18/11/2002
<FONT size="1" color="gray" face="verdana">SEEMO geçtiğimiz ay ilk ödülünü verdi: "Dr Erhard Busek-SEEMO Güneydoğu Avrupa'da Daha İyi Anlayış Ödülü"ne Hırvat gazeteci Denis Latin layık görüldü. [mediawatch.ljudmila.org]</font><br><br> Balkanlar'da gazeteci olmak zor olabilir. İyi bir gazeteci her zaman nesnel olabilmelidir. Ne var ki bu, öyküleriniz etnik çatışmaların uykuya yatmış acı dolu anılarını uyandırıyorsa ya da siyasetçilerin veya mafya patronlarının işlerine çomak sokuyorsa pek de kolay bir iş değildir.
Liz Barrett Balkan Times için yazdı - 18/11/02
Balkanlar'da gazeteci olmak zor olabilir. İyi bir gazeteci her zaman bütünüyle nesnel olabilmeli ve olaylara bütün açılardan bakabilmeyi becerebilmelidir. Bu ise ele aldığınız öyküler, son yıllarda yaşanan çatışmaların acı dolu anılarını uyandırıyor ya da kodamanların veya siyasetçilerin kuvvet ağlarına çomak sokuyorsa pek de kolay bir iş değildir. Hâlen Balkanlar'daki binlerce gazeteci bu ikilemleri yaşamakta ve nesnel bildirimlerinin sonuçlarına katlanmak zorunda kalmaktadırlar.
Şimdi, yeni bir örgüt, Güneydoğu Avrupa Medya Organizasyonu (SEEMO) gazetecilerin çabalarını fark etmeye karar verdi. Geçtiğimiz ay SEEMO ilk ödülünü verdi: "Dr Erhard Busek-SEEMO Güneydoğu Avrupa'da Daha İyi Anlayış Ödülü". 400 aday hakkında medya profesyonellerinden oluşan bir jüri, Hırvat televizyon sunucusu Denis Latin'i bu yılın kazananı olarak açıkladı.
Latin'in hazırladığı televizyon programı Latinica, ismini yabancı düşmanlığından, mültecilerin dönüşüne ya da Hırvatlar'la Sırplar arasındaki ilişkilerin normalleşmesine değin birçok tartışmalı konuları ele alarak duyurdu. Son zamanlardaki programlardan birinde Latin şu soruyu irdeledi: "Sırp turistler Hırvatistan'ın Adriyatik Kıyısı'nda misafir edilmeli mi?"
Konu, dinleyicilerin bam teline dokundu. Eski Yugoslavya'daki Sırplar ve Hırvatlar, Hırvat sahillerinde birlikte tatil yaparlardı. Her iki toplum da uçsuz bucaksız, girintili çıkıntılı kıyılar ile saf ve zarif adalarla gurur duyarlardı. Fakat 1991 - 1995 yıllarında Hırvatistan'da yaşanan savaştan bu yana çok az Sırp eski uğrak yerleri olan bu tatil mekanında yeniden tatil yapmayı yeğledi.
Çok az bir zaman önce, Sırbistan'ın Batı'ya açılması ve bazı Sırplar'ın seyahat edecek para bulmaları ile Hırvatistan'ın temiz mavi sularında yüzmek yeniden bir seçenek olarak ortaya çıkar gibi oldu. Böylesi bir olasılığı uygulamaya koyan birçok Sırp ise düşmanca tavırlarla karşılandı. Bu, savaşın Dalmaçya kıyılarında yoğun bir biçimde yaşandığı göz önüne alındığında pek de şaşırtıcı değildi belki.
Latin konuyu irdelemeye karar verdi. Stüdyosuna her iki tarafı da getirdi: Sırplar'la Hırvatlar arasında barış sağlama zamanının geldiğini savunan ılımlılar ile; Sırplar'ın Hırvat topraklarına adım atmasını istemeyen aşırı milliyetçiler. İki grup arasında yaşanan gerilim zaman zaman kaynama noktasına değin ulaştı, ne var ki artık uzlaşma zamanının geldiği konusunda herkes hemfikirdi.
