21/12/2007
Arnavutluk'un başkent sakinleri, kendi mülklerine tecavüz edecek altyapı iyileştirme çalışmalarına karşı çıkıyorlar. Peki haklılar mı?
Mülkiyet hakları, gazetecilerin kurduğu bir siyasi parti ve yabancı havalimanlarındaki kötü muamele bu hafta Arnavut blogcuların zihinlerindeki başlıklar arasında yer alıyor.
peshkupauje sitesi yazarlarından Blendi, kendi arsalarını istimlak edecek altyapı iyileştirme projelerini engelleyen Tiran sakinlerini eleştiriyor.
Yazar "Çocukları olanların onların okula gitmeleri için, gerektiğinde en hızlı şekilde doktora gitmenin yanı sıra kendi şehirlerine gitmek için yol istemeleri normal." diyor. Semt sakinleri "karayolunun faydalarının binlerce mutfak bahçesinden daha fazla olduğunu bilmelerine karşın" yine de "yeni bir yol için de olsa devletin müdahale etmesi onlara tehdit gibi geliyor."
Blendi, bu inatçılığın kirli bir sırrı sakladığını ileri sürüyor: "Onlar yasal mal sahipleri değiller. Bu itaatsizlikleriyle, kendilerine ait olmayan bir arsanın üzerine ev inşa ettiklerini örtbas etmeyi umuyorlar."
Perparimi yasanın kati surette uygulanması gerektiğini söyleyerek, aksi takdirde "çiti oynatarak arsalarını daha da büyütmek için ellerinden geleni yapacaklarını" ileri sürüyor.
shekulli sitesinde, Gezimi haklarını elde edemediklerini söyleyen gazetecilerin kurduğu yeni bir partiyle ilgili endişelerini dile getiriyor. Başbakan Sali Berişa yeni partiyi tanımasına karşın, Gezimi medya ile siyaset arasındaki sınırları bulandırmanın iyi bir fikir olup olmadığını merak ediyor.
"Gazetecilerin siyasi parti kurmaları doğru mu?" diye soran yazar şöyle devam ediyor: "Gazeteciler, Sayın Başbakan, gazete makaleleri yaratırlar, siyasi partiler değil. Ayrıca aynı zamanda gazete sahipleri tarafından sansürlenen gazetecilerden nasıl bahsedebiliriz? Tiran'da o kadar çok dergi ve televizyon kanalı var ki, bir dergide yayın yapan herkes tamamen farklı bir zihniyete sahip bir başkasında kendine yer bulabilir. Bu ikisinde de bulmazsa, listede daha 100 tane daha var."
Dino Dima 'nun yorumları şöyle: "Gazeteciler hakkında duyduğumuz bu saçmalık da neyin nesi? Bu akıllı öneriyi yapan gazeteci kim? Eğer gazeteciyse, bu fikirle en önemli fazileti olan siyasi bağımsızlığını kaybedecek demektir."
Bu hafta son olarak, Fatos perpjekja sitesinde Arnavutların yabancı havalimanlarında yaşadığı sıkıntılar hakkında yazıyor.
"Birkaç hafta önce bir İtalyan polis yetkilisine ayrımcılıkla ilgili şikayette bulundum. Diğer Avrupa kentlerine seyahat eden yolcular rahatsız edilmeden geçerken, Tiran'a gidenler gümrük memuru tarafından durduruluyor, sorguya çekildikten sonra da bir odaya sokularak üstlerinde para olup olmadığı aranıyordu."
"Gümrük memuru bana şöyle yanıt verdi: 'Eh, ne yapabiliriz? Bunları sizin vatandaşlarınız yapıyor ve bizi de böyle davranmaya mecbur bırakıyorlar."
"Ona eski bir Rumen sözünü söylemek zorunda kaldım: 'Suçsuz birisini cezalandırmaktansa 100 suçluyu affetmek yeğdir.'" Ona "Bir suçlu yakalamak için her gün yüzlerce suçsuz insanı cezalandırıyorsunuz." dedim.