23/09/2008
Yeni Kosova devleti, Sırp ve diğer azınlıkların çıkarlarını koruyacak ve destekleyecek mekanizmaları yerleştirdiğini göstermek için büyük çaba gösteriyor.
Southeast European Times için Priştine'den Linda Karadaku'nun haberi – 23/09/08
Geçtiğimiz hafta, Kosova Cumhurbaşkanı Fatmir Seydiu Toplumlar için Danışmanlık Kurulu'nun kuruluşuna ilişkin bir karar yayınladı. Söz konusu karar anayasaya dayanıyor ve azınlık haklarının korunması ve desteklenmesine ilişkin maddeleri ilgilendiriyor.
Konsey, Kosova Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösterecek ve başkanı Seydiu olacak.
Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Cavit Bekiri Southeast European Times'a verdiği demeçte, konseyi meydana getiren toplum temsilcileri toplumların kendileri tarafından seçileceğini söyledi. Her bir toplumdan gelecek temsilci sayısı, temsil ettikleri toplumun nüfusuna bağlı olacak.
Sonuç olarak, kurulda en fazla temsilciye Sırplar sahip olurken, onları Türkler, Bosnalılar ve diğer azınlıklar izleyecek. Bekiri, düzenlenen üç istişari toplantıya Sırplar da dahil olmak üzere bütün azınlık toplumlarının temsilcileri katıldığı ve kurulda yer almaya hazır olduklarını ifade ettiğini söyledi.
Sözcü, "Bu konseyin iyi çalışmalarının yalnızca enik gerginliklerin yatışması üzerinde değil, bütün Kosova halkının iyiliğinin artması üzerinde de etkili olmasına güçlü şekilde inanıyoruz." dedi.
Böyle bir konsey kurma önerisi, Kosova'nın statüsüyle ilgili müzakerelerde görevli eski BM elçisi Martti Ahtisaari'nin öne sürdüğü planda yer alıyordu.
Cumhurbaşkanlığı avukatı Cafer Tahiri, konseyin yürütme veya karar verme yetkilerine sahip olmayacağını söyledi. Tahiri, "Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Dönüşler ve Toplumlardan Sorumlu Bakanlığa, hükümete veya parlamentoya gönderilecek önerilerde bulunabilirim." diye açıkladı.
Anayasaya göre cumhurbaşkanı, bir yasa hakkında sekiz gün içinde karar yayınlayabilir veya o yasa halkın çıkarına ters düşer veya Kosova kurumlarının işleyişini tehlikeye atarsa yürütme organlarına geri gönderebilir.
Kosova, başta Sırplar olmak üzere azınlıkların çıkarlarını koruyacak ve destekleyecek mekanizmaları yerleştirdiğini göstermek için çaba gösteriyor. Ancak Sırpların büyük kısmı yeni devleti tanımış değil ve nüfusun çoğunluğunu oluşturdukları yerlerde bölgelerde Priştine'nin otoritesini reddetmeye devam ediyorlar.