty Images] |
Raporda, yalnızca UNMIK’in göreve başladığı 1999 yılından bu yana Kosova’da yaptığı personel, ürün ve hizmet harcamalarının 2.6 milyar avro olduğu (ve diğer uluslararası yardım çalışmaları için de yaklaşık aynı rakamlarda bir harcama yapıldığı) tahmin ediliyor. UNMIK, tek başına Kosova GSYİH’sini yüzde 9 oranında artırmış olabilir. Uluslararası Kriz Grubu, UNMIK’in Kosova'da 70.000 memur görevlendirdiğine ve Kosova ile aynı nüfus sayısına sahip Slovenya'da ise memur sayısının 20.000 olduğuna dikkat çekti. UNMIK’in görevli sayısında yaşanacak her türlü azalma, pek çok olumsuz sonuç doğuracaktır. Şimdi yanıtlanması gereken soru, ekonominin çok zayıf ve bağımlı olduğu şu dönemde bu olumsuz etkilerin nasıl hafifletileceğidir.
Aslında Kosova, pazar ekonomisine geçiş sürecine henüz gerçek anlamda başlamış sayılmaz. Geçiş süreci gerçekten başladığında, Kosova’nın komşusu Arnavutluk’un geçtiği yolun aynısını izleyeceği endişesi mevcut. Zira Arnavutluk, ülkedeki elit kesim içinde yaşanan aşırı kutuplaşma, siyasileşme ve dar görüşlülük nedeniyle geçiş sürecinde bir türlü istikrar sağlayamamıştı.
Yine de durum o kadar da kötü değil. Sınır vergisi ve yerel vergi toplama çalışmaları başarıyla gerçekleştiriliyor. Savaş sonrasındaki yeniden yapılandırma çalışmalarında Kosova halkı gerçek bir dinamizm örneği gösterdi. Nihai statü, Balkanlardaki son meseleyi de çözüme kavuşturmanın yanı sıra, Priştine ve Belgrad'daki siyasi hayatı da bir anlamda normale döndürecek. Aslında her iki tarafın siyasetçileri de Kosova'nın bağımsızlığı konusuna öncelik veriyor. Aradaki fark bir tarafın bağımsızlığa "evet", diğer tarafın ise "hayır" diyor olması. Çözüm için, liderler siyaset yapma yöntemlerini hızla ve ortak kabul görecek yönde değiştirmeli, çünkü artık hataları günah keçilerine yükleme döneminin bir sona ermesi gerekiyor. Kosovalı ve Sırp seçmenler istikrarlı ve daha iyi bir gelecek istedikleri için, siyasetçilerin işi de giderek zorlaşacak.
Robert C. Austin, Toronto Üniversitesi Munk Uluslararası Araştırmalar Merkezinde Güneydoğu Avrupa tarihi ve siyaseti dersi vermektedir.
SETimes’da yayınlanan makalelerle ilgili yorumlarınızı kabul ediyoruz.
Bu forumu kullanarak Güneydoğu Avrupa’daki diğer okurlarla etkileşime geçmenizi umut ediyoruz. Bu deneyimi ilginç tutmak için, sizlerden yorum politikasında sıralanmış kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorum göndererek, bu kuralları kabul etmiş sayılıyorsunuz. SETimes.com hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, yayınlanan yorumlar sadece onları gönderenlerin görüşlerinden ibarettir. SETimes bu yorumlarda dile getirilen fikir veya görüşleri onaylamak veya kabul etmek zorunda değildir. SETimes.com yapıcı tartışmaları memnuniyetle karşılamakla birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, karşılıksız bağlantılar ve tek satırlık sloganların kullanımını teşvik etmemektedir. Bu, moderatörlü bir forumdur. Kötü amaçlı, saldırgan olduğu görülen veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayabilir.
SETimes'ın Yorum Politikası