SEEMO genel sekreteri Oliver Vujovic jürinin, Latin'in Hırvat medyasının büyük bölümünce görmezden gelinen ve duyarlılık gerektiren konuları ele alma konusundaki istekliliğinden etkilendiğini belirtti. Ne var ki Latin Balkanlar'da karşılıklı anlayışın gelişmesi için çalışan birçok gazeteciden yalnızca biri. SEEMO söz konusu ödülü vermek için sayısı 400'ün üzerindeki adayı inceledi. Vujovic "Jürinin bir karara varmak için çok çalıştı"ğını söyleyerek "Bay Latin'in durumuysa, aday gösterilen birçok diğer gazetecinin işvereni olmasından ötürü daha avantajlıydı. Kendisi için çalışan çok iyi bir ekibi var." dedi.
<table border="0" align="right" width="216" height="48"> <tr> <td><img src="../../images/photos/seemo.jpg" align="right" width="216" height="48"></td> </tr> </table> Güneydoğu Avrupa Özel Koordinatörü Erhard Busek tarafından kişisel olarak da desteklenen yeni ödül SEEMO'nun etkinlikleri arasında yalnızca küçük bir yer kaplıyor. Örgüt ayrıca gazetecilerin etkinlikte bulunduğu ortamların yasal çerçevesini inceliyor ve ulusal hükümetler bazında gazetecilik konusunda uluslararası standartlarla uyum içinde olacak yasaların çıkartılması için lobi faaliyetinde de bulunuyor. Örneğin SEEMO, Sırbistan ve Karadağ hükümetlerinin iftira davalarını - ceza hukukuna göre değil - medeni hukuka göre ele alması yönünde çalışıyor.
SEEMO kamuoyunun ilgisini çekme konusunda ise herhangi bir sorun yaşamıyor. Üyeleri Güneydoğu Avrupa'nın üst düzey medya profesyonellerinden oluştuğu için, SEEMO bir görüş belirttiğinde ya da bir açıklama yaptığında sesi kesinlikle duyuluyor. Fakat örgüt rahatsız edici biçimde işlere karışarak gerilimi artırmaktansa diplomatik bir yaklaşımı benimsiyor.
SEEMO'ya bir süre önce Arnavut asıllılarca oluşturulan bir siyasi partinin yerel bir Slav Makedon televizyonunu Makedonya'nın Tetovo kentindeki basın toplantısına sokmama kararı aldığı haberi geldi. Vujovic partinin lideri ile bağlantı kurarak ona basın toplantılarının herkese açık yapılması gereğinin önemini vurguladı. Parti lideri de bu yaklaşıma ivedilikle yanıt vermekte gecikmedi: Parti lideri yasaklama kararının yeniden uygulanmayacağına söz verdi ve söz konusu televizyondan özür diledi.
SEEMO ayrıca kişisel güvenliği tehlike altındaki gazeteciler için de destek arıyor. Vujovic "Gazetecilerin karşılaştıkları sorunlar ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Fakat belki de bölgede yaşadığımız en büyük sorunlar mafya ve mafyayla bağlantısı olan insanlardan kaynaklanıyor." dedi.
Fakat SEEMO'nun yapabileceklerinin de bir sınırı var. Gazetecilerin haklarının daha iyi ve yasal bir biçimde korunmasına, hükümetin edimlerini incelerken daha dikkatli olmaya ve polisin desteğine gereksinimleri var. Polisler ise gazetecilere yardım konusunda çoğu kez isteksiz davranıyorlar. Sırp asıllı gazeteci Slavko Curivija'nın evinin hemen dışında öldürülmesinin üzerinden üç yıl geçmesine karşın katilleri hâlâ bulunamadı.
Bölgedeki gazetecilerin aldıkları ücretler oldukça düşük düzeylerde ve basın-yayın organlarının bütünlüklü araştırmacı gazetecilik yapabilmeleri için yeterli kaynakları bulunmuyor. Vujovic'in dediği gibi: ". İşi[ni] iyi yapan her gazeteci sürekli düşünmek zorunda, 'yazdığıma ne tepki verilecek' diye. 'Ailem bunun sonucundan olumsuz etkilenecek mi' diye